Tebligatlarda bilgisine başvurulan komşunun ismi alınmadan ve muhatabın tevziat saatlerinden sonra dönüp dönmeyeceği, adresten geçici olarak ayrılıp ayrılmadığı tespit edilmeden yapılan tebliğ işlemlerinin yukarıdaki yasa ve yönetmelik hükümleri uyarınca usulsüz olduklarının kabulü gerekir. O halde mahkemece istemlerin kabulü ile 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca tebliğ tarihlerinin öğrenme tarihlerine göre düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçluların temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Bu durumda borçlunun, tevziat saatinden sonra adresine dönüp dönmeyeceği saptanıp tevsik edilmediği için, usulsüz tebliğe yönelik şikayetinin kabulüne karar verilmesi gerekirken mahkemece şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Dava, davacının davalı bankada açtığı hesabın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle TMSF’ye devrine ilişkin işlemin usulsüz olduğundan bahisle açılan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı bankanın davaya konu hesaplar açılırken bildirilen adrese iadeli taahhütlü mektup gönderdiği, davacının bu tebliğe rağmen parasını almak için başvurmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de söz konusu iadeli taahhütlü mektubun davacıya tebliğ edilemediği anlaşılmaktadır. Oysa Dairemiz içtihatlarında da belirtildiği üzere, yapılan işlemin usulüne uygun olarak kabul edilebilmesi için anılan tebligatın yapılması şarttır. Bu nedenle salt hesap açılırken bildirilen adrese tebligat yapılması bankayı sorumluluktan kurtarmaz. Bankanın mudinin güncel adresini tespit etmek için gereken özeni gösterdiğini de ispat etmesi gerekir....
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … takip numaralı içeriği kamu alacağına yönelik vergi ve cezalara ait ihbarnamelerinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun tebligata ilişkin hükümlerine göre tebliğ edilmesi gerekirken 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca kapıya yapıştırılmak ve mahalle muhtarına bırakılmak suretiyle tebliğ edildiği, ... takip numaralı ödeme emrinin dayanağını oluşturan vergi ve cezalara ait ihbarnamelerin tebliğ edilemediği hususu 213 sayılı Kanun'un 102. maddesine uygun biçimde saptanmadığından ilanen tebliğ için gerekli koşulların oluştuğundan söz edilemeyeceği dolayısıyla tarh zamanaşımı süresi içinde usulüne uygun biçimde yapılmış tebligat bulunmadığından 31/12/2016 ve 31/12/2017 tarihleri itibarıyla zamanaşımına uğradığı sonucuna ulaşılan söz konusu kamu alacağı nedeniyle davacının takibinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu ödeme emirleri iptal edilmiştir....
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu vergi ve cezalara ilişkin ihbarnamelerin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nda yer alan tebligat hükümleri yerine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca 31/12/2015 tarihinde mahalle muhtarına teslim edilmek suretiyle tebliğ edildiği anlaşılan olayda, davacının usulsüz tebligatı öğrendiği 08/03/2016 tarihi itibarıyla salınan vergi ve kesilen cezaların zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle vergi ve cazalar kaldırılmıştır. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir....
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu vergi ve cezalara ilişkin ihbarnamelerin davacının bilinen adresinde tebliğ edilemediğinden bahisle 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca muhtara bırakılmak suretiyle tebliğ edildiği olayda, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun ilgili hükümleri yerine 7201 sayılı Tebligat Kanunu gereğince yapılan tebligatın usulsüz olduğu dikkate alındığında öğrenildiği beyan edilen tarhiyatın 04/01/2016 tarihinde tebliğ edildiğinin kabulü gerekeceğinden 31/12/2015 tarihinde zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle vergi ve cezalar kaldırılmıştır. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir....
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu vergi ve cezalara ilişkin ihbarnamelerin, davacının bilinen adresinde tebliğ edilemediğinden bahisle 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca muhtara bırakılmak suretiyle tebliğ edildiği, olayda, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun ilgili hükümleri yerine 7201 sayılı Tebligat Kanunu gereğince yapılan tebligatın usulsüz olduğu dikkate alındığında, öğrenildiği beyan edilen 05/01/2016 tarihinde tebliğ edildiğinin kabulü gerekeceğinden 31/12/2015 tarihinde zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle vergi ve cezalar kaldırılmıştır. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir....
Tebligatta muhatabın adreste bulunmama sebebi, tevziat saatlerinde dönüp dönmeyeceği belirtilmediği gibi, komşunun isim ve imzası alınmadan, imzadan imtina ettiği şerhi yazılmadan tebliğ işlemi yapıldığından, yukarıdaki yasa ve yönetmelik hükümleri uyarınca tebligatların usulsüz olduğunun kabulü gerekir. O halde mahkemece itiraz süresinde kabul edilip borca itirazların İİK. 169/a uyarınca incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29.09.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
SONUÇ: Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01/10/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi....
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu tarhiyata ilişkin ihbarnamenin, davacının adresinde bulunamaması nedeniyle ilanen tebliğ edildiğinin anlaşıldığı olayda, 09/06/2005 tarihli adres tespit tutanağında tespit edilen yeni adresinde tebligat denenmeksizin doğrudan ilanen tebliğ usulsüz olduğundan dava dilekçesinde belirtilen 16/11/2016 tarihinde öğrenildiğinin kabulü gereken tarhiyatın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle cezalı vergi kaldırılmıştır. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı adına düzenlenen ihbarnamenin usule uygun tebliğ edildiği ve tarhiyatın zaman aşımına uğramadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir....


