Vergi Dairesine gittiğinde araç üzerine 26.12.2001 tarihinde haciz konulduğunu öğrendiğini, oysa ki Devrek’ten temiz kağıdı alırken bu haczin ve borcun gözükmediğini belirterek araç üzerine konulan haczin iptalini, bu talebinin reddi halinde araç bedeli ve masraf olarak ödediği 6.909.800.000 TL’nın davalı ...’ten tahsilini istemiştir. Davalı ..., kusurunun bulunmadığını savunmuş, diğer davalı ... Hazinesi ise davalı ...’in vergi borçları nedeniyle haciz konulduğunu, yapılan işlemlerde usulsüzlük bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, yargılama aşamasında aracın trafik kaydında bulunan haciz şerhinin kaldırıldığı gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacının yaptığı masrafların üzerinde bırakılmasına, taraf vekillerine ücret takdirine yer olmadığına karar verilmiş, hükmün davacı ve davalı ......
Hükmü gereği ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini, bu sebeple davalı taraf adına kayıtlı başkaca bir araç ve taşınmazlar üzerine teminatsız ihtiyati haciz, bu taleplerinin kabul görmemesi haline cebri satışlara engel olacak nitelikte teminatsız ihtiyati tedbir şerhinin konulmasına karar verilmesini talep ve istinaf nedeni olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Talep, ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararın kaldırılması isteminden ibarettir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır....
Yargılama konusu yapılmış ve sonucunda mülkiyet aktarımına karar verilmesi muhtemel taşınmazlar hakkında verilen ihtiyati tedbir kararları, bu kararların tapu siciline işlenildiği tarihten itibaren üçüncü kişiler için de alenilik oluşturur ve artık kayda verilen şerhten itibaren mülkiyet aktarımına engel teşkil ettikleri gibi, kayıt malikinin borcundan ötürü ihtiyati haciz ya da icra-i haciz alacaklıları içinde hüküm ifade ederler. Mahkeme, ihtiyati tedbir kararını hükümle birlikte kaldırmadığı sürece şerh, kayıtta durmaya devam eder. İhtiyati tedbir şerhlerinin kayıttan terkini ise yine mahkeme kararıyla olur. Bu terkin ihtiyati tedbir kararına itirazın kabul edilmesiyle yargılama aşamasında olabileceği gibi hükümle birlikte de terkin kararı verilebilir. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2....
Haciz, kesinleşmiş icra takibinin konusu olan bir alacağın ödenmesini teminen borçluya ait ve haczi kabil bulunan mallara bir bakıma takibi yapan icra müdürlüğünün el koyması işlemidir.İİK'nın 91. maddesi hükmü gereğince gayrimenkulün haczi ile takip konusu borç ve eşya arasında ilişki kurulur ve tasarruf yetkisi TMK'nın 1010. maddesi anlamında kısıtlanmış olur. Bu tür kişisel haklar tapu kütüğüne şerh verilmekle hak sahibine eşya üzerinde dolaylı da olsa hakimiyet kurmak hakkı sağlamaz ise de taasrruf yetkisinin dar anlamda kısıtlanması sonucunu doğurduğundan taşınmaz üzerinde sonradan bu hakla bağdaşmayan hak kazanan kişilere karşı da ileri sürülebilir hale gelir. Haciz şerhinin usulsüz konulduğunun saptanması veya lehtarın talebi üzerine kaldırılması mümkün olduğu gibi TMK'nın 1010. maddesi uyarınca borcun ödenmesi, icra takibinin düşmesi ya da herhangi bir sebeple sona ermesi halinde de terkini mümkündür....
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/120 D.İş sayılı ihtiyati haciz kararına itiraz ettiklerini ve itirazlarının haklı bulunarak 18.09.2020 tarihli karar ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verildiğini,ihtiyati haciz kararına dayanılarak tatbik edilen 23.07.2020 tarihli araçlar üzerine konulan haciz ve bu hacze bağlı olarak tesis edilen yakalama işlemlerinin yasal dayanağı resen ortadan kalktığından her iki araç üzerinde 23.07.2020 tarihli haciz şerhi ile 24.07.2020 tarihli yakalama şerhinin ivedi olarak kaldırılması icra dairesinden tarafımızdan talep edildiğini, icra müdürlüğünün 27.08.2021 tarihli kararı ile taleplerinin reddine karar verildiğini, belirterek icra müdürlüğünün 27.08.2021 tarihli işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Alacaklı cevap dilekçesinde; borçluya örnek 10 ödeme emri gönderilip ve 24.07.2020 tarihinde ödeme emri borçluya tebliğ edildiğini borçlunun Ankara 1....
