istisna olarak yer alan manevi tazminat talepleri teminata dahil edilmiştir." şeklinde hükümlerin mevcut olduğu anlaşılmıştır....
Mahkemece, “taraflar arasındaki nizalı asıl alacak miktarının 2.000,00 TL, manevi tazminat isteminin ise 6.000,00 TL olduğu, her iki miktarın da ayrı ayrı Asliye Hukuk Mahkemesinin görev sınırına girmediği, davada görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olduğu” belirtilerek, mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 2.000,00 TL asıl alacak, 14,00 TL faiz olmak üzere toplam 2.014,30 TL üzerinden başlatılan icra takibine yapılan “itirazın iptali” istemi ile 2.000,00 TL maddi, 6.000,00 TL de manevi tazminat istemine ilişkin olup, davada harca esas değer 10.000,00 TL olarak gösterilmiş, peşin harç da bu miktar üzerinden yatırılmıştır. HUMK.nun 3. maddesinde düzenlenen, “müddeabih birden fazla ise, miktar ve kıymetlerinin mecmuu esas ittihaz olunur.” Hükmü gereğince, davada talep edilen toplam alacak miktarı 10.000,00 TL olduğundan, miktar itibariyle davada görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir....
Mahkemece maddi-manevi tazminat taleplerinden kabul edilen miktara göre ayrı ayrı karar ve ilam harcı belirlenerek sigorta şirketinin maddi tazminat talebi hakkında karar ve ilam harcından poliçe limiti gözetilerek sorumluluğuna dair karar verilmesi gerekirken maddi-manevi tazminat talepleri hakkında tek bir karar ve ilam harcı belirlenip, bunun tamamından sigorta şirketinin de sorumlu olduğuna dair karar verilmesi, maddi ve manevi tazminat miktarlarının kabul edilen kısımlarına göre oranlama yapılarak davalı ... şirketinin manevi tazminat yönünden sorumluluğunun bulunmadığı değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken maddi ve manevi tazminat taleplerinin toplamı üzerinden hesap edilerek bunun tamamından sigorta şirketinin de sorumlu olduğuna ve kabul edilen manevi tazminat talepleri yönünden sigorta şirketi aleyhine de vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmayıp bozma nedeni ise de; b)Bunun yanında reddedilen manevi tazminat talepleri yönünden sigorta şirketi lehine de vekalet ücretine...
Dosyanın incelenmesinde; davacının 16/01/2013 havale tarihli dava dilekçesinde maddi ve manevi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsili talep edilmiş, mahkemece 19/10/2015 tarihinde alınan bilirkişi raporunda, maddi tazminat hesaplaması yapılmış, bunun yanında ödeme tarihi olan 09/12/2010 ile dava tarihi olan 06/01/2013 tarihleri arasındaki işlemiş yasal faiz de hesaplanarak davacının talep edebileceği maddi tazminat tutarının 35.630,60 TL asıl alacak ve 6.764,93 TL faiz olmak üzere toplam 42.395,53 TL olduğu belirtilmiştir. Mahkemece, maddi tazminat yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilerek asıl alacak ve faiz toplamı olan 42.395,53 TL’nin ödeme tarihi olan 09/12/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir....
Av. ... aralarındaki birleşen maddi ve manevi Tazminat-Alacak davası hakkında ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen 14.05.2013 gün ve 2011/776 E. - 2013/236 K. Sayılı hükmün davacı birleşen dosya davalısı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu. - K A R A R - Davacı (karşı davalı) yanca davalı (karşı davacı) aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat davasının reddine, karşı davacı tarafından davacı (karşı davalı) aleyhine açılan ve birleştirilen alacak davasının ise kabulüne karar verilmiştir. Davacı (karşı davalı) vekilinin hem asıl dava hemde birleşen dava bakımından hükmü temyiz ettiği halde sadece birleşen davaya ilişkin nisbi temyiz harcı ve temyiz yoluna başvurma harcını yatırdığı dosya kapsamındaki harç alındı belgesinin tetkikinden görülmektedir....
Bu açıklamalar ışığında, dava dilekçesinin kapsamı ve davacının ön inceleme oturumundaki beyanları değerlendirildiğinde; davanın haksız takip ve haksız hacze dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Davanın ihtiyati haciz nedeniyle tazminat istemine ilişkin olduğuna ve davacı yanca yapılan açıklamanın, iddianın genişletilmesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine dair belirleme yerinde değildir. Davaya konu icra takibi ve haciz işlemleri, taraflar arasındaki alacak davasına dayalı olduğuna ve Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/153 esas sayılı dosyası üzerinden görülen bu alacak davası, eldeki davanın dava tarihinde ve halen derdest bulunduğuna göre; davanın zamanaşıma uğradığından söz edilemez....
Somut olayda manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gözetilerek mahkemece manevi tazminat talebinin tümden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. SONUÇ:Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenle, davacının tüm davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine ikinci bentte açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde taraflara iadesine, 10.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....
olan 21/12/1999 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 4-Davacının talep ettiği manevi tazminat yönünden daha önce hükmolunan 30.000,00 TL manevi tazminat da bozma dışında tutulmuş olması nedeniyle taktiren 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 21/12/1999 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Belediye Başkanlığı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 18.06.2018 tarih, 2015/12262 Esas ve 2018/6023 Karar sayılı ilamı ile; "ölenin kardeşi olan davacı Kübra Yırtıkgöz'ün manevi tazminat talebi yönünden olumlu ya da olumsuz hüküm tesis edilmeyişinin doğru olmadığı; ölenin anne babası olan davacılar ... ve Recep için hak ve nasafet kuralları çerçevesinde daha yüksek manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, somut olay ile bağdaşmayan, düşük miktardaki manevi tazminata hükmedilmesinin uygun görülmediği; davacı tarafın maddi tazminat istemi yönünden davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı, zararın belirli hale gelmesinden sonra 6100 sayılı HMK'nun 107/2. maddesi gereği yapılan artırımın ıslah olarak nitelenemeyeceği, sigorta şirketi dışındaki davalılar yönünden zararın tamamı için haksız fiil tarihi itibariyle temerrüdün oluştuğu dikkate alınarak, tazminatın tamamı için davalı ... yönünden dava ve diğer davalılar yönünden kaza tarihinden temerrüt faizine...
Davacının talebi kabul edildiğine göre davacı lehine sözleşme bedeli üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken sadece maddi tazminat üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. 3-Davacı, davalı tarafından tesislere alınmadığı ve davalının muaraza çıkardığı iddiası ile manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Mahkemece, manevi tazminata kısmen hükmedilmiş ise de davacı, tatil yapmak üzere tesislere gittiğini ve kapıdan çevrilip tesislere alınmadığını ispat etmelidir. Öyle olunca, davacıdan bu yönde delilleri sorulup toplanmalı, sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, BK.nun 49.maddesinde öngörülen manevi tazminat koşullarının somut olayda oluştuğunun tespiti yapılmadan yazılı şekilde manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir....


