Dava, dava konusu tapulu taşınmazın, davalı Kadastro Müdürlüğü tarafından yapılan tapu ifraz beyannamesine göre aynı ebatlara nazaran eski miktarının yanlış olduğu gerekçesiyle yapılan düzeltme işleminden kaynaklanmaktadır. Davacı yapılan bu işlem sonucu tapu miktarında oluşan 491.805.79 metrekare fazlalığın düzeltilmesini istemektedir. Davacının istemi taşınmazının bir bölümünün, başka bir malikin tapusuna eklendiği iddiasıyla, bu kısmın iptali ile kendi taşınmazına ilavesine ilişkin değildir. Bu durumda Kadastro Kanununun 41. maddesi uyarınca geometrik durumları kesinleşmiş olan taşınmazlarda ölçü,sınırlandırma, tersimat ve hesaplamalardan doğan hatalar ile ilgili davalar sulh hukuk mahkemesince bakılacağından uyuşmazlığın, Sulh Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK.'...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından, davalı aleyhine 18.7.2005 gününde verilen dilekçe ile 3402 sayılı yasanın 41.maddesi gereğince yapılan düzeltme işleminin iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın pasif dava ehliyeti yokluğundan reddine dair verilen 9.12.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41. maddesi uyarınca yapılan düzeltme işleminin iptali istemiyle açılmıştır. Mahkemece, husumetin Kadastro Müdürlüğünce yapılan düzeltme işlemi yararına olan kişiye yöneltilmesi gerektiğinden söz edilerek dava reddedilmiştir. Hükmü davacılardan ... temyiz etmiştir. Gerçekten de, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41....
Hükmü, davalı vekili dava konusu taşınmazın paydaşları arasında fiilen taksim edilerek kullanıldığı, dava konusu 297 parsel sayılı taşınmazın toplulaştırma sonucu 110 ada 5 parsel sayılı taşınmaza ifraz gördüğü, yeni 110 ada 5 parsel sayılı taşınmazda davalının payının mevcut olduğu ancak davacının payının ise bulunmadığı gerekçesi ile temyiz etmiştir. Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda bir paydaşın payını kısmen veya tamamen 3. kişiye satması halinde diğer paydaşlara bu satılan payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Önalım davasına konu payın ilişkin bulunduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak kendi aralarında taksim edilip her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken bunlardan biri kendisinin kullandığı yeri ve bu yere tekabül eden payı bir üçüncü şahsa satarsa, satıcı zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış nedeniyle önalım hakkını kullanması 4721 sayılı TMK’nın 2. maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ile bağdaşmaz....
Dava konusu taşınmazlarda kamulaştırma şerhi bulunduğu takdirde kamulaştırma belgeleri getirtilerek kamulaştırma işlemlerinin kesinleşip kesinleşmediği araştırılmalı, kamulaştırma kesinleşmişse kamulaştırılan kısmın ifrazı için davacıya uygun bir süre verilerek taşınmazın kalan kısmının ortaklığının giderilmesine karar verilmesi gerekir. Somut olaya gelince; davalı ... vekili, idari işlemler neticesinde 671 parsel sayılı taşınmazda irtifak yoluyla kamulaştırma yapıldığını, hisse sahibi paydaştan rızaen hisse alındığını, 671 parsel sayılı taşınmazın ifraz işlemi sonucunda 1025, 1026 ve 1027 parsellere ayrıldığını beyan etmiştir. Dava konusu 1027 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında ...'ın 10.01.2012 tarihli ifraz işlemi ile edindiği 121/2000 payının bulunduğu anlaşılmıştır....
Yönetimi ve davalı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava konusu ... köyü 3310 parsel, 102 parsel olarak tapuda kayıtlı iken 100, 101, 102 parsellerde 1986 yılında yapılan tevhit işlemi sonucunda 1457 parsel numarasını almış, bilahare 1457 parsel 1999 tarihinde 3310 ve 3311 parsellere ifraz edilmiş ve ... tarafından satın alınarak tamamı yola terk edilerek kütük sayfası kapatılmıştır. Davacı ... Yönetimi, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu belirterek tapu kaydının iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Hükmü, dahili davalı ... vekili ve davalılar ... mirasçıları vekili ayrı ayrı temyiz etmiştir. 1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre dahili davalı ... vekilinin satış vaadi sözleşmesinin yasal unsurlarının oluşmadığı yönündeki tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. 2- Davalı ... mirasçıları vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava konusu davacı ... ile davalılar murisi ... arasında yapılan 12.11.1997 tarih, 14750 yevmiye no'lu taşınmaz satış vaadi sözleşmesinde dava konusu 426 ve 713 parsel sayılı taşınmazlarda sadece "...... murisim ...'in vuku vefatı ile bana da intikal eden 425 (713) ve 426 sayılı parsellerde ....." denilmek suretiyle kendisine intikal edecek hak ve payların satışının vaad edilmiş olması karşısında dava konusu 426 ve 713 parsel sayılı taşınmazlarda satış vaadinin konusu olmayan hak ve payların da iptaline karar vermiş olması sözleşmenin içeriğine ve dava dilekçesindeki talebe aykırıdır....
