Görülmekte olan bir davada henüz inceleme sırası gelmemiş bir delilin toplanması, delil tespiti niteliğindedir (HMK.m.400/1). Zorunluluk bulunan hallerde, karşı tarafa tebligat yapılmaksızın, delil tespiti yapılabilir (HMK.m.403). Ancak tespitin yapılmasından sonra, bu tespit tutanağının mahkemece kendiliğinden diğer tarafa tebliğ edilmesi gerekir (HMK.m.403). Davalı (karşı davacı) vekiline, adı geçen tanıkların ifadelerini ihtiva eden tutanak tebliğ edilmemiştir. Bu husus, savunma hakkını etkileyen önemli bir usulü eksikliktir. Bu bakımdan davalı (karşı davacı) vekiline, tanık ifadelerini ihtiva eden tutanak tebliğ edilmeden, varsa itirazlarını bildirme imkanı tanınmadan hüküm kurulması doğru bulunmamıştır....
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir. 22.03.1976 gün ve 1/1 sayılı YİBK kararına göre, delil tespiti giderleri yargılama giderlerinden olup müddeabihe eklenemez. Mahkemece delil tespiti giderlerinin hükmolunan tazminata eklenerek faize matrah alınması doğru değilse de, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK.nun 438. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur....
DELİLLERİN DEĞERLENDİLMESİ VE GEREKÇE Dava; delil tespiti nedeniyle davacının kişilik haklarınnı zarara uğraması iddiasına dayalı manevi tazminat istemine ilişkin olduğu anlaşılmıstır. Davacı vekili delil ve belgelerini ibraz etmişler delil olarak ....FSHHM ... sayılı dosyası, fatura, rapor, sigorta giriş bildirgesi, e-mail, keşif, tanık beyanları, vs. deliline dayanmışlardır. Davaya dayanak ....FSHHM'nin 14/02/2019 tarih ... D.İŞ ... K sayılı dosyası,yapılan incelemesinde delil tespiti isteyenin ... A.ş. Karşı Tarafın .... A.ş. Olduğu delil tespit isteyen tarafın dilekçe ve ekleri incelenmesi sonucunda karşı tarafın mahalinde bilirkişi aracılığıyla ilgili tespitlerin yapılmasına karar verildiği ve bilirkişinin dosyaya raporunun ibraz edildiği anlaşılmıştır. Davalı tanığı ... 02/10/2020 tarihli duruşmadaki beyanında : ''Davalı firmada Uygulama Mühendisi olarak 8 yılı aşkındır çalışıyorum. Çalıştığım firma elektronik tasarım programı, satışı ve teknik desteği vermektedir....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/372 KARAR NO : 2022/530 DAVA : Tespit DAVA TARİHİ : 31/05/2022 KARAR TARİHİ : 23/06/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/06/2022 Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin ticaret unvanı kök kısmı davalı tarafından aynen kullanılarak TTK 52. maddesine aykırı olarak unvana tecavüz edildiğini ve ayrıca internet ortamında bu ihlal kullanılarak davalı tarafın kendi internet sitesine yönlendirme yaptığının Delil Tespiti yöntemiyle belirlenmesini, ticaret unvanına tecavüzün tespiti, kötüniyetli eylemin haksız rekabet oluşturduğunun tespiti, tecavüz ve haksız rekabetin devamının önlenmesi için İhtiyati Tedbir kararı verilmesini talep etmiş, mahkememizce de tensip tutanağı oluşturulup duruşma günü verilerek bilirkişi heyetinden tespit raporu alınmış, ve davacı vekiline tebliğ edilmiştir....
Mahkemece, değişik iş dosyasında alınan rapora itiraz edilmesi nedeni ile rapordaki miktarın kesinleşmemiş olduğu, yargılamayı gerektirmesi nedeniyle kesinleşmemiş miktar yönünden takip yapılamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dairemizin 2017/3947 E. 2018/10987 K. sayılı ilamıyla “(...)Somut olayda davacı, kiracısının taşınmaza zarar verdiği iddiası ile önce delil tespiti yaptırmış, bu dosyaya sunulan bilirkişi raporunda zarar miktarı belirlenmiş, bilirkişi raporuna davalı itiraz etmiş, davacı da anılan zararını tahsil amacı ile davalı aleyhine icra takibine girişmiş, davalının (borçlunun) itirazı ile icra takibi durmuş, davacı da eldeki itirazın iptali davasını açmıştır. Davacının, delil tespiti dosyasına sunulan bilirkişi raporunda belirlenen zararını tahsil etmek amacı ile alacak davası ya da itirazın iptali davası açması arasında bir fark yoktur....
