Davacı tarafça tek taraflı olarak yaptırılan delil tespiti sonucu düzenlenen raporlara itiraz edildiğinden, zarar miktarının belirlenmesi için ayrıca bilirkişi incelemesi yaptırılmadan itiraz edilen tespit bilirkişi raporları benimsenerek hüküm verilemez. Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan hukuksal olgu dikkate alındığında, mahkemece zarar miktarının belirlenmesi için ayrıca bilirkişi incelemesi yaptırılmalı, bilirkişi raporu ile tespit bilirkişi raporları arasında çelişki meydana gelmesi halinde çelişkinin giderilmesi için gerekirse üçüncü kez bilirkişi incelemesi yaptırılarak çelişki giderilmeli, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, maliki olduğu taşınmazda davalıların kiracı olduklarını, 20.02.2015 tarihinde kiralananda yangın çıkması sonucu kiralananın hasar gördüğünü, delil tespiti dosyasında hasar bedelinin 26.930.-TL olarak belirlendiğini, ayrıca yangın nedeniyle en az 1.000.-TL kira kaybı da oluştuğunu belirterek bilirkişiler vasıtasıyla belirlenecek zarar ve kira kaybı ile delil tespiti masrafı olan 843.60.-TL toplamı 16.843.60.-TL 'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir....
Delil tespiti giderlerinin yargılama giderleri kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Mahkemece, delil tespiti giderlerinin dava konusu alacak niteliğinde olduğunun kabulü ile davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru olmamıştır. Davacı iş-eser sahibi Bora Taştekne ile yüklenici şirket arasında yapılan ve niteliğince BK’nın 355. maddesi hükmünde tanımlandığı üzere; bir eser sözleşmesi olan 17.12.2007 tarihli adi yazılı sözleşmenin konusu olan şöminenin, kabul edilemeyecek derecede ayıplı olduğu ve bu sebeple iş-eser sahibi tarafından reddedilebileceği mahkemece belirlenmiş bulunduğuna göre; sözleşme konusu şöminenin ve teferruatlarının davacı Bora Taştekne tarafından yüklenici şirkete geri verilmesine karar verilmemiş olması da doğru değildir. Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Terekenin Tespiti Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı, mirasbırakandan intikal eden taşınmazlar üzerindeki mahsuldeki miras hakkının değer olarak tespitini istediğine göre, istek, Türk Medeni Kanununun 589. ve devamı maddelerinde yer alan “terekenin korunmasına” ilişkin önlem alınması değil, delil tespiti niteliğindedir. Mahkemece de istek bu şekilde vasıflandırılmıştır. Delil tespitine ilişkin işlemler ve kararlar temyizi kabil kararlardan olmadığından temiz isteğinin reddi gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple REDDİNE, oybirliğiyle karar verildi.17.12.2012. (Pzt.)...
Davacının amacının delil tespiti olduğu anlaşıldığından, ancak tevzi işleminin değişik işten yapılması gerektiği halde esastan yapıldığı anlaşılmış olup; esasın kapatılarak değişik iş esasına kaydedilmesi için dosyanın tevzi bürosuna gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle; 1- Davacı vekilinin istemi, '' Delil Tespiti '' niteliğinde olduğundan Değişik İş'e kayıt edilmesi gerekirken sehven esasa kayıt edildiği anlaşıldığından esasın bu şekilde kapatılmasına, 2- Dava değişik işten tevzi yapılmak üzere Bursa Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine, Dair, tarafların yokluğunda, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 15/11/2021 İş bu kararın gerekçesi 15/11/2021 tarihinde yazılmıştır. Katip.... ✍e-imzalı Hakim.... ✍e-imzalı...
DAVA : Delil Tespiti DAVA TARİHİ : 04/01/2022 KARAR TARİHİ : 06/01/2022 KARAR YAZIM TARİHİ : 06/01/2022 Mahkememizde görülmekte olan ''Delil Tespiti'' talebinin dosya üzerinde yapılan değerlendirmesi neticesinde; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tespit isteyen vekili talep dilekçesinde özetle: Davacı yüklenici firma ile arsa sahibi...arasında Ankara ... Noterliği'nin 09/10/1998 tarih ve 41713 yevmiye sayılı "Arsa Payı Karşılığı İnşaat Yapım ve Satış Vaadi Sözleşmesi" ve ek protokoller imzalandığını, davalının sözleşme gereği üstüne düşen edimleri yerine getirmediğini ileri sürerek dava konusu taşınmazlar üzerinde tespit yapılmasını istemiştir. Davacı vekili 05/01/2021 tarihli dilekçesinde; taleplerinin delil tespitine ilişkin olduğunu bu sebeple D.İş olarak açılması gerektiğini ancak tevzi bürosu tarafından sehven esastan açıldığını beyan etmiş ve dosyanın tevzi bürosuna gönderilmesini talep etmiştir....
Mahkemece verilen karar delil tespiti niteliğinde olup değişik işler dosyası üzerinden verilmiştir. Delil tespiti niteliğinde olan tesbit kararı temyize tabi olmadığından davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken sehven istemin tazminat niteliğinde olduğundan bahisle bozma kararı verilmesinin doğru olmadığı bu defaki incelemeden anlaşılmakla davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. SONUÇ: Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 09.07.2013 ve 2013/16197-9203 sayılı bozma ilamının kaldırılarak mahalli mahkeme karanının delil tesbiti niteliğinde olması nedeniyle temyize tabi olmadığı nazara alınarak davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine, istek halinde peşin alınan karar düzeltme harcının karar düzeltme isteyene iadesine 26.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Davalı vekili, davalının ticaret ünvanında yer alan "..." ibaresinin davalı ortaklarının baş harfi olduğunu, davacı tarafından yaptırılan delil tespiti sonrası anılan ibarenin ticaret ünvanından çıkarıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalının tescilli ticaret unvanını kullanmasının davacının marka hakkına tecavüz oluşturmayacağı, davalının "..." ibaresini markasal kullandığına dair delil bulunmadığı gerekçesiyle markaya tecavüzün tespiti, men'i ve tazminat taleplerinin reddine, "..." ibaresinin ticaret unvanından terkini talebi hakkında ise davalının davadan önce ticaret unvanında değişiklik yaparak dava konusu ibareyi ticaret ünvanından çıkardığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir....
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne, 21.375.00.- TL'nin olay tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınmasına karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-)6100 sayılı HMK.nun 400-406. maddeleri (1086 sayılı HUMK.nun 368-374.maddeleri) gereğince, delil tespitinde, "Taraflardan her biri, görülmekte olan bir davada henüz inceleme sırası gelmemiş yahut ileride açacağı davada ileri süreceği bir vakıanın tespiti amacıyla keşif yapılması, bilirkişi incelemesi yaptırılması ya da tanık ifadelerinin alınması gibi işlemlerin yapılmasını talep edebilir." Delil tespitinin konusunu maddi olaylar oluşturur ve bilirkişi raporunda belirtilen görüş taraflar lehine kazanılmış hak oluşturmaz . Diğer anlatım ile delil tespiti kesin delil niteliğinde değildir....
Öte yandan 22.3.1976 gün ve 1/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına göre delil tespiti dosyası asıl dava dosyasının eki sayıldığından delil tespiti giderleri de asıl davanın yargılama giderlerine dahildir. Bu nedenle mahkemece tespit giderlerinin yargılama giderlerine dahil edilmesi gerekirken, yazılı şekilde dava konusuna dahil edilerek hüküm altına alınması da isabetsiz olmuştur. Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün her iki taraf yararına BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 05.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....


