WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

plakalı araç ve ... plakalı araç üzerlerindeki mülkiyeti muhafaza kaydının, öncelikle mülkiyeti muhafazalı satışın geçerlilik şartı olan, alıcının ikametgahı noterinde tescil gerçekleşmediği için mülkiyeti muhafazalı satışın geçerli olmayıp, satışın kat' i satış mahiyetinde olduğunun tespitine, olmadığı takdirde araç satış bedellerinin, çeklerin davalıya teslimi ile ödenmiş olmasına binaen bu araçlar üzerindeki mülkiyeti muhafaza kayıtlarının ödeme sebebiyle kaldırılarak satışın kat' satış haline geldiğinin tespitine, trafik sicilden bu araçlar üzerindeki mülkiyeti muhafaza kaydının silinmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı usulüne uygun tebligata rağmen davayı cevap vermemiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ Dava dilekçesinde araç mülkiyetinin davalıya ait olduğunun tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir....

Davalı alacaklı vekili, araç satışının danışıklı olduğunu ve haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Davalı borçlu, duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır. Mahkemece, yargılama sırasında dava konusu haczin kaldırıldığından konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve davacı ile borçlu şirket ortakları sıhri hısım olup borcun doğumundan sonra yapılan araç devrinin iyinyetli olmadığından, yargılama giderinin davacı 3.kişi üzerinde bırakılmasına karar verilmiş; hüküm, yargılama giderleri yönünden davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir....

KARAR Davacı,davalıdan Eylül 1997 tarihinde 1992 model Murat 131 marka araç satın aldığını,aleyhinde sahte plaka kullanmak suçundan açılan ceza davasında beraat ettiğini,ceza dosyasında davalı ve tanık beyanlarıyla satışın ispatlandığını, davalının kendisini zarara uğrattığını belirterek fazlası saklı kalmak üzere 6.500.00 YTL’nin tahsilini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece,aracın çalıntılılık iddiasıyla yapılan hazırlık soruşturmasında 22.7.2004 tarihinde davacının ifadesinin alındığı,davalının zamanaşımı itirazında bulunduğu, bu tarihinden itibaren 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dosya arasında bulunan bilgi ve belgelerden,taraflar arasındaki araç satışının harici satış olduğu ve davacının araca 1997 tarihinden beri zilyet bulunduğu ve zilyetliğin halen devam ettiği anlaşılmaktadır....

Mahkeme yapılan yargılama sonunda, taraflar arasında araç satışı için 47.500 TL'nin davacının, davalıya peşinat olarak ödendiği hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, Karayolları Trafik Kanunu'nun 20/d maddesi gereği trafikte kayıtlı araçların satışının resmi şekilde yapılması gerektiği, bu sebeple taraflar arasındaki sözleşmenin geçersiz olduğu, aldıklarını sebepsiz zenginleşme hükümlerince birbirlerine iade etme borcu ile yükümlü olduklarını, davacının, davalıya geçersiz sözleşme uyarınca ödemiş olduğu parayı geri isteyebileceği gerekçesi ile davanın kabulü ile itirazın iptaline ve asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir....

ın bütün aşamalarda suça konu aracı, Bağcılar oto açık pazarından ... ... isimli şahıstan 10.000.00 TL si peşin olmak üzere 17.500.00 TL bedel karşılığında satın aldığını, aralarında aracın satımına ilişkin protokol yaptıklarını ve ... ...’un kendisine nüfuz cüzdanı, sürücü belgesi ve ikametgah senedi suretlerini de verdiği beyan ederek, bu belgeleri dosyaya da ibraz etttiğinin anlaşılması karşısında, dosyaya sunulan belgelerde açık kimlik ve adres bilgileri yazılı ... ... isimli kişinin araştırılıp beyanına başvurularak gerçekte böyle bir araç satışının olup olmadığı, sanığın suça konu aracı suç eşyası olduğunu bilerek alıp almadığı hususları sorulup, buna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik soruşturma ile hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 01.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Beraat Dolandırıcılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü; Katılan ... ile ... arasında harici araç alım satım işlemi yapıldığı, bu işleme sanıklardan ...'ın aracılık ettiği, aracın resmi kayıtlara göre sahibi olan tanık ...’un katılana aracı resmi olarak devretmediği katılanın bir kısım satım bedelini sanık ...'a ödediği daha sonra aracın arıza yaptığı ve katılana ödediği paranın iade edilmediği gibi aracın resmi satışının da yapılmadığının iddia ediliği olayda; Sanık savunması, tanık ve katılan beyanları ile tüm dosya kapsamına göre, olayın hukuki ihtilaf mahiyetinde olup, sanıkların hile olarak kabul edilebilecek davranışlarının dosya kapsamı itibariyle tespit olunamadığı gerekçesiyle verilen beraat hükümlerinde bir isabetsizlik görülmemiştir....

Mahkemece, noter satışının haciz tarihinden önce olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile araç üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı alacaklı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1,032.40 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı alacaklıdan alınmasına 23.9.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Tüketici Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Dava, araç satışının ayıplı yapıldığı iddiasıyla satış için ödenen ücretin davalılardan tahsili istemine ilişkindir. Dosya kapsamından, Asliye Hukuk mahkemesince verilen davanın kabulüne dair kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 13.HD.nin 8/7/2013 gün 2012/23498-19026 sayılı kararı ile mahkemenin görevsiz olduğu ve tüketici mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle bozulduğu ve görev hususunun bu suretle kesinleştiği anlaşılmıştır. Bu karar, niteliği itibariyle kesin olup, mahkemeleri bağlayıcılığı özelliği vardır. Bu nedenle, Tüketici Mahkemesinin davaya görevli mahkeme sıfatıyla bakması gerekirken dosyanın yeniden Yargıtay'a gönderilmesi yerinde değildir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SUÇ : Muhafaza görevini kötüye kullanma HÜKÜM : Hükümlülük Gereği görüşülüp düşünüldü: 29.03.2011 tarihinde haczedilerek sanığa yediemin sıfatıyla teslim edilen .... plaka sayılı araç üzerindeki haczin icra takip dosyasında işlem yapılmadığı için düştüğü, dosyada İcra İflas Kanunu gereğince süreyi durduran herhangi bir halin gerçekleşmediği, alacaklı vekili tarafından hacizden itibaren bir yıllık süre geçtikten sonra haczin 11.12.2012 tarihinde yenilendiği anlaşılmakla; suç tarihinde yürürlükte bulunan İİK.nun 106 ve 110. maddeleri gereği hacizli taşınır malların hacizden itibaren bir yıllık süre içerisinde satışının istenmemesi halinde haczin başka bir işleme gerek kalmaksızın kalkacağı ve bu nedenle muhafaza görevini kötüye kullanma suçunun hukuka aykırılık öğesinin oluşmayacağı dikkate alınarak sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi; Yasaya aykırı, sanığın...

UYAP Entegrasyonu