Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 7.331,00-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine; 5.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davacı eldeki dava ile, davalıdan satın aldığı dairedeki ayıplar nedeniyle uğradığı zararlarının tazmini istemiş, mahkemece, davanın hem maddi hem de manevi tazminat yönünden kısmen kabulüne karar verilmiş ise de Türk Borçlar Kanunu'nun 58. maddesi uyarınca, manevi tazminata hükmedilebilmesi için kişilik hakkının hukuka...
Dava,trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. BK.nun 47.maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat, bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan miktar kadar olması gerekir. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir....
Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece toplanan deliller doğrultusunda davacının maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne dair verilen karar Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/8355 esas 2017/5960 karar sayılı ilamı ile görev yönünden bozulmuştur. Bozma ilamına uyularak devam edilen yargılama neticesinde Mahkemece davacının maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 7.500,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Temyiz: Karar, davalı .... vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, maddi tazminata ilişkin talebin bozmaya konu yapılmayarak kesinleştiği, manevi tazminat isteminin ise, bozma ilamında da belirtildiği üzere hesaptaki paranın makul bir süre ödenmemesinde hukuka aykırılık bulunmadığı ve davacı tarafın nasıl bir cismani zarara uğradığını, maddi nitelikte olmayan hangi kişisel değerinin ihlal edildiğini de kanıtlayamadığı gerekçesiyle, maddi tazminat istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat isteminin ise, reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, banka hesap sözleşmesine dayalı alacak ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, yukarıda özetlendiği şekilde karar verilmiştir....
Mahkemece, davalı ...Ş. aleyhine açılan davanın feragat nedeniyle reddine, davalı ... aleyhine açılan maddi tazminat ve tedavi masrafları talebine ilişkin davada, buna ilişkin asıl alacak davacıya ödendiğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, asıl alacak için olay tarihinden dava tarihine kadar işlemiş olan 20.599,09 TL faiz bedelinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 3.000,00 TL manevi tazminat bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal fazili ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekilince temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1.582,85 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı ...'...
Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Bu durumda hükmedilen manevi tazminat miktarı, somut olayın özellikleri, kaza tarihi, tarafların kusur durumu, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, olayın meydana gelmesindeki etkiler gibi hususlar bir arada değerlendirilerek belirlenmelidir....
Somut olayda, desteğin ölümü yanında, tarafların kusur oranı, ekonomik ve sosyal durumu, duyulan acı gibi nedenler dikkate alındığında, davacılar için hükmedilen manevi tazminat miktarı, duyulan acıyı, çekilen sıkıntıyı hafifletebilecek düzeyde değildir. Hükmedilen manevi tazminat miktarı davacılar için bir miktar az olup, daha üst düzeyde manevi tazminat takdiri için hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar ... ve ... İnşaat Gıda San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile manevi tazminata dair hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine, aşağıda dökümü yazılı 1.067,76 TL kalan onama harcının temyiz eden davalılar ... ve ... İnşaat Gıda San ve Dış Tic. Ltd....
Davacı taraf, dava konusu kaza sonucu yaralanmasından duyulan üzüntü nedeniyle, 30.000,00 TL. manevi tazminat isteminde bulunmuş; mahkemece, talebin kısmen kabulüne karar verilerek hükümde belirtilen miktarda manevi tazminata karar verilmiştir. 6098 sayılı TBK'nun 56. (BK'nun 47.) maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir....
ın fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine, b-)Davacı ... için takdiren 5.000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 29.07.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, davacı ...'ın fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine, c-)Davacı ... için takdiren 5.000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 29.07.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, davacı ...'un fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine, d-)Davacı ... için takdiren 3.500 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 29.07.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, davacı ...'ın fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1- 6100 Sayılı HMK.'...
GEREKÇE : Dava, adi ortaklık sözleşmesinden kaynaklanan alacak, manevi tazminat ve sahte imza kullanılarak yapılan işlemler nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti taleplerine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın "Hâkimin davayı aydınlatma ödevi" başlıklı 31.maddesinde "Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir." hükmü ile 141.maddesinde "Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez....


