WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

ın şirketi temsil ve ilzama devam ettiği gibi, TTK'nun 630.maddesi uyarınca şirketi ve ortakları zarara uğratacak eylemlerde bulunmaya başladığını ve temsil hakkından doğan yükümlülüklerini kötüye kullanmakta olduğunu, şirket müdürünün yapmış olduğu işlemler sonucu göreve başladığı dönemde 82 olan bayi sayısının 69'a düştüğünü ve yapılan usulsüz işlemler sonucu şirket bilançosunun zarar eder duruma geldiğini ve şirketin mevcudunun borçlarını karşılamayacak duruma geldiğini, basiretli bir yönetim sergilemediği gibi ortaklar arasında eşit davranmayarak hakim ortak lehine muvazaalı işlemler yapmakta şirketin mevcudunu ve varlıklarını kaçırma, gizleme veya bir ortağa haksız menfaat temin etmek amacıyla usulsüz tasarruflarda bulunduğunu belirterek şirketi temsil ve ilzam yetkilisi olan ...'...

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan şirket müdürlüğünden azline dair karara yönelik temyiz itirazları yerinde değildir. .../... 2- Dava, limited şirketin ortağı ve müdürü olan davalının, şirketin varlığını kendi şahsi işleri için kullandığı ve şirketi zarara uğratma ihtimali bulunduğu iddiasına dayalı haklı sebeple şirket ortaklığından çıkarılması ve müdürlükten azli istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de; 6102 sayılı TTK'nın 640. maddesinin 3. fıkrası gereğince haklı sebebe dayalı olarak ortağın şirketten çıkarılması için ancak şirket dava açabilir....

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, temsil yetkisinin kaldırılması talep edilen ...'in şirketteki hisselerini tamamen devredip şirket müdürlüğünden de istifa ettiği, yerine davalılardan ...'in şirket müdürü olarak seçildiği, şirkette bir organ boşluğunun bulunmadığı, gerek şirket müdürünün azli, gerekse şirkete kayyım atanmasının şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 6,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 08/01/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde davacının davalılardan şirkete karşı yöneltmiş olduğu ve şirket ortaklık payının hissesinin % 50 olduğunun tespiti ve kâr payının tahsiline yönelik talepler bakımından İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu taleplere yönelik dava kesimi bakımından onanmasına karar vermek gerekmiştir. ...-Yukarıda belirtilen talepler dışında, davacı tarafından davalı şirket müdürü olan diğer davalı ...’in haklı nedenlere dayalı olarak şirket müdürlüğünden azli talep edilmektedir....

in şirket müdürlüğünden azli ile şirkete kayyum atanması olarak ıslah ettiklerini beyan etmiştir. Davalılar vekili, şirket hesaplarında herhangi bir usulsüzlük olmadığını, yapılan işlemylerin tarafların ortak muvafakatı ile yapıldığını ve satılan malların satış bedellerinin şirkete aktarıldığını, bu paralarla şirketin olağan ihtiyaçlarının karşılandığını ve şirket borçlarının ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, şirket kayıtlarına göre davacı ile davalının ...Özel Sağlık ve Eğitim Hizmetleri İnş. San. Tic. Ltd....

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : DAVACI : VEKİLLERİ: DAVALI : VEKİLLERİ: DAVA : LİMİTED ŞİRKET MÜDÜRÜNÜN AZLİ DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili 25/02/2020 tarihli dilekçesiyle; davacı ile davalının dava dışı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin iki eşit hisseli ortağı olduklarını, aynı zamanda şirket yönetiminde münferit yetkili müdür olduklarını, davalı şirket müdürü ...'...

İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı taraf istinaf dilekçesinde; davacı tarafça açılan davada, şirket müdürünün TTK m. 630/II uyarınca haklı sebeple azli talep edildiğini, davanın şirket aktiflerinin aynından kaynaklı bir dava olmadığını, uyuşmazlık konusu yapılmayan şirket aktifleri araçlar hakkında ihtiyati tedbir kararı verildiğini, bu kararın şirketin ticari faaliyetlerini de geri dönülemeyecek şekilde olumsuz etkilediğini, kısa bir süre önce davacının geçersiz yetki belgesi ile şirket adına kayıtlı araçları oğluna ait başka bir şirkete devrettiğini, bu durumun müvekkili tarafından fark edilmesi ile .. . Birliğine geçersiz yetki belgesi ile yapılan araç satış işlemlerini önlemesi için ihtar gönderildiğini, aynı zamanda .....

ın müdürlük yetkilerinin kaldırılmasına, davalı şirket yönünden açılan davanın husumet yokluğu nedeni ile usulden reddine, davalı şirketin belirlenen yönetim kayyumu tarafından idare edilmesine ilişkin kararın kaldırılmasına, davalı şirketin tüm ortaklar tarafından yeni yönetim oluşturuluncaya kadar birlikte yönetilmesine karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri ve feri müdahiller vekili temyiz etmiştir. 1- Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı ... ve feri müdahillerin sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Dava, haklı nedenlerle şirket müdürünün azli istemine ilişkindir. Mahkemece verilen ilk karar Dairemizin 2012/8208esas 2014/474karar sayılı ilamıyla işbu davada şirkete husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle bozulmuştur. Bozma ilamına konu edilmeyen hususlar yönünden ise söz konusu mahkeme kararı kesinleşmiştir. Bu nedenle davalı ...'...

Kararı, davalı-davacı ... vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan geçici kayyum tayinine yönelik sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Asıl dava, limited şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin olup, davalı ... yönünden de davanın kabulüne karar verilmiş ise de, şirket fesih ve tasfiye davalarının şirkete yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, şirket ortağı davalı ... hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, davalı ... hakkında da yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. 3- Birleşen dava, şirket müdürünün azli istemine ilişkin olup, mahkemece, şirketin fesih ve tasfiyesi ile şirket yönetim yetkisinin tafiye memurlarına geçtiği, davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle...

Taraflar arasındaki şirket müdürünün azli davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince konusuz kaldığından dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi hükmü re'sen kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 40 ıncı ve Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 18 inci maddeleri uyarınca yapılan ön incelemede; davacının Bakırköy 16. İcra Müdürlüğü'nün 2018/14591 sayılı dosyasında yapılan hisse satışına ilişkin olarak 2....

UYAP Entegrasyonu