"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen delil tespiti davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I HUMK.nun 101 ve sonraki maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir kararları ile tevdi yeri tayini ve 368 ve sonraki maddelerde yer alan delil tesbiti ve bu nitelikteki işin esasını çözümlemeyen kararlar temyiz yolu ile incelenemezler. Bu itibarla temyiz dilekçesinin REDDİNE, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi....
'ın sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2 - Mahkemece, ziynet eşyaları dışında kalan davaya konu ev ve çeyiz eşyaları yönünden delil tespiti dosyasında yeralan bilirkişi raporuna dayanılarak ( yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmaksızın ) karar verildiği ; delil tespit dosyasında yeralan bilirkişi raporuna davalı tarafından itiraz edildiği anlaşılmaktadır . 6100 sayılı HMK.nun 400-406.maddeleri gereğince, delil tespitinde, "Taraflardan her biri, görülmekte olan bir davada henüz inceleme sırası gelmemiş yahut ileride açacağı davada ileri süreceği bir vakıanın tespiti amacıyla keşif yapılması, bilirkişi incelemesi yaptırılması ya da tanık ifadelerinin alınması gibi işlemlerin yapılmasını talep edebilir." Delil tespitinin konusunu maddi vakıalar oluşturur ve bilirkişi raporunda belirtilen zarar miktarı davacı lehine kazanılmış hak oluşturmaz. Yani delil tespiti kesin delil niteliğinde değildir....
Hukuk Dairesi'nin esasa ilişkin kararı ile temyiz talebinin reddi kararını süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI Talep eden Hizmet-İş Sendikası Genel Başkanlığı vekili tarafından hasımsız olarak 06.08.2018 gününde verilen dilekçe ile delil tespiti istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; talebin reddine dair 13.08.2018 günlü kararın talep eden tarafından istinaf edilmesi üzerine, delil tespiti kararlarına karşı istinaf kanun yolu bulunmadığından istinaf talebinin reddine ilişkin ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi tarafından verilen 08.11.2018 günlü kararın temyizi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 9....
Mahkemece, “Somut olayda delil tespiti talebinde bulunanın ileride açacağı davayı somut olarak belirtmediği, tespit isteyenin hukuki yararının bulunmadığı” gerekçesi ile talebin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Eldeki dava, Delil Tespiti talebine ilişkin olmayıp zilyetliğin tespiti isteğine ilişkindir. Dosya içerisinde bulunan belgelerden, davacı tarafın, davaya konu taşınmazın satışı için ... Valiliği Defterdarlık Milli Emlak Dairesi Başkanlığı'na başvuru yaptığı, idare tarafından da davacıya, satışa ilişkin işlemlerin başlatıldığının bildirildiği anlaşılmaktadır....
Mahkemece, bilirkişi raporu yeterli görülmemiş ve Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/47 D.İş sayılı tespit dosya ile belirlenen tesisat ve seramik yenileme işleri de zorunlu görülmüş ve bu işler için tespit dosyasındaki miktarlar esas alınmıştır.Delil tespiti isteyenin haklarını korumak içim zorunluluk varsa veya acele hallerde mahkemece karşı tarafa tebligat yapılmadan delil tespiti yapılabilir, ancak bu durumda mahkemece delil tespiti tutanağının ve bilirkişi raporunun bir sureti derhal karşı tarafa tebliğ edilmelidir....
Davalı ... tarafından yaptırılan ekspertiz incelmesi sonucunda, aracın daha önce meydana gelen kazada ağır hasar gördüğü ve onarıldığı belirtilerek 22.5000 TL hasar bedeli belirlenmiş, davacı tarafından yaptırılan delil tespiti dosyasında ise, 43.026 TL hasar bedeli ve aracın ikinci el satış değerinin 52.000 TL olduğu tesbit edilmiştir. Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda eksper raporuna göre hasar bedeli belirlenmiş, delil tespiti dosyasında alınan rapor değerlendirilmemiş, raporlar arasındaki farklılığın nedeni açıklanmamıştır. Davalı kasko sigortacısı araçta meydana gelen gerçek zarardan sorumludur....
