AŞ'nin ipotek belgesine dayanak dava dışı bayinin sözleşmeye aykırılığı nedeniyle hüküm altına alınan borcu için ... A.Ş tarafından ipotek veren ve ipotekli taşınmazı devir alan davacılarımız hakkında icra takibi ile alacak talebinde bulunup buşunmayacağı, daha doğrusu ... Mahkemesi'nde husumet yokluğuna ilişkin kararın davacılarımız hakkında icra takibi yapılmasına engel oluşturup oluşturmayacağı noktasında toplanmaktadır. ... A.Ş tarafından ... hakkında .... Mahkemesi'nde alacak davası açıldığında ... A.Ş'nin elinde ... tarafından davaya konu edilen bayilik sözleşmesinden dolayı oluşacak bayi borçları için verilmiş ipotek olduğu halde bu belge mahkemeye sunulmadığı için mahkeme, borcu başka şekilde garantör olduğu kanıtlanamadığını gerekçe yapıp ... hakkındaki davayı esastan reddetmiştir. Asıl bayilik ilişkisinden dolayı alacaklı olan ... A.Ş bayisi ... ... . . . Ltd....
Üst sınır ipoteğinde taraflarca kararlaştırılan ve tapu kütüğüne tescil edilen yük miktarı ipotekli alacaklının tüm alacak kalemleri için bir üst sınır teşkil eder. Bu miktar sırf ana para alacağı değildir. Taşınmaz satış bedeli tüm alacak kalemlerini karşılasa dahi, üst sınırı aşan bu alacakların satış bedelinden karşılanması mümkün olmaz. Bu alacak kalemleri ipotek teminatı dışında kalan alacak olarak ancak genel haciz yolu ya da iflâs yolu ile takip edilebilir (Tunç Yücel, s. 165). 18. Türk Medeni Kanunu’nun 851. maddesindeki düzenlemeden anlaşıldığı üzere ipotek, güvence altına alınması düşünülen alacağın miktarının belirli olup olmamasına göre iki şekilde kurulabilir. Buna göre, ipotekle güvence altına alınması düşünülen alacağın miktarı belirli ise anapara ipoteği, belirli değilse üst sınır ipoteği kurulur. 19. Üst sınır (limit) ipoteğinde üst sınır çerçevesinde tescil edilen ipotek, tescil edildiği tarihte mevcut ve miktarı belli olan bir alacağı dayanmamaktadır....
HUKUK DAİRESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasındaki davada; Davacı, tüzel kişiliği bulunmayan ... tarafından yetkili kılınan vekil aracılığıyla aleyhine icra takibi yapıldığını, usulüne uygun olarak tanzim edilmeyen ödeme emrinin taraf ehliyeti bulunmayan vekil tarafından düzenlendiğini, takip yapan siteye borcunun bulunmadığını, gıyabında yapılan tebligat nedeniyle ödeme emrine süresinde itiraz edemediğini, Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 25. maddesi uyarınca borçlu kat malikinin mallarına haciz yoluyla el konulamayacağını, Kanunun yalnızca taşınmaz üzerinde ipotek tesis etmeye izin verdiğini, kayden maliki olduğu ... ada ... parseldeki 70 numaralı bağımsız bölümün mezkur Kanun hükümlerine aykırı olarak cebri icra yoluyla satıldığını, ihalenin feshi talebiyle açtığı davanın süre yönünden reddedildiğini ileri sürerek, taşınmazın ihale ile satışının ve tapu kaydının iptali ile adına tescilini talep etmiştir....
DELİLLER ve GEREKÇE: Derdest dava zorunlu mali mesuliyet sigortacısının üçüncü kişiye ödediği tazminata ilişkin rücuen alacak davasıdır. Kural olarak ispat külfeti davacı taraf üzerindedir. Sigorta şirketi kendisine sunulan belgelere istinaden açtığı hasar dosyası kapsamında davalıya tazminat ödemesi yapmıştır. Bu ödemenin fazla olduğu ileri sürülerek iadesi istenmektedir. O halde sigorta şirketi ödenen tazminatın gerçek zarara nispetle fazla olduğunu ispat etmelidir. Esasen sigorta şirketinin ödemesi açtığı hasar dosyasına ve kendi yaptığı araştırmaya müstenittir. Basiretli tacir sıfatı bulunan davacının ödeme yapmadan önce yeterli araştırma yapması beklenir. Ortada bir hile iddiası yoksa yahut yanılgıya dayalı bir ödeme yapılmamışsa sigorta şirketinin yaptığı ödemeyi geri isteyememesi gerekir. Ancak sunulan belgelerin yanıltıcı olması ihtimali ve belgelerin davalı tarafça temin edildiği gözetildiğinde yeterli ispat sağlandığı müddetçe iade talebi kabul görebilir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki "rücuen tazminat" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 28.12.2010 gün ve 2009/315 E., 2010/511 K. sayılı kararın incelenmesi taraf vekillerince istenilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 05.11.2013 gün ve 2012/16697 E., 2013/16943 K. sayılı bozma ilamı ile; (...Dava, rücuen alacak istemine ilişkindir. Yerel mahkemece açılan davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Davacı, dava dışı üçüncü kişinin mevzuat gereği kendisine indirimli tarife uygulanması gerekirken Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı'nın talimatı üzerine indirimli tarife uygulamasından vazgeçilmesi nedeniyle ödemiş olduğu fazla elektrik bedelinin geri alınması için açtığı dava sonucunda mahkemece verilen ve kesinleşen karar gereğince üçüncü kişiye ödemiş olduğu tazminatın rücuan davalıdan ödetilmesini istemiştir....