Kain 377 Ada 1 Parselde kayıtlı taşınmaz üzerine ödeme emri tebliğ edilmeksizin işlenen haciz şerhinin usule ve yasaya aykırı olduğu ve hacze dayanak "Muvafakatname" başlıklı belgenin şekil ve ehliyet bakımından yetersiz ve geçersiz olduğunu beyanla davalı Kurum tarafından tesis edilen haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B....
Dosyadaki bilgi ve belgeler incelendiğinde; dava konusu 7548 ada 10 parsel sayılı taşınmazın tapu kayıt örneği incelendiğinde her ne kadar "İpotek alacağı üzerinde haciz vardır" ibaresi yazılı ise de, dosyada mübrez 02.05.1938 tarihli yazı içeriğinden hukuki niteliğinin ihtiyati tedbir olduğu ve 2006 tarihinde tesis edilen ipotek kaydına 1938 tarihinde haciz konulmasının mümkün olmadığı ve ayrıca davacının alacaklısı olduğu ipotek alacağının tahsil edildiği iddiası ile dava açmasında hukuki yararı bulunduğu göz önüne alınarak taşınmaz üzerindeki ihtiyati tedbir şerhinin, ipoteğin fekkine engel olmayacağı gözetilerek karar verilmesi gerekmektedir....
Temyiz Sebepleri 03.07.2007 tarihinde borçluların banka hesaplarına uygulanan ihtiyati haciz sebebiyle hesapta bulunan tutarın müdürlük dosyasına aktarılması için 18.01.2008 tarihinde talep açıldığı, 18.01.2008 tarihinde bu hususa ilişkin müzekkere hazırladığı; ibraz edilen 09.04.2008 havale tarihli talebi ile borçluların üçüncü şahıstaki hak ve alacaklarının haczi için 89/1 haciz ihbarnamesi ve maaş haciz müzekkeresinin gönderilmesi talep edildiği, 22.04.2008 tarihinde borçluların üçüncü şahıslardaki hisselerinin haczi için talep açıldığı, aynı tarihte ilgili ticaret sicil müdürlüklerine müzekkere yazıldığı, 24.12.2010 tarihinde borçlu...adına polnet sorgusunun yapıldığı ve herhangi bir araç kaydına rastlanılmadığı, 10.02.2011 tarihinde borçlu... adına polnet sorgusunun yapıldığı ve... plakalı aracın kaydına haciz şerhinin işlendiği, 01.08.2012 tarihinde... plakalı aracın kaydına haciz şerhinin işlendiği, haciz açıklama kısmına alacaklı vekilinin talebi üzerine şeklinde şerh verildiği,...
Şti. ile 15.08.2005 günü düzenledikleri arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereği yükleniciye verilen vekaletnamede yükleniciye bırakılan bağımsız bölümlerin satış yetkisine dayanarak yükleniciye bırakılan 11 numaralı bağımsız bölümü davalı Sadık’a temlik ettiğini, davalı Sadık’ın dava dışı üçüncü kişinin borçları nedeniyle taşınmazda davalı kooperatif yararına ipotek tesis ettirdiğini, yükleniciyle aralarındaki sözleşmenin hükmen feshedilerek temlik konusu bağımsız bölümün adlarına tesciline karar verildiğini, bu davada verilen tedbir kararı taşınmaz kaydına haciz olarak işlendiğini, ipoteğe konu borç ödenmediğinden takip yapıldığını, yükleniciye avans olarak verilen taşınmazda tesis edilen ipoteğin terkini gerektiğini ileri sürerek, ipoteğin ve haciz şerhinin kaldırılmasını istemişlerdir....
Elektrik Elektronik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden alınamayan muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla taşınmazına uygulanan haczin kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Mahkemelerince verilen ara kararı üzerine davalı idarece dosyaya, şirket adına düzenlenen ödeme emirleri ve tebliğ alındıları ile şirket hakkında yapılan malvarlığı araştırmasına yönelik olarak 05/02/2012 tarihli "Tahsil Güçlüğü Bulunan Alacaklara İlişkin Tespit Formu"nun ibraz edildiği, bu belgede sadece EVDO-YBS isteminde yapılan malvarlığı araştırmasında malvarlığının bulunmadığı şerhinin düşüldüğü ancak bankalar, tapu, trafik tescil kayıtları istenerek yeterli bir malvarlığı araştırmasının yapılmadığı anlaşıldığından kamu alacağının tamamen veya kısmen şirketten tahsil edilemeyeceği hususunun açıkça ortaya konulmadığı gerekçesiyle dava konusu haciz kaldırılmıştır....


