Kadastro müdürlüğünün re’sen veya ilgililerin başvurusu üzerine yapacağı açıklanan düzeltme işlemlerini ilgililere tebliğinden sonra, ilgililerin sulh hukuk mahkemesine 30 gün içinde açacakları davada, düzeltme işlemi yararına olan kişi ya da kişiler hasım gösterilerek işlemin iptali istenebilir. Düzeltme işleminin kadastro müdürlüğünce re’sen yapıldığı durumlarda müdürlüğe karşı da dava yöneltilmelidir. Somut olayda; dava konusu 111 ada 1, 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazlarda kadastro müdürlüğünce taşınmazların imar affı ve mahkeme kararı ile tescil edilen yerlerden olduğu ve yenileme kadastrosu yapılırken sınırlarının yanlış uygulandığı gerekçesi ile düzeltme yapılmıştır. Diğer bir anlatımla, sınırlandırma hatasının varlığı kabul edilmiştir. Burada sınırlandırma hatalarının nasıl düzeltileceğinin üzerinde durmak gerekir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Dava konusu 907, 1192, 1193, 1195, 1197, 1198 ve 1199 parsel sayılı taşınmazların ifraz edildikleri anlaşılmakla yapılan bu ifraz işlemlerinin dayanağı olan güncelleme tutanakları, askı ilanları ile güncelleme listelerinin getirtilip dosyaya konulması, 3402 sayılı Yasa'ya 5831 sayılı Yasa'nın 8. maddesi ile eklenen Ek 4. maddesine göre güncelleme çalışması yapılmamış olması halinde durumun yazı ile bildirilmesinin ve bu halde ifraz işleminin dayanağı olan hukuki sebebin de açıklanması istenilerek alınacak yazı cevaplarının dosya içine konulması, bundan sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere gönderilmesi için dosyanın Mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 04.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Dava konusu 299 (ifraz ile 812 ve 813) ve 300 parsel numaralı taşınmazlarda, 23.09.1954 tarihinde vefat eden kök muris ... ...’ın 5/30 hissesi bulunmakta olup, davalıların murisi ...’ın satışını vaat ettiği pay, murisi annesi ... adına kayıtlı paydan kendisine intikal edecek pay olduğundan, mahkemece 812 ve 300 parsel numaralı taşınmazlarda bu payın belirlenerek davacıların adına tesciline karar verilmesi gerekirken; davalıların murisi ...’ın 18.09.1976 tarihinde vefat eden babası ...’a intikal eden satış vaadi sözleşmesine konu olmayan pay hakkında da davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir. SONUÇ :Yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle bir kısım davalılar vekilinin diğer temyiz itirazının reddine, (2) numaralı bent uyarınca kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin yatırılan temyiz harcının yatırana iadesine, 08.03.2010 tarihinde oy birliği ile karar verildi....
Mahallinde yapılan keşif sonucu, dava konusu taşınmazların dava tarihindeki değerinin biçilmesinde ve alınan rapor uyarınca taşınmazların bedelinin tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Ancak; 1) Dava konusu taşınmazlarda 170 ve 173 parseller ifraz görmediği halde infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm fıkrasında bu parsellerin ifraz gördüğünün belirtilmesi, 2) Baraj göl suları altında kalan taşınmazlar için 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/C maddesi uyarınca; yolda kalan taşınmazlar için TMK'nun 999. maddesi uyarınca tapudan terkin yerine, tescil hükmü kurulması, 3) Dava konusu taşınmazda davacıların murisleri paydaş olduğu halde dava konusu taşınmazların tamamı davacılara aitmiş gibi taşınmazların tapularının tamamen iptaline karar verilmesi, 4) 02.11.2011 tarihinde yürürlüğe giren 662 sayılı K.H.K uyarınca ... Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanunda yapılan değişiklikle; ......
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacı ve davalılar ..., ... ve Hüseyin tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'nün raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, tapu kaydındaki pay oranlarının düzeltilmesi isteğine ilişkindir. Davacı, dava konusu 124 parsel sayılı taşınmazın ifraz işlemi neticesinde 242 ve 243 parsel sayılı taşınmazların oluştuğunu ancak davalılar adına kayıtlı payları hatalı tescil edildiğini ileri sürerek payların düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır....
Mahkemece ifraz kararı verilebilmesi için öncelikle dava konusu taşınmazlarda mahallinde keşif icra edilmeli, 5403 sayılı Kanun gereği dava konusu taşınmazların niteliğinin tarla vasfında olduğu dikkate alınarak ifrazının mümkün olup olmadığı değerlendirilmeli, ifrazının mümkün olması durumunda bilirkişilerce ifraz krokisi hazırlanmalı ve ilgili kurumdan onay alındıktan sonra hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde eksik araştırma ve inceleme ile “metrekare” üzerinden hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04.10.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi....
Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil K A R A R Davacı Hazine, dava konusu 171 ada 62 parsel sayılı taşınmazın, 171 ada 53, 171 ada 8 ve 171 ada 4 parsel sayılı taşınmazların tevhidi ile 9600 m2 olarak oluşturulduğunu, ancak yapılan tashih işlemi ile 1.680,00 m2 büyüme sağlanarak 11.280,00 m2 olarak tescil edildiğini, dava konusu taşınmazın Kadastro tespitine esas revizyon gören tapu kayıtlarında miktar fazlasının Hazine'ye ait şerh bulunduğunu açıklayarak, kadastro öncesi nedenlere dayalı olarak yapılan ifraz ve tahsis işleminin iptali ile meydana gelen 1.680,00 m2 miktar fazlalığın Hazine adına tescil edilmesini istediğine göre; Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu'nun 19.01.2015 tarih 2015/8 sayılı Kararı ile hazırlanıp, 22.01.2015 tarihli ve 29244 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Hukuk Daireleri'ne ilişkin iş bölümü uyarınca, hükme yöneltilen temyiz itirazlarının incelenmesi Yargıtay (16.)...
Dava, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41. maddesi uyarınca yapılan düzeltme işleminin iptali isteğine ilişkindir. 5304 Sayılı Kanunun 9.maddesi ile yapılan değişiklikten sonra anılan madde; “Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle geometrik durumları kesinleşmiş olan taşınmazlarda ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamalardan doğan hatalar, ilgilinin müracaatı veya kadastro müdürlüğünce re’sen düzeltilir. Düzeltme, taşınmaz malikleri ile diğer hak sahiplerine tebliğ olunur. Tebliğ tarihinden başlayan otuz gün içinde düzeltmenin kaldırılması yolunda sulh hukuk mahkemesinde dava açılmadığı takdirde, yapılan düzeltme kesinleşir. Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle kesinleşmiş olan taşınmazlarda, değişiklik işlemleri sırasında ortaya çıkan yüzölçümü farklılıklarından, kadastronun dayandığı teknik kurallarda belirtilen hata sınırları içinde kalanların re’sen düzeltilmesine Kadastro Müdürlükleri yetkilidir” şeklinde düzenlenmiştir....
Dava, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41. maddesi uyarınca yapılan düzeltme işleminin iptali isteğine ilişkindir. 5304 Sayılı Kanunun 9.maddesi ile yapılan değişiklikten sonra anılan madde; “Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle geometrik durumları kesinleşmiş olan taşınmazlarda ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamalardan doğan hatalar, ilgilinin müracaatı veya kadastro müdürlüğünce re’sen düzeltilir. Düzeltme, taşınmaz malikleri ile diğer hak sahiplerine tebliğ olunur. Tebliğ tarihinden başlayan otuz gün içinde düzeltmenin kaldırılması yolunda sulh hukuk mahkemesinde dava açılmadığı takdirde, yapılan düzeltme kesinleşir. Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle kesinleşmiş olan taşınmazlarda, değişiklik işlemleri sırasında ortaya çıkan yüzölçümü farklılıklarından, kadastronun dayandığı teknik kurallarda belirtilen hata sınırları içinde kalanların re’sen düzeltilmesine Kadastro Müdürlükleri yetkilidir” şeklinde düzenlenmiştir....
Dava, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41. maddesi uyarınca yapılan düzeltme işleminin iptali isteğine ilişkindir. 5304 Sayılı Kanunun 9.maddesi ile yapılan değişiklikten sonra anılan madde; “Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle geometrik durumları kesinleşmiş olan taşınmazlarda ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamalardan doğan hatalar, ilgilinin müracaatı veya kadastro müdürlüğünce re’sen düzeltilir. Düzeltme, taşınmaz malikleri ile diğer hak sahiplerine tebliğ olunur. Tebliğ tarihinden başlayan otuz gün içinde düzeltmenin kaldırılması yolunda sulh hukuk mahkemesinde dava açılmadığı takdirde, yapılan düzeltme kesinleşir. Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle kesinleşmiş olan taşınmazlarda, değişiklik işlemleri sırasında ortaya çıkan yüzölçümü farklılıklarından, kadastronun dayandığı teknik kurallarda belirtilen hata sınırları içinde kalanların re’sen düzeltilmesine Kadastro Müdürlükleri yetkilidir” şeklinde düzenlenmiştir....


