Hukuk Dairesi'nce kesin olarak temyiz başvurusunun reddine karar verildiğini, davacı tarafın huzurdaki davaya konu talebi hakkında daha önceden verilmiş kesin bir hüküm bulunması sebebiyle davanın reddi gerektiğini, tespiti istenen husus ve buna bağlı olarak tespit istemi yani dava açma süresinin zamanaşımına uğradığını, aynı taraflar arasında aynı dava konusu hakkında ve aynı dava sebebine dayanarak yeni bir dava açılamayacağını, kesin hükmün hükmü veren mahkeme de dahil diğer bütün mahkemeleri bağlayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; "Davacı İİK 33/A maddesi uyarınca icranın zamanaşımına uğramadığının tespitini talep etmektedir. İİK 33/A maddesi " İlamın zamanaşımına uğradığı veya zamanaşımının kesildiği veya tatile uğradığı iddiaları icra mahkemesi tarafından resmi vesikalara müsteniden incelenerek icranın geri bırakılmasına veya devamına karar verilir."...
konusu işlemin tesisi tarihinden itibaren bir yılın sonunda zamanaşımına uğrar....
Bu nedenle borçlunun, hakkında takip yapılamayacağına ilişkin şikayeti de yerinde olup icra takibinin borçlu ... yönünden iptali gerekirken istemin reddi yönünde hüküm tesisi de doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ :Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.'nun 366. ve HUMK.'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....
HMK'nun "Harç ve Avans Ödemesi" başlıklı 120. maddesinin birinci fıkrasında; harç ve avansların Bakanlıkça saptanacağı, dava açılırken mahkeme veznesine yatırılacağı, avansın yeterli olmadığının anlaşılması durumunda davacıya iki haftalık kesin süre verileceği düzenlenmiştir. Borçlunun şikayet dilekçesinde meskeniyet şikayeti ile beraber kıymet takdir raporuna da itiraz ettiği, .......... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2016/... Esas sayılı dosyasına kaydedilen bu dilekçeye ilişkin mahkemenin 05.01.2015 tarihli tensip tutanağının yedinci bendi ile meskeniyet şikayetinin bu dosyadan tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilmesine karar verildiği ve mahkemenin 2016/... Esasına kaydedildiği, temyiz incelemesine konu mahkeme kararının da işbu tefrik edilen meskeniyet şikayeti olduğu sorulmaktadır. Karara dayanak dava şartına ilişkin muhtıranın incelenmesinde mahkemece, toplam 829,......
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Kredi sözleşmesine dayalı olarak genel haciz yolu ile yapılan ilamsız icra takibinde borçlular, takibin kesinleşmesinden sonra zamanaşımı süresinin geçtiğini ve takibin zamanaşımına uğradığını ileri sürerek, takibin iptali istemiyle icra mahkemesine başvurmuş, mahkemece, taşınmaz satışının 11.09.2003 tarihinde icra müdürlüğünce düşürülmesinden sonra 09.04.2014 tarihli takibin yenilenmesi talebine kadar takip dosyasında bir işlem yapılmadığından 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, BK.nun 598. maddesi uyarınca kefaletin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle icranın geri bırakılmasına karar verilmiştir....
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu … ve … takip numaralı ödeme emirleri içeriği 2008 ila 2012 yıllarına ait vergi ve cezalara yönelik olarak düzenlenen ihbarnamelerin, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun tebligatla ilgili hükümleri yerine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca muhtara bırakılmak suretiyle usulsüz olarak tebliğ edildiği dikkate alındığında, söz konusu kamu alacağının dava konusu ödeme emirlerinin tebliğ edildiği 03/01/2019 tarihinden önce tarh zamanaşımına uğradığı, … takip numaralı ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle … ve … takip numaralı ödeme emirleri iptal edilmiş, 145 takip numaralı ödeme emri yönünden ise dava reddedilmiştir....
ye devredildiğini öğrendiğini, davalı kurumca müvekkiline tebligatın yapılmadığını, davalı bankaca tebligat yapıldığını bildirilen adresin müvekkilinin annesinin adresi olduğunu ancak müvekkilinin anne ve babası ile birlikte ikamet etmediğini, Almanya'da çalıştığını, bu nedenle yapılan tebligatın usulsüz olduğunu ileri sürerek, 12.007,76 Euro'nun devlet bankalarınca 1 yıllık mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir....
Şti.nin usulsüz tebligat şikayeti ile birlikte imzaya ve borca itirazda bulunarak icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece dosyaların birleştirilmesinin ardından verilen ilk kararın Dairemizce bozulması üzerine yapılan yargılama neticesinde, bu defa asıl ve birleşen davalar yönünden İİK’nın 170/a-son maddesi uyarınca, borçlunun imzaya itirazları hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek, çek tazminatı yönünden borca itirazın kabul edildiği anlaşılmaktadır. İİK'nın 170/a. maddesi, alacaklının takip hakkı ve senedin kambiyo vasfının, süresinde ileri sürülen itiraz veya şikayet sırasında mahkemece re’sen dikkate alınacağına ilişkin olup, maddenin son fıkrasında; "her ne suretle olursa olsun, imza itirazı geri alınmış veya borç kısmen veya tamamen kabul edilmiş ise, bu madde hükmü uygulanmaz" düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda, hükme esas alınan ... 1....
Bu hakka, tarafın hâkime meramını anlatma hakkı ya da iddia ve savunma hakkı da denilmektedir. 29. Uyuşmazlığın çözümü bakımından usulsüz tebligat kavramının da açıklanması gerekmektedir. Tebligatların, Tebligat Kanunu'na ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenip tebliğe çıkarılması gerektiğinden, Kanun veya yönetmeliğe uygun düzenlenmeyen veya tebliğ edilmeyen tebligat usulsüz tebligattır. 30. Önemle belirtilmelidir ki tebligatın, 7201 sayılı Kanun ile Tebligat Tüzüğünde (Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelikte) emredildiği gibi yapılmasına yönelik şekli özelliği nedeniyle usulüne uygun yapılıp yapılmadığının resen dikkate alınması gerekmektedir. 31. Nitekim aynı ilkeler Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.03.2019 tarihli ve 2015/21-781 E., 2019/338 K. ile 15.10.2019 tarihli ve 2017/21-243 E., 2019/1061 K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir. 32. Somut olayda, ...'...
Sayılı dosyasında takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yasal süresi içerisinde açılmadığını, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun "İlamın Zamanaşımına Uğradığı İddiası" başlıklı 33/a maddesinde;"Alacaklı, icranın geri bırakılması kararının kesinleştiğinin kendisine tebliğinden sonra, zamanaşımının vaki olmadığını ispat sadedinde ve 7 gün içinde umumi mahkemelerde dava açabilir. Aksi takdirde icrası istenen ilamın zamanaşımına uğradığı hususu kesin hüküm teşkil eder." hükmünün yer aldığını, İcra Hukuk Mahkemesince verilen kararın kesinleştiğine dair kendisine tebligat yapılan tarafın, genel mahkemelerde dava açma süresi ve hangi koşullarda dava açabileceğinin İİK md. 33/a hükmünde açıkça belirtildiğini, işbu tespit davasının İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin... E. ... K....


