idaresindeki... plakalı araç ile çarpışması sonucu çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davalı sigorta araç sürücüsünün "şerit izleme kurallarına riayet etmemek" kuralını ihlal etmiş ve aynı zamanda ehliyetsiz olması sebebiyle asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kaza sonucunda müvekkil sigorta şirketinde.... Sigorta AŞ'ne 17/11/2014 tarihinde 17.200,00 TL ödendiğini, iş bu kazada sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu belirterek, davalıdan 17.200,00 TL'nin tahsilini ve davanın sonuna kadar...plakalı aracın 3. şahıslara devir ve satışının önlenmesi hususunda ihtiyati tedbir konulmasını talep ve dava etmiştir. Dava dilekçesinin usulüne uygun olarak davalıya tebliğ edilmesine rağmen davaya cevap vermediği, bu sebeple davayı inkar etmiş olduğu anlaşılmıştır....
Davalı vekili, araç üzerinde rehin hakkı bulunduğunu, hasar tazminatının bir kısmının rehin hakkı sahibine ödendiğini, davacı tarafından rehin kaldırma yazısı sunulmadığından rehnin kalkıp kalkmadığının bilinmediğini, rehnin devam etmesi halinde davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, müvekkilinin aracın piyasa değeri ile sınırlı sorumlu olduğunu, sigorta bedelinin aracın piyasa değerinden fazla olması halinde ödenemeyeceğini, aşkın sigorta yapıldığını fazla alınan primin davacıya iade edildiğini, aracın piyasa değerinin 30.500 TL olduğunu, davacının kendisinden istenilen aracın trafikten çekilmesine dair belge ile aracın satışının gerçekleştirilmesine ilişkin vekaletnameyi ve araç üzerinde takyidat bulunmadığını gösteren belgeyi ibraz etmediğini, bu nedenle zımnen aracın hurdasının kendisinde kalmasına muvafakat ettiği kabul edilerek 7.500 TL sovtaj bedelinin mahsup edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur....
ayrıca sayılmaması ve aracın “yer” kavramı içerisinde değerlendirilemeyecek olması nedeniyle araç için “umuma açıklık” kavramının aranmasının da gerekmediği, bu nedenle TCK'nın 188/4-b maddesi ile artırım yapılmasının yasa koyucunun amacına uygun olduğu gerekçesiyle çoğunluk görüşe katılmıyoruz. 22.12.2021...
a satışının yapılmasını isteyerek katılanı ikna ettiği, katılanın da aracı sanık ...'a 26/10/2009 tarihinde noterden devrettiği, araç bedelinin ödenmemesi üzerine sanık ...'nin iş ortağı olan sanık ...'ın 15.400 TL bedelli senedi katılana verdiği, sanık ...'ın bu tarihten yaklaşık altı gün sonra noterden vekalet vererek aracı sanık ...'ye devrettiği, katılanın talebi üzerine araç üzerine 25/11/2009 tarihinde şerh konulmasından sonra sanık ...'nin almış olduğu vekalete istinaden aracı 11.12.2009 tarihinde noterden vekalet vererek sanık ...'ye devrettiği, Sanık ...'nin de araca konulan şerh nedeniyle 17.12.2009 tarihinde aracı tekrar noterden sanık ...'...
Ex ... aracın tanıtım katoloğunda vaad edilen yakıt sarfiyatından % 50 daha fazla yakıt sarfettiğini, yetkili servisin araçtaki bu ayıbı gideremediğini, ayıplı araç satışının söz konusu olduğunu ileri sürerek aracın davalılara iadesine, araç için ödediği bedelin tahsiline, aracı kullanamamaktan ve bakım masrafı olarak yaptığı 500,00 YTL maddi tazminat ile 500,00 YTL manevi tazminatın faizi ile davalılardan tahsilini istemiştir. Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir....
Tüm bu bilgiler ışığında somut olay irdelendiğinde; dava dışı 3. kişinin, davalı araç maliki ... adına düzenlenmiş sahte sürücü belgesi ile davacıya satışı yapan ... isimli kişiye vekaletname verdiği, vekaletname ile davacıya araç satışının yapıldığı, davacıyı zarara uğratan vekaletnamenin, bu sahte sürücü belgesine dayalı olarak noterce yapıldığı anlaşılmaktadır. 07/09/2009 tarihli bilirkişi ön raporunda; iğfal kabiliyeti konusundaki inceleme ve tespitlerin bizzat o belge üzerinde yapılması gerektiği, aksi halde varılacak sonucun yanıltıcı olabileceği, bu nedenle belge asıllarının teminin talep edildiği, belge asıllarının temin edilememesi üzerinde fotokopi üzerinden yapılan inceleme neticesinde 08/02/2010 tarihli bilirkişi raporuyla; araç maliki adına düzenlenmiş sürücü belgesi ve araç satışını vekaletname ile gerçekleştiren ...'...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili; davacı şirkete kasko sigorta poliçesi ile sigortalı araca, davalı şirketin maliki olduğu aracın çarpmasıyla maddi hasarlı kaza meydana geldiği, davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olarak kazaya neden olduğu ve kaza yerini terk ettiğini, aracın hasarlanması nedeniyle 19.10.2012 tarihinde ödemelerin yapıldığını, araç bedelinin ödenmesi için talepte bulunulduğunda resmi olmayan satış sözleşmenin sunulduğunu, noter satışının kazadan sonra yapıldığını belirterek hasar nedeniyle yapılan 15.400 TL ödemenin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
- K A R A R - Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan harici satış sözleşmesiyle kamyonet aldığını, dava dışı ... ’ne sattığını, ancak araç dava dışı ...’in elindeyken davalının borcundan dolayı haczedildiğini, müvekkilinin dava dışı ...’e aldığı parayı iade ettiğini, aracın harici satışının geçersiz olduğunu ileri sürerek, davalıya ödenen 12.995.00.-TL.harici satış bedelinin 19.09.2006 sözleşme tarihinden itibaren davalıdan yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, davacının dava dışı ...’e aracı satıp bedelini aldığını, kendisinin davacıya borcunun bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davalıya ait olan ve müvekkili şirkete kasko sigortalı aracın kazada pert olduğunu, sigorta tazminatının davalıya ödendiğini ve pert olan aracı ihale ile alan 3. kişinin araç üzerinde takyidat bulunduğu için devir işleminin yapılamadığını açıklayarak, sovtaj bedeli olarak 3. kişiye ödenen 3.900,00 YTL tazminatın ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline veya araç üzerindeki takyidatın davalı tarafından kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı cevap vermemiştir....
e ait... sayılı plakalara sahte mühür basılmak suretiyle bu araca takıldığı, aracın ruhsatı taklit edilerek sahte motorlu araç trafik belgesi ile sanık adına sahte vekâletname düzenlendiği, daha sonra bu vekaletname ile aracın sanık tarafından şikayetçi ...'e noterden satışının yapıldığı, sanığın bu şekilde resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarının yanısıra mühürde sahtecilik suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04.10.2011 tarih ve 8-115/197 E....


