Yine, resmi sicile kayıtlı mallara ilişkin haciz işlemi, talimat yoluyla değil de, doğrudan ilgili kuruma müzekkere yazılarak yapılmış ise, haciz işlemini yapan icra dairesinin bağlı olduğu icra mahkemesi şikayetleri incelemede yetkilidir. Somut olayda; tapu kaydının incelenmesinde taşınmaza, ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... İcra Müdürlükleri tarafından, farklı dosyalardan, farklı tarihlerde doğrudan haciz konulduğundan, yukarıda açıklanan maddeler ve kurallar gereğince; anılan takip dosyası ile ilgili meskeniyet şikayetini inceleme yetkisi, haciz işlemini yapan icra dairelerinin bağlı olduğu icra hukuk mahkemelerine aittir. Diğer taraftan, İİK'nun 82/1. maddesinde yer alan haczedilmezlik şikayeti, İİK'nun 16/1. maddesi uyarınca 7 günlük süreye tâbidir. Bu süre öğrenme tarihinden başlar. Buna göre süre, şikayete konu hacze ilişkin olarak borçluya tebligat yapılmışsa, tebliğ tarihinden, aksi halde haczi öğrenme tarihinden başlayacaktır....
İNCELEME ve GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibari ile taşınmaz tapu kaydında davalılar lehine tesis edilen hacizlerin kaldırılması istemine ilişkindir....
Somut olayda, şikayete konu haczin incelenmesinde; alacaklı vekilinin 05/09/2014 tarihli talebi üzerine icra müdürlüğünce 08/09/2014 tarihinde haciz talebinin kabul edilmesiyle haciz konulduğu, haciz şerhinin ise 11/09/2014 tarihinde işlendiği, haczin konulduğu tarih ( 08/09/2014 tarihi) itibariyle İİK'nun 106. maddesinin yürürlükte olan hükmü uyarınca satış isteme süresinin 1 yıl olduğu, ancak bu hacze ilişkin olarak alacaklının, 1 yıllık sürede satış talep etmediği, böylece İİK'nun 110/1. maddesi gereği, taşınmaz üzerindeki işbu haczin şikayet tarihi olan 05/10/2015 tarihinden önce düştüğü anlaşılmaktadır. Bu durumda, borçlunun haczedilmezlik şikayetinde bulunmasında korunmaya değer bir hukuki yararı bulunmamaktadır....
Üçüncü kişinin haciz müzekkeresine karşı mevduat hesabı üzerinde rehin hakkı bulunduğunu ileri sürmesi ise, İİK’nin 96/1 uyarınca istihkak iddiası nitdeliğinde olup, ...... müdürünün istihkak prosedürünü düzenleyen İİK’nin 96-97 maddelerinde yazılı kurallara göre işlem yapması gerekir. Somut olayda, borçlu şirketin hesaplarında bulunan paraların haczi için davalı 3. kişi ......ya haciz müzekkeresi gönderildiği,, ...... tarafından verilen cevapta, şube nezdinde bulunan borçluya ait 18.500-TL üzerine kendilerinin rehin haklarından sonra gelmek kaydı ile haciz şerhinin işlendiğinin bildirildiği, alacaklının talebi üzerine .........
Süresi içinde davacı ve davalı Hazine vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _K A R A R_ Davacı adına hükmen tescil edilen dava konusu taşınmaza ait tapu kaydına açılan dava sırasında verilen ihtiyati tedbir kararından sonra konulan haciz şerhlerinin kaldırılması isteğinde bulunmuştur. Davalılar davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın reddine dair verilen karar Dairemizin 08.04.2009 tarih 2009/2988 E. 4463 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, Hazine ve davacı karar düzeltme isteminde bulunmuşlardır. 1-Mahkemece verilen karar, Dairemizce yasal ve hukuki dayanakları gösterilmek suretiyle bozulmuş olup, karar düzeltme istemi HUMK.nun 440. maddesindeki nedenlerden hiçbirisine dayanmadığından Hazinenin ve davacının itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir. 2-Ancak Dairemiz bozma kararının 1....