sayılı Adalar Belediye Başkanlığı işleminin iptali istemiyle açılmış, İdare Mahkemesince; dosyadaki bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden, davacının tevhid talebinin yerine getirilmesine dava konusu işlemde bahsi geçen belediye encümeni kararı engel teşkil ediyor ise bu kararın gereğinin yerine getirilmesi ve verilen süre içerisinde ilgilisince giderilmeyen aykırılıkların davalı idarece resen giderilmesi gerektiği, davacının tevhid talebinin İmar Kanunu ve Kat Mülkiyeti Kanunu hükümleri gereğince değerlendirilerek karara bağlanması gerekirken reddedilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş, bu karar davalı idarenin vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Noterliğince düzenlenen 26.01.2006 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile 21 adet (ifraz neticesinde 28 adet) taşınmazdaki bilumum muris ve murisi evvellerinden ırsen ve teselsülen intikal eden veya edecek olan tüm miras hak ve hisselerinin tamamını müvekkili davacıya 35.000,00 TL bedelle satmayı vadettiğini, satış bedelinin nakden ve peşinen ödendiğini, ancak tapuların halen devredilmediğini ileri sürerek dava konusu taşınmazlarda, davalılar adına kayıtlı payların iptali ile müvekkili davacı adına tescilini talep ve dava etmiş; yargılama sırasında da İsa oğlu ... mirasçılarının tamamı davaya dahil edilmiştir. Davalılar ..., ... ve ... davayı kabul etmiş; dahili davalılar ..., ... ve ... davanın reddini savunmuş; diğer davalılar ve dahili davalılar ise davaya cevap vermemiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen davada; Davacılar; paydaşı oldukları 147 ada 1 parsel sayılı taşınmazın,... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2010/145E., 2011/198K. sayılı kararı ile ortaklığın giderilmesine karar verildiğini, ... Satış Memurluğunun 2011\8 sayılı dosyası üzerinden yapılan ihaleden taşınmazı davalıların satın aldığını, çekişme konusu taşınmazın ifraz işlemi sonucu 147 ada 2 ve 3 parseller olarak 17/07/2013 tarihinde tapuya tescil edildiğini, ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2012/710 E. 2013/50 K. sayılı kararı ile ihalenin iptal edildiğini, mahkeme kararının sadece ihalenin feshini içerdiğini, tescil hükmü içermediğinden sonra yapılan ifraz işleminin taşınmazın tapu kaydının eski haline dönüşmesine engel olduğunu ileri sürerek, taşınmazın satış işlemi öncesindeki hali ile malikleri adına tapuya kayıt ve tescilini istemişlerdir....
Dava, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41.maddesi uyarınca yapılan düzeltme işleminin iptali isteğine ilişkindir. 5304 Sayılı Kanunun 9.maddesi ile yapılan değişiklikten sonra anılan madde; “Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle geometrik durumları kesinleşmiş olan taşınmazlarda ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamalardan doğan hatalar, ilgilinin müracaatı veya kadastro müdürlüğünce re’sen düzeltilir. Düzeltme, taşınmaz malikleri ile diğer hak sahiplerine tebliğ olunur. Tebliğ tarihinden başlayan otuz gün içinde düzeltmenin kaldırılması yolunda sulh hukuk mahkemesinde dava açılmadığı takdirde, yapılan düzeltme kesinleşir. Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle kesinleşmiş olan taşınmazlarda, değişiklik işlemleri sırasında ortaya çıkan yüzölçümü farklılıklarından, kadastronun dayandığı teknik kurallarda belirtilen hata sınırları içinde kalanların re’sen düzeltilmesine Kadastro Müdürlükleri yetkilidir” şeklinde düzenlenmiştir....


