Dava, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 41.maddesi uyarınca yapılan düzeltme işleminin iptali isteğine ilişkindir. Anılan hüküm, “Kadastroları kesinleşmiş taşınmaz mallarda, vasıf ve mülkiyet değişikliği dışında kalan ölçü, tersimat ve hesaplamalardan doğan fenni hatalar, ilgilinin müraacatı veya Kadastro Müdürlüğünce resen düzeltilir.”şeklinde iken 3.3.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5304 sayılı yasanın 9. maddesi ile, “Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle geometrik durumları kesinleşmiş olan taşınmazlarda ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamalardan doğan hatalar, ilgilinin müracaatı veya kadastro müdürlüğünce re’sen düzeltilir. Düzeltme, taşınmaz malikleri ile diğer hak sahiplerine tebliğ olunur. Tebliğ tarihinden başlayan otuz gün içinde düzeltmenin kaldırılması yolunda sulh hukuk mahkemesinde dava açılmadığı takdirde, yapılan düzeltme kesinleşir....
"İçtihat Metni" NUMARASI : 2013/488-2015/56 Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü. - K A R A R - Mahkemece, uyulan bozma kararı gereğince davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı idare vekilince temyiz edilmiştir. Davalı idare vekilinin sair temyiz nedenleri bozma ile kesinleşen yönlere ilişkin olduğundan yerinde değildir. Ancak; Dava konusu 864 ada 60 parsel sayılı taşınmazda davacılar murisi 314/6769 pay (267,00 m²) sahibi iken, taşınmaz 2330 ada 341, 32 ve 343 parsellere ifraz edilmiş ve aynı oranda davacılar murisi taşınmazlarda pay sahibi yapılmıştır....
< Dava, taşınmazın 2981/3290 sayılı kanununun 10/C maddesi uyarınca ifraz edilmesine ilişkin belediye encümeni kararının iptali dileğiyle açılmış, İdare Mahkemesince; parselin imara elverişli hale getirilmesi bakımından ifraz işleminin teknik yönden yerinde olduğunun anlaşıldığı, ancak Medeni Kanunun 627. ve 628.maddelerine göre müşterek mülkiyetin ya anlaşma yoluyla ya da taksim davası ile sona erdirilebileceği, olayda da ifraz öncesinde temel dışında diğer yapıların kimlere ait olduğunun kesin olarak ortaya konulamadığından taşınmazın ifrazdan sonra oluşan her iki parselin düzenleme öncesindeki hissedarların tümüne hisseleri oranında tahsis yapılması gerekirken bir parçanın davacılara diğer parçanın da paydaşlardan geri kalan iki kişiye hisseleri oranında verilmesinde başka bir deyişle, parsellerin ferdileştirilmesinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiş, karar davalı belediye başkanlığınca temyiz edilmiştir. 2981 sayılı Kanunun 3290 sayılı Kanunla...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 12.05.2008 gününde verilen dilekçe ile 3402 sayılı Yasanın 41. maddesine göre yapılan düzeltme işleminin iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine dair verilen 21.11.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41.maddesi uyarınca yapılan düzeltme işleminin iptali isteğine ilişkindir. 5304 Sayılı Kanunun 9.maddesi ile yapılan değişiklikten sonra anılan madde; “Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle geometrik durumları kesinleşmiş olan taşınmazlarda ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamalardan doğan hatalar, ilgilinin müracaatı veya kadastro müdürlüğünce re’sen düzeltilir...
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, taşınmazların ... tespitlerinin iptali ile ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2011/637 Esas, 2011/652 Karar sayılı veraset ilamındaki hisseler oranında ...oğlu ... mirasçıları adlarına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılardan ... tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, dava konusu taşınmazların tarafların kök murisleri ...’den geldiği ve murisin terekesinin taksim edilmediği kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. 1- Dava konusu 211 ada 26; 218 ada 10 ve 14 parsel sayılı taşınmazlar yönünden; 211 ada 26 parsel sayılı taşınmaz 18.10.1955 tarih, 72 sıra numaralı tapu kaydı, ifraz, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, yine dava konusu 218 ada 10 ve 14 parsel sayılı taşınmazlar ise 18.10.1955 tarih, 73 sıra numaralı tapu kaydı, ifraz, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit edilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muhdesat aidiyetinin tespiti KARAR 1- Davacılar vekili dava dilekçesinde, dava konusu 29 ada 134 parsel sayılı taşınmaz (ifraz işlemi sonrası 29 ada 154 parsel oldu) üzerindeki 4 katlı evdeki ortaklığın giderilmesi için Kdz. Ereğli l. Sulh Hukuk Mahkemesinde dava açtıklarını belirttiğinden, bahsi geçen dosyanın incelenmek ve iade edilmek üzere bulunduğu yerden getirtilerek dosya arasına alınması, 2- 2613 sayılı Yasaya göre kadastrosu yapılan dava konusu 29 ada 40 parsel sayılı taşınmazın, ifraz işlemi sonucunda 29 ada 154, 155 ve 156 parsellere gittiği anlaşılmıştır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – 1) Mahkemece gerekçeli karar tarihinden sonra dosyaya getirtilmiş olan tapu kaydına göre dava konusu 97 parsel sayılı taşınmazın ifraz gördüğü ve 1611 parsel sayılı taşınmazın oluştuğu anlaşıldığından, dava konusu 1611 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının tüm geldileri, tedavülleri ve dayanak belgeleri ile birlikte ilgili Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmesinden, 2) Taşınmazda yapılan ifraz işleminin kamulaştırma nedeniyle olup olmadığı Tapu Sicil Müdürlüğünden sorularak, kamulaştırma nedeniyle ifraz edildiği tespit edildiğinde; kamulaştırma krokisi...
Dava, 3402 sayılı Yasanın 41. maddesi uyarınca yapılan düzeltme işleminin iptali istemine ilişkindir. 5304 Sayılı Kanunun 9.maddesi ile yapılan değişiklikten sonra anılan madde; “Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle geometrik durumları kesinleşmiş olan taşınmazlarda ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamalardan doğan hatalar, ilgilinin müracaatı veya kadastro müdürlüğünce re’sen düzeltilir. Düzeltme, taşınmaz malikleri ile diğer hak sahiplerine tebliğ olunur....
Ancak; Dava konusu taşınmaza ifraz görerek üç ayrı parsel olarak davacılar ve 3. şahıslar adına tescil edilmiş olup, bozma sonrası getirtilen tapu kayıtlarıyla bu husus teyit edilmiştir....
Somut uyuşmazlıkta; dosya içerisindeki tapu kayıtlarına göre borçlu (davalı) ..., dava konusu taşınmazlarda 1/8 hisseyle paylı malik durumundadır. Yukarıda bahsedilen yasal değişiklikle alacaklı (davacı) tarafından borçlunun haczedilen payının doğrudan icra yolu ile satışı mümkün hale geldiğinden alacaklının (davacı) İcra ve İflas Kanunu'nun 121. maddesi gereğince yetki alarak dava konusu taşınmaz yönünden ortaklığın giderilmesi davası açmasında hukuki yararı kalmamıştır. Mahkemece, dava konusu 140 ada 25 ve 27 parsel sayılı taşınmazlar yönünden hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılardan ...'in temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 04.04.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi....