Mahkemece; yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, davaya konu .... ili, ... ilçesi, .... köyü 2023 parsel sayılı taşınmazın krokide (A) harfi ile işaretli 791,83 m2'lik kısmının tapu kaydının iptali ile, orman vasfı ile adına tapuya tesciline, (Tapusu iptal edilen alanla sınırlı olmak üzere, tapusu iptal edilen kısım üzerindeki her üç haciz şerhinin terkinine), davacı tarafın men'i müdahale talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından vekâlet ücreti yönünden temyiz edilmiştir. ... köyünün orman kadastrosu .... beldesi orman kadastro çalışma alanı sınırlan içerisinde yapılmış olup 29.04.1999 tarihinde kesinleşmiştir. .... köyünün tapulama çalışmaları ise 1975 tarihinde kesinleşmiştir. İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, .......
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, finansal kiralama sözleşmesinin feshinin tespiti, gayrimenkullerin aynen iadesi ve gayrimenkuller üzerindeki finansal kiralama şerhinin kaldırılması istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın öncelikle harcın ikmalinin gerekip gerekmediği, taraflar arasında aktedilen finansal kiralama sözleşmesinde davalının edimlerini yerine getirip getirmediği, sözleşmenin feshi ve malların iadesi, finansal kiralama şerhlerinin kaldırılması koşullarının oluşup oluşmadığı, davalının sözleşmeye konu bedelleri için verilen senetlerin takibe konduğu ve kısmi tahsilat yapıldığına ilişkin iddialarının bu dosyaya ileri sürülen iddialar yönünden nazara alınıp alınamayacağı hususlarında toplandığı anlaşılmıştır. Dava harcının, sözleşmeye konu taşınmazların toplam değeri üzerinden ikmal edilmesi gerektiği anlaşılmakla taşınmazların rayiç değerlerinin tespiti için Spk Lisanslı Gayrimenkul Değerleme Uzmanı ...’tan rapor alınmasına karar verilmiştir. .......
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacının ortağı olduğu … Mobilya Standart Otomotiv İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin ödenmeyen muhtelif vergi borçlarının tahsili amacıyla banka hesaplarına ve gayrimenkullerine uygulanan e-haczin kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu haczin dayanağı ödeme emirlerinin davacının bilinen adresine tebliğe çıkarılması ve tebliğ edilemeyerek iade şerhiyle geri gelmesi üzerine ilanen tebliğ edildiği olayda, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesi hükmüne riayet edilmeksizin yapılan tebligatla ödeme emirleri içeriği amme alacaklarının haciz aşamasına geldiğinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle e-haciz kaldırılmıştır....
Davalı alacaklı vekilinin yüzüne karşı tefhim edilen kısa kararda yargılama gideriyle ilgili bir hüküm bulunmadığından bu yöne ilişkin temyiz talebinde temyiz süresi, gerekçeli kararın tebliği ile başlar.Davalı alacaklı vekiline bu yönde yapılmış bir tebligat bulunmadığı anlaşılmakla 14.07.2010 tarihli temyiz dilekçesinin yargılama giderlerine ilişkin temyiz itirazları yönünden süresinde olduğu anlaşılmakla mahkemenin 01.06.2010 tarihli kesinleşme şerhinin yargılama giderleri yönünden kaldırılması gerekmiştir. 1-14.04.2010 tarihli davanın kabülü ile dava konusu araç üzerindeki haczin kaldırılmasına ilişkin karar davalı alacaklı vekilinin yüzüne karşı verilmiş olup karar 10 günlük yasal süre içersinde temyiz edilmediğinden davalı alacaklı vekilinin esasa ilişkin temyiz itirazlarının süre yönünden reddi gerekmiştir. 2-Harçlar Yasası ve 1581 Sayılı TKK Kanununun 19/B-a maddesi gereğince davalı ......
Somut olayda; borçlunun emekli maaşına haciz konulduğu anlaşılmakla birlikte dosya kapsamında borçlunun hacze muvafakat ettiği iddia edilen belgede tarih olmadığı, sadece ''görüldü'' şerhinin bulunduğu, icra memuru huzurunda imzalanmadığı ve muvafakatın takibin kesinleşmesinden sonra verilip verilmediğinin anlaşılamadığı görülmüştür. Bu durumda geçerli bir muvafakatten bahsedilemeyeceği gibi söz konusu belgeye dayanarak borçlunun emekli maaşı haczedilemez. O halde, mahkemece şikayetin emekli maaş haczine ilişkin kısım yönünden kabulü ile geçersiz olan emekli maaş haczi işleminin iptaline (haczin kaldırılmasına) karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile şikayetin tümden reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....


