Haklı sebep, doktrin ve uygulamada genel olarak limitet şirketin idare ve temsil yetkisinin kullanılmasında basiretsizlik, ağır ihmal ve benzeri haller olarak sayılmıştır. Ancak, gerek mülga 6762 sayılı TTK'nın 543. maddesi gerekse yürürlükteki 6102 sayılı Kanunun 630. maddesi uyarınca limited şirket müdürlerinin idare ve temsil yetkilerinin kaldırılması istemli olarak açılan davalarda husumet, azli istenen müdüre yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca limited ortaklığın dava edilmesi zorunlu değildir. Somut uyuşmazlık incelendiğinde, yukarıda açıklandığı üzere, müdürün azli istemli davada husumetin, salt azli istenen müdüre yöneltilmesi gerektiğinden, davalı şirket hakkındaki gerek asıl davanın gerekse birleşen davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekmiştir....
. - (T.C Kimlik No: VEKİLİ : Av DAVA : Şirket Müdürünün Azli İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 16/02/2024 YAZIM TARİHİ : 19/02/2024 Davacı tarafından, davalılar aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... Esas sayılı dosyası ile açılan şirket müdürünün azli davasında 08/09/2023 tarihinde tesis edilen ara karara karşı davalıların istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; TALEP: Talep eden vekili Konya ..Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... D.İş Esas sayılı dosyasına vermiş olduğu ihtiyati tedbir talepli dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Selçuk Vergi Dairesi'nin .... vergi sicil numarasında kayıtlı ..... Ticaret Limited Şirketi'nin kurucusu ve hissedarı olduğunu, müvekkilinin oğlu .....'ın 02/04/2021 tarihinde vefat ettiğini ve .....'ın vefatı üzerine şirketlerde kayıtlı tüm hisselerine mirasçıları eşi ..... ve çocukları ..... ve .....'...
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Asıl ve birleşen dava, limited şirket müdürlerinin azli talebine ilişkindir. Dosya kapsamında, dava açıldıktan sonra 10.07.2019 tarihinde yapılan şirket genel kurulunda şirkete davalı dışında davalı yerine yeni bir müdür tayin edildiği anlaşılmaktadır. Buna göre, davanın açılışından sonra yapılan bu genel kurul ile davacının, davalının şirket müdürlüğünden azli istemine ilişkin davaların konusuz kalıp kalmadığı hususu değerlendirilmeksizin karar verilmesi doğru olmamıştır. 2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir....
Bilindiği üzere TTK 630/2. maddesinde " Her ortak, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir." hükmü yer almıştır. Yine TTK 630/3. maddesinde ise "Yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi ve şirketi iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı sebep kabul olunur." hükmü yer almıştır. Nitekim davacı ortak da bu madde hükmüne dayanarak şirket müdürünün azlini istemiştir. Bilirkişi raporunda teknik olarak ayrıntılı açıklandığı üzere; davalı şirket müdürlerinin davalı şirketi 1.225.820,89 TL zarara uğrattıkları, davalı şirket müdürlerinin 1.225.820,89 TL zarardan müştereken sorumlu oldukları, davalı müdürün azli için haklı sebeplerin gerçekleştiği anlaşılmıştır. Davalılardan ......
nin şirket müdürü olduğu anlaşılmakla, bu davalılara şirket müdürün azline ilişkin olarak açılan davada husumet düşmekte ise de, şirketten çıkma, şirketin feshi ve tasfiyesi davasında şirket dışında şirket müdürleri ve ortaklara husumet düşmediği, diğer davalı ... yönünden ise şirket ortağı olması nedeniyle müdür azli, şirketten çıkma, fesih ve tasfiye davasında husumet düşmediği, davacının şirket müdürü davalı ...'nin müdürlükten azli ya da tasarrufu muameleler yapma yetkisinin kaldırılmasına ilişkin talebinin Yargıtay bozma ilamı dışında kalarak davacı tarafından temiz edilmediğinden kesinleştiği ve usulü kazanılmış hak teşkil edeceği gerekçesiyle davacının davalılar ... , ... ve ... yönünden şirketten çıkma fesih ve tasfiye davasının davalı sıfat yokluğundan HMK'nın 114 ve 115/2. maddeleri uyarınca pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacının şirket müdürü davalı ...'...
Maddesi kapsamında davalı şirket müdürün azli koşullarının oluştuğu sonucuna ulaşılarak davalı ... yönünden davanın kabulüne, şirket müdürünün azli davasının azli istenen müdüre karşı açılması gerekli ve yeterli olup davalı şirkete husumet yöneltilemeyeceğinden davalı şirket hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, şirkete kayyum atanmasına yönelik davanın ise davalı şirkete husumet yöneltilerek açılması yeterli olup davalı ...'...
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece 22/12/2023 ara tarihli ara karar ile, TTK 630/2 maddesine dayalı olarak açılan limited şirket müdürünün müdürlük görevinden azli talebine ilişkin davada, ihtiyati tedbir olarak davalının temsil yetkisinin geçici olarak kaldırılmasının talep edildiği, davanın müdürlük görevinden azle ve ihtiyati tedbir talebinin de müdürün temsil yetkisinin kaldırılması talebine ilişkin olması nedeniyle ihtiyati tedbir talebinin davanın esasını çözecek mahiyette karar verilmesine ilişkin olduğu, davanın esasını çözecek nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği, tarafların yetkilisi oldukları şirketin yönetim organının bulunduğu, davanın, şirketin müdürünün azli talebine ilişkin olduğu, TMK'nın 426. ve devamı maddelerinde hangi hallerde kayyım atanacağının düzenlendiği, kanunun 426. maddesinde temsil kayyımlığı, 427. maddesinde ise yönetim kayyımlığı düzenlendiği, bir şirketin yasal temsilcisinin görevini yerine getirmesine bir engel bulunduğu taktirde kendisine...
ün eylemleri nedeniyle zedelendiği tespitleri neticesinde davalı şirket müdürünün azli ile davalı şirkete yönetim kayyımı atanmasına karar verildiğini, .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas, ... Karar ve 11.11.2019 Tarih sayılı kararda; "Alınan bilirkişi raporları ve bir kısım dava dosyalarından, davalı ...'...
genel kurullarda faaliyet raporlarının bilanço ve gelir tablosunun ve şirket müdürünün ibrasının ayrı bir madde olarak ön görüldüğü, bu dönemlere dair raporların onaylandığı ve müdürün şirket ortaklarınca oy birliğiyle ibra edildiği, ayrıca söz konusu faaliyet yıllarına ilişkin şirket ortaklarınca kar dağıtılmamasının oy birliğiyle kabul edildiği bildirilmiştir....
nin 2013-2014-2015 yıllarına ait vergi levhasının incelenmesi neticesi dava dışı şirketin 2015 yılı Kurumlar Vergi Beyannamesi vermediğinden 213 Sayılı V.U.K'nu hükümlerine göre, bu sebeple, Usulsüzlük, Vergi Cezası, Kaçakçılık cezalarına muhatap olabileceği tüm bu hususların davalının özen ve sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği sonucuna götüreceği ve şirket müdürünün azli bakımından haklı sebeplerin oluşturduğu sonucuna varılmıştır. Davalının davacının imzasını taklit etmesinin aradaki güven ilişkisini sarstığı, ayrıca gerek özen gerekse şirketin menfaatlerini gözetme yükümlülüğünün ihlali dolayısıyla TTK md. 630/3 maddesinde anılan haklı sebeplerin gerçekleştiği ve mahkemece müdürlük görevinden azledilebileceği görüş ve kanaatinde olduklarını bildirmişlerdir....