Davalı vekili, müvekkiline trafik sigortalı aracın, malikinin rızası dışında 3. bir şahıs tarafından kullanılırken kazanın meydana geldiğini, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile Beyoğlu 2. İcra Müdürlüğü’nün 2010/9806 sayılı takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 1.372,31 TL asıl alacak üzerinden devamına karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Aynı olay nedeniyle davacı tarafından hasara neden olan aracın trafik sigortacısı olan .... aleyhine mahkemenin 2012/522 Esas sayılı dosyası üzerinden açtığı rücuen tazminat talepli dava dosyası bu dosya ile birleştirilerek yargılamaya devam edilmiştir. Birleştirilen davalı vekili, davanın zamanaşımı ve esas yönünden reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, asıl ve birleştirilen davaların zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 24,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna 21.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Bu husus, TMK’nın 851. maddesinde "Taşınmaz rehni, miktarı Türk parası ile gösterilen belli bir alacak için kurulabilir. Alacağın miktarının belli olmaması hâlinde, alacaklının bütün istemlerini karşılayacak şekilde taşınmazın güvence altına alacağı üst sınır taraflarca belirtilir." şeklinde ifade edilmiştir. Türk Medeni Kanunu’nun 851. maddesindeki düzenlemeden de anlaşıldığı üzere ipotek, güvence altına alınması düşünülen alacağın miktarının belirli olup olmamasına göre iki şekilde kurulabilir. Buna göre, ipotekle güvence altına alınması düşünülen alacağın miktarı belirli ise anapara ipoteği, belirli değilse üst sınır ipoteği kurulur. Türk Medeni Kanunu’nun 881/1 maddesinde ise, "Halen mevcut olan veya henüz doğmamış olmakla beraber doğması kesin veya olası bulunan herhangi bir alacağın ipotekle güvence altına alınabileceği...", Kanun’un 883. maddesinde de "Alacak sona erince ipotekli taşınmazın malikinin, alacaklıdan ipoteği terkin ettirmesini isteyebileceği" düzenlenmiştir....
a ait olan gayrimenkul üzerinde 02/02/2015 tarihinde 1.derecede 140.000,00 TL tutarında ipotek tesis etmiş olduğu, davalı banka müşterisi ...'ın konut kredisi ödemeleri devam ederken ...'ın ...bank lehine ipotek verdiği taşınmaz üzerindeki rehnin yine devam ederken davacı bankanın aynı taşınmaz üzerinde 16/02/2017 tarihinde 2.derecede 110.000,00 TL limit dahilinde ipotek tesis etmek suretiyle dava dışı ... 'na 110.000,00 TL tutarında 60 ay vadeli konut kredisi kullandırdığını, taşınmazın mülkiyetinin ...'na tescil edildiğini, aynı taşınmaz üzerinde davacı ve davalı bankanın ipotek tesis etmek suretiyle 2 farklı şahsa konut kredisi kullandırdığını, kullandırılan kredi tutarının davalı banka nezdindeki ...'...
Şti. vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davalıların maliki ve sürücüsü olduğu aracın, davacının kaskoladığı park halindeki araca çarpmasıyla oluşan kazada aracın hasar gördüğünü, davalı şirketin gerek araç maliki olarak işleten sıfatıyla gerekse diğer davalı sürücünün işvereni olarak adam çalıştıran sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu, sigortalılarına ödedikleri 6.656,00 TL. hasar bedelinin rücuen tahsili için davalılar aleyhine başlatılan takibe davalıların itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu belirterek itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatının davalılardan tahsilini talep etmiştir. Davalı ... Temizlik Ltd. Şti. vekili, davacının kaskoladığı araçla kazaya karışan aracın kaza tarihindeki malikinin ... Otom. San. Tic....