Büyükada'da "ANKA PANSİYON" adıyla konaklama hizmeti verdiğini, "ANKA PANSİYON" ibaresinin davacının tescilli markası ile iltibas oluşturacak şekilde benzer olduğunu, davalının bu ibareyi kullanmasının davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, bu durumun mahkeme aracılığıyla yapılan delil tespiti ile sabit olduğunu ileri sürerek tecavüzünün tespitine ve men'ine, maddi ve manevi tazminata, delil tespiti dosyasında yapılan masrafın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; müvekkilinin Ticaret Odasına yaptığı sicil kaydı müracaatında Anka Pansiyon isminin kullanıldığını bilmediğini, ANKA ismini sehven kullandığını, davacının talebi üzerine yapılan delil tespiti sonucunda ismini İNKA PANSİYON olarak değiştirdiğini, bilmeyerek ANKA olarak çalıştırdığı pansiyonun 4-5 ay kadar faaliyette bulunduğunu, bu ismi kullanmakta hiç bir art niyetinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir....
Mahkemece 10/07/2025 tarihli karar ile; "... aleyhine tespit istenen şirketin tüm faaliyetlerini defter ve belgeleriyle kayıt altında tutmak ve bu belgeleri de 10 yıl saklama zorunluğu dikkate alındığında hemen tespit edilmemesi halinde kaybolacağı veya ileri sürülmesinin zorlaşacağı ihtimal dahilinde olan herhangi bir delilden söz edilemeyeceği, esasen talepte bulunanın da tespit değil delil toplanmasını istediği, açılacak olan dava sırasında da bu hususların mahkeme tarafından değerlendirilmesinin mümkün olduğu ve toplanılabilecek delilleri delil tespiti yoluyla istemesinde hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmakla, talep eden vekilinin tespit talebinin reddine" karar verilmiştir. Karara karşı tespit talep eden vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Delil tespiti istemi HMK'nın 400. vd maddelerinde düzenlenmiş olup, delil tespitinin kabulü veya reddi kararları aleyhine istinaf kanun yoluna başvurulabileceğine dair bir düzenleme bulunmamaktadır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tespit (d.iş) Uyuşmazlık, taşınmaz mallarda mülkiyet hakkına istinaden, taşınmazın hali hazır durumunun ve haksız işgalcilerin tespiti istemiyle delil tespiti istemidir. Uyuşmazlığın bu niteliği gereği temyizen inceleme görevi Yargıtay 1. Hukuk Dairesine aittir. Temyiz incelemesi dairemizin görevi dışında bulunduğundan dosyanın görevli Yargıtay 1.Hukuk Dairesine gönderilmesine, 03.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/107D.İş sayılı dosyası ile delil tespiti yaptırdığını, ihtarname göndererek delil tespiti ile tanzim edilen rapor esas alınmak üzere rakamsal olarak uzlaşarak hesaplaşma ve ortaklıktan çıkma isteğini belirttiğini, davalı ...'...
KARAR Talep eden vekili, vekiledeninin ....kii, 39 ada 2 parselde kayıtlı bulunan taşınmazın maliki olduğunu, söz konusu arazinin ... tarafından izinsiz olarak kullanıldığını belirterek delil tespiti talebinde bulunmuştur. Mahkemece, istem konusu tespitin açılacak eda davasında değerlendirilebileceği, tespiti istenen delilin kaybolma ihtimalinin bulunmadığı gerekçesi ile istemin reddine karar verilmiş, karar talep eden vekili tarafından temyiz edilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinde; "Bölge Adliye Mahkemelerinin 26/09/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkındaki Kanunun geçici 2. maddesi uyarınca Resmi Gazete'de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar 1086 sayılı Kanun'un temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur." şeklinde düzenleme yapıldığı anlaşılmaktadır....


