WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

Haciz şerhinin usulsüz konulduğunun saptanması veya lehtarın talebi üzerine kaldırılması mümkün olduğu gibi Türk Medeni Kanununun 1010. maddesi uyarınca borcun ödenmesi, icra takibinin düşmesi ya da herhangi bir sebeple sona ermesi halinde de taşınmaz kaydının terkini mümkündür. Eldeki dava konusu haciz şerhlerinin usulsüz konulup konulmadığının tespiti bakımından üzerinde durulması gereken sorun davalı haciz lehtarlarının iyiniyetli olup olmadıklarının saptanmasıdır. Bir tanımlama yapmak gerekirse iyiniyetten maksat “hakkın doğumuna engel olacak bir hususun hak iktisap edilirken kusursuz olarak bilinmemesidir.”...

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2022/79 ESAS-88 KARAR SAYILI DOSYA BİRLEŞEN DAVA: Taşınmaz Tapu Kaydında Davalılar Lehine Tesis Edilen Hacizlerin Kaldırılması BİRLEŞEN DAVA TARİHİ: 03/02/2022 BİRLEŞEN DAVAİSTANBUL ANADOLU 12....

HÜKÜM/KARAR : Kabul/İlk Derece Mahkemesi Ek Kararının Kaldırılması İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 4. İcra Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/8 E., 2020/292 K. Taraflar arasındaki kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile ilamsız takipte yetkiye ve borca itiraz nedeniyle yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen Ek Karar ile davalının kesinleştirmenin kaldırılması talebinin reddine karar verilmiştir. Ek kararın davalı alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; davalının istinaf başvurusunun esastan kabulüne; Antalya 4. İcra Hukuk Mahkemesinin 06.04.2022 tarih, 2020/8 Esas 2020/292 Karar sayılı ek kararının kaldırılmasına ve Mahkemece yapılan 08.10.2020 tarihli kesinleşme şerhinin iptaline karar verilmiştir....

kararın idare tarafından uygulanmadığı görülmekte olup bahsi geçen taşınmaz üzerinde tatbik olunan haczin davacının menfaatini etkilemeye devam etmesi nedeniyle davanın esasının incelenebileceği sonucuna varıldığı, bu durumda, Mahkemece davacının ortak olduğu şirketin ödenmeyen ve şirketten tahsil edilemeyen, tahsil edilemeyeceği de anlaşılan 6.614,62 TL vergi borcu için haciz işleminin kaldırılması isteminin reddine karar verilmiş ise de, bu davanın konusunu oluşturan gayrimenkul dışında … tarih ve …, …, … sayılı haciz bildirileri ile davacıya ait 3 tarla 1 arsa üzerine de haciz işlemi tesis edildiğinden, haczedilen evin, davacının haline münasip evi olup olmadığı ve evin satılmasından sonra kalan parayla davacının haline münasip bir ev alabileceği ortaya konulmadan uygulanan dava konusu haciz işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır....

Haciz şerhinin usulsüz konulduğunun saptanması veya lehtarın talebi üzerine kaldırılması mümkün olduğu gibi Türk Medeni Kanununun 1010. maddesi uyarınca borcun ödenmesi, icra takibinin düşmesi ya da herhangi bir sebeple sona ermesi halinde de taşınmaz kaydının terkini mümkündür. Somut olayda; 552 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında önceki tapu kayıt maliki ...’ın borcu nedeniyle ...lehine 10.07.2013 tarihli 15.561,26 TL bedel ile icrai haciz şerhi, davalı ... lehine 30.000,00 TL bedel ile 06.07.2009 tarihinde ipotek şerhi bulunmaktadır. Davalı ...yargılama sırasında 29.09.2014 tarhli sözleşme ve eki uyarınca şerhe konu alacağın da bulunduğu birtakım alacaklarını davalı ...Varlık Yönetim A.Ş’ye devretmiştir....

Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden davacıların maliki olduğu 3, 5 ve 7 numaralı bağımsız bölümler tapu kayıtları üzerindeki haciz şerhlerinden Efeler Vergi Dairesi lehine olanın 13.12.2000, 08.11.2002 ve 16.04.2004 tarihlerinde, Güzelhisar Vergi Dairesi lehine olan haciz şerhinin ise 13.08.2004 tarihinde konulduğu anlaşılmaktadır. Davacılar ise, anılan bağımsız bölümleri satış vaadi sözleşmesi ile satın almışlar, satış vaadi sözleşmeleri 26.02.1998 tarihinde tapuya şerh edilmiştir. Davacıların daha sonra mülkiyeti kazandıkları ve taşınmazların adlarına tescil edildiği görülmektedir. Tapu kütüğüne esas itibarıyla mülkiyetin veya sınırlı ayni hakların iktisabına veya bunların kaybedilmelerine ilişkin tesciller yazılır....

İcra Müdürlüğünün 2016/69655 Esas ve 2016/12413 Esas sayılı icra dosyaları ile dava dışı şirket aleyhine icra takibi başlattığını, maliki olduğu Batman ili, Merkez ilçesi 177 ada 1 parsel sayılı taşınmazda bulunan 1000/174 payına 06/04/2016 ve 29.08.2016 tarihlerinde haciz konulduğunu, haciz işleminden önce söz konusu pay için dava açıldığını ve kayıtta ihtiyati tedbir bulunduğunu, haciz şerhlerinin söz konusu ihtiyati tedbirden sonra konulması nedeni ile geçersiz olduğunu ileri sürerek taşınmazın kaydı üzerinde bulunan haciz şerhlerinin kaldırılmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının hukuki yararının bulunmadığını, mahkemenin görevsiz olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir. III....

Burada üzerinde durulması gereken diğer bir husus da kayıtlara işlenen haciz şerhinin ne anlama geldiğidir. Gerçekten haciz, kesinleşmiş icra takibinin konusu olan bir alacağın ödenmesini teminen borçluya ait ve haczi kabil bulunan mallara bir bakıma takibi yapan İcra Müdürlüğünün (olayda davalı kamu alacaklılarının) el koyması işlemidir. İcra İflas Kanununun 91.maddesi hükmünce gayrimenkulün haczi ile takip konusu borç ve eşya arasında ilişki kurulur ve tasarruf yetkisi Türk Medeni Kanununun 1010.maddesi anlamında kısıtlanmış olur. Bu tür kişisel hak tapu kütüğüne şerh verilmekle hak sahibine eşya üzerinde dolaylı da olsa hakimiyet hakkı kurmasını sağlamaz ise de tasarruf yetkisinin dar anlamda kısıtlanması sonucu meydana geldiğinden taşınmaz üzerinde sonradan bu hakla bağdaşmayan hak kazanan kişilere karşı da ileri sürülür hale gelir....

Kanunu 17. maddesi gereğince taşınmazın 3/16 payının üzerindeki haciz şerhi kaldırılarak ........ ....ı adına tescilin karar verilmesini istemiştir. Davalı, öncelikle bir taşınmazın niteliği saptanırken bağlı bulunduğu ........ kuruluş tarihi, ........ karakteri, türü, ........ ........ mı yoksa gayri ........ ... mı olduğu veya muavazaten mi tapuya ... şerhinin konulduğu, TMK'nın 74. maddesine göre düzenlenen ve kuruluşlar tarafından imzalanan bir ... senedi, .... İdaresinin düzenlediği mahlüliyet belgesinin mevcut olup olmadığı hususlarına bakılması gerektiğini, mülkiyetin mahlülen ........a rücu etmeyeceği bu tür taşınmazların ...'ye intikal etmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, 5737 sayılı .... Kanunu 17. maddesi koşulları oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 703 ada 9 parsel sayılı taşınmazın 3/16 payının üzerindeki haciz şerhi kaldırılarak ... adına olan tapu kaydının iptali ile ........ ....ı adına tesciline karar verilmiştir....

Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, dava konusu davacı şirketin tasarruf ehliyetini kısıtlayan yazı ve şerhlerin kaldırılması gerektiği, ancak haciz ve şerhlerin TMSF’nin haciz fekkine ilişkin yazısına istinaden ... Ticaret Sicil Müdürlüğünce 14/10/2014 tarihinde kaldırıldığının anlaşıldığı ve davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, davanın açılmasına TMSF’nin sebep olduğu ve haciz ve şerhlerin dava açıldıktan sonra kaldırıldığı gerekçesiyle yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı ...’ye yükletilmesine karar verilmiştir....

UYAP Entegrasyonu