WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

in Düşüncesi : Dosyanın incelenmesinden, dava konusu işlemin parselasyon değil ifraz ve tevhid niteliğinde bir işlem olduğu anlaşıldığından, davacının muvafakatı olmaksızın tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Bu nedenle davanın reddine ilişkin mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ...'ın Düşüncesi : Dosyanın incelenmesinden, ... İli, ... pafta, ... ada, … sayılı parselin sahibi ile … sayılı parselin hissedarlarının başvurusu üzerine, sadece iki parseli kapsayacak şekilde tesis edilen işlemin, parselasyon değil ifraz ve tevhit işlemi olduğu, bu nedenle, taşınmaz sahiplerinin tamamının muvafakatı sağlanarak yapılması gereken tevhit ve ifraz işleminin, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesinin uygulandığından bahisle re'sen gerçekleştirilmesinde mevzuata uyarlık bulunmadığından, İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmüştür....

maddesinde 30.04.2014 tarihli ve 6537 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile yapılan ve 15.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikle "Tarım arazileri Bakanlıkça belirlenen büyüklüklerin altında ifraz edilemez, hisselendirilemez. Hazine taşınmazlarının satış işlemleri hariç olmak üzere pay ve paydaş adedi artırılamaz...." şeklinde düzenleme yapıldığından artık asgari tarımsal arazi büyüklüklerinin altındaki arazilerde de payın üçüncü şahıslara satışı ve devri mümkün hale gelmiştir. Bu durum kanun değişikliğinden kaynaklandığından usuli kazanılmış hak da oluşturmaz. Somut olaya gelince; dosya içerisindeki tapu kayıtlarına göre davalı borçlular ... ve ... dava konusu taşınmazlarda paylı malik durumundadır....

Görülüyor ki, 41.madde uyarınca işlem yapılırken taşınmazın sınırında Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin bulunması halinde düzeltme söz konusu olamayacaktır. Dava konusu 1026. parsel sayılı taşınmazın sınırında da tescil harici taşlık niteliğinde yerler bulunduğundan kadastro müdürlüğünün yaptığı düzeltme işleminin anılan yönetmeliğin 15.maddesi hükmüne aykırı olması nedeniyle iptali gerekirken, davanın reddi doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle davacının temyiz ititrazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 21.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davadan dolayı mahal mahkemesinden verilen hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R 1-Dava konusu 55-56-97 ve 21 parselden ifraz ile oluşan 451, 452 ve 453 parsellerin ilk oluşumundan itibaren onaylı tapu kütükleri okunaklı örnekleri, 2-Dava konusu taşınmazlarda 10.04.2012 tarih 2484 yevmiyeli hükmen intikale ilişkin resmi senet ve dayanakları ile 14.09.2012 tarih 6163 yevmiye, 07.05.2012 tarih 3177 yevmiye ve 17.07.2012 tarih 4873 yevmiyeli resmi senetlerin onaylı örneklerinin getirtilerek Dairemize gönderilmesi için dosyanın MAHALLİNE İADESİNE, 02.04.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi....

uyulmadığı, Mahkemece iptal edilen uygulamada geriye dönüş cetvelleri yapılarak kapanan kadastral yolların DOP oranından düşülerek yeni bir uygulama yapılmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolunda ......

Dava, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41.maddesi uyarınca yapılan düzeltme işleminin iptali isteğine ilişkindir. 5304 Sayılı Kanunun 9.maddesi ile yapılan değişiklikten sonra anılan madde; “Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle geometrik durumları kesinleşmiş olan taşınmazlarda ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamalardan doğan hatalar, ilgilinin müracaatı veya kadastro müdürlüğünce re’sen düzeltilir. Düzeltme, taşınmaz malikleri ile diğer hak sahiplerine tebliğ olunur. Tebliğ tarihinden başlayan otuz gün içinde düzeltmenin kaldırılması yolunda sulh hukuk mahkemesinde dava açılmadığı takdirde, yapılan düzeltme kesinleşir. Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle kesinleşmiş olan taşınmazlarda, değişiklik işlemleri sırasında ortaya çıkan yüzölçümü farklılıklarından, kadastronun dayandığı teknik kurallarda belirtilen hata sınırları içinde kalanların re’sen düzeltilmesine Kadastro Müdürlükleri yetkilidir” şeklinde düzenlenmiştir....

Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belli edilmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava, çekişmeli taşınmazda 3402 sayılı Kanunun 41. maddesi gereğince yapılan düzeltme işleminin iptali istemine ilişkindir. ... Sulh Hukuk Mahkemesince, davacı, ... ili, ... ilçesi, ... köyü, 3971 parsel sayılı taşınmaza ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.12.1983 tarih ve 1983/72-111 sayılı ilamı ile 3528 parselden 40 m2'lik alanda 28.000.-TL bedelle geçit irtifakı tesis edildiğini, geçit irtifakı tesis edilen yerin yeni tapulama çalışmalarında bir kısmının 1516 parsel sayılı taşınmaza kaydığını bu nedenle 1516 parsel sayılı taşınmaza kadastro düzeltmesi sonucu kaydırılan kısmın düzeltme işleminin iptalini talep etmiş ise de, dava dosyasında mevcut ......

Somut olayda, mahkemece davanın kabulü ile 387 ada 1 parsel ve 386 ada 2 parsel sayılı taşınmazların bir kısmının ifraz edilerek davacı adına tesciline karar verilmişse de hüküm infaza elverişli değildir. Mahkemece ifraz kararı verilebilmesi için öncelikle dava konusu taşınmazlarda mahallinde keşif icra edilmeli, 5403 sayılı Kanun gereği dava konusu taşınmazların niteliğinin tarla vasfında olduğu dikkate alınarak ifrazının mümkün olup olmadığı değerlendirilmeli, ifrazının mümkün olması durumunda bilirkişilerce ifraz krokisi hazırlanmalı ve ilgili kurumdan onay alındıktan sonra hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde eksik araştırma ve inceleme ile “metrekare” üzerinden hüküm kurulması doğru görülmemiştir..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Temyiz İncelemesine Konu Karar Mahkemenin 12.10.2022 tarih ve 2022/402 Esas, 2022/737 Karar sayılı kararı ile; "......

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen davada; Davacı, 2902, 2731, 3926, 3927, 3928, 3929, 3931, 3932 ve 3934 parsel sayılı 9 adet taşınmazdan 2731, 3929, 3931, 3932 ve 3934 parsel sayılı taşınmazların ifraz ve imar uygulamasına tabi tutularak 2925 ada 14 ve 15 parsel sayılı taşınmazlar ile 3932 parsel sayılı taşınmazın ifrazıyla 16058 ve 16059 parsel sayılı taşınmazların oluştuğunu, dava konusu taşınmazlarda ölü ... varesesi ve Ahmet zevceleri ... kızı ... ile Hacı kızı ...'in pay sahibi olduklarını, adı geçen kişilerin gaip olmaları nedeniyle ... Defterdarının kayyım tayin edildiğini, kayyımla idare süresinin 10 seneyi geçtiğini ileri sürerek, ölü ... varesesi ve Ahmet zevceleri ... kızı ... ile Hacı kızı ...'in gaipliklerine ve tapu kayıtlarının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir....

Dava, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 41.maddesi uyarınca yapılan düzeltme işleminin iptali isteğine ilişkindir. Anılan hüküm, “Kadastroları kesinleşmiş taşınmaz mallarda, vasıf ve mülkiyet değişikliği dışında kalan ölçü, tersimat ve hesaplamalardan doğan fenni hatalar, ilgilinin müraacatı veya Kadastro Müdürlüğünce resen düzeltilir.”şeklinde iken 3.3.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5304 sayılı yasanın 9. maddesi ile, “Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle geometrik durumları kesinleşmiş olan taşınmazlarda ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamalardan doğan hatalar, ilgilinin müracaatı veya kadastro müdürlüğünce re’sen düzeltilir. Düzeltme, taşınmaz malikleri ile diğer hak sahiplerine tebliğ olunur. Tebliğ tarihinden başlayan otuz gün içinde düzeltmenin kaldırılması yolunda sulh hukuk mahkemesinde dava açılmadığı takdirde, yapılan düzeltme kesinleşir....

UYAP Entegrasyonu