A.Ş. aleyhine açılan maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne; 5.500 TL maddi hasar ve 265,70 TL delil tespiti masrafı toplamından oluşan 5.765,70 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... Ev Aletleri San. ve Tic. A.Ş.'den tahsili ile davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş ise de, 265 TL delil tespiti giderinin yargılama gideri mahiyetinde olduğu ve yargılama giderinin hüküm fıkrasının 12. bendinde yargılama giderleri arasında yazılı olması gerektiği, hüküm fıkrasının 12. bendinde ise ayrıca 277,70 TL tespit giderine hükmedildiği, bu şekliyle tespit giderinin mükerrer hesaplandığı anlaşılmakla bu husus usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir....
Bununla birlikte mahkemece, delil tespiti masraflarının yargılama giderleri içerisinde değerlendirildiği, delil tespiti dosyasındaki vekalet ücreti talebinin ise ayrıca ilama gerek kalmaksızın talep ve infaz edilebileceği şeklinde yerinde bir gerekçe ile durumun açıklandığı anlaşılmaktadır. Şu halde; vekalet ücreti şahsi hakka ilişkin olduğu ve kanun yararına temyiz istemine konu olan delil tespiti dosyasındaki vekalet ücretine yönelik mahkeme gerekçesi dikkate alındığında, mahkemece hükmedilmemiş olan vekalet ücreti konusunda kanun yararına temyiz talebinde bulunulamayacağı anlaşıldığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına temyiz talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına temyiz isteminin REDDİNE, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine, 08/07/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Somut olayda; mahkemece, hükme dayanak alınan bilirkişi raporu, Borçlar Kanunu'nun 366. maddesindeki yasal yönteme uygun olmadığı gibi, 13.10.2008 tarihli ve delil tespiti dosyasına sunulan bilirkişi raporu ile arasında aykırılıklar mevcuttur. Açıklanan sebeplerle mahkemece yapılacak iş; uzman bilirkişi kurulu oluşturularak, yerinde keşif yapılmak suretiyle, delil tespiti dahil dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler değerlendirilerek, yanlar arasındaki sözleşme konusu inşaatın alanının belirlenmesi ve davacı yüklenicinin malzemeli olarak yaptığı işlerin neler olduğunun saptanması ve yukarıda açıklandığı üzere; Borçlar Kanunu'nun 366. maddesinde öngörülen yasal yönteme uygun şekilde yüklenici davacının yaptığı işler sebebiyle hakettiği istenebilir iş bedelinin hesaplattırılması ve davalının yasal delillerle kanıtladığı ödemelerinin hakedilen iş bedelinden mahsubunun yapılması ve varılacak sonuca göre, yanlar arasındaki uyuşmazlığın karara bağlanmasından ibaret olmalıdır....
Dava konusu olaydan sonra araçların olay yerinde bulunmaması nedeniyle kaza yeri terk tutanağı düzenlenmiş, tarafların kusur oranları belirlenmemiş, mahkemece bu hususta herhangi bir inceleme yapılmamış, aktüerya uzmanı bilirkişi raporunda delil tespiti dosyasında alınan raporu esas alarak hesaplama yapmıştır. Davalı ... delil tespiti dosyasına itiraz ettiği gibi yargılama aşamasında da kusur oranlarının belirlenmesini talep etmiştir. 6100 Sayılı HMK.’nun 266. (1086 Sayılı HUMK.’nun 275.) ve takip eden maddeleri uyarınca, mahkemece, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşü alınarak karar verilmelidir. Sonucu açık ve belli durumlar ayrık olmak üzere, trafik kazalarında kusur oranının belirlenmesi uzman bilirkişi aracılığıyla yapılmalıdır....


