İşlem tarihi ile ödeme tarihi arasında geçen zaman içinde paranın değer kaybına uğraması mümkün olduğu gibi, idarece takdir edilen ve davacıya ödenmesi belirtilen ipotek bedeli eksik de takdir edilmiş olabilir. Sözü edilen yasanın 10/c maddesinde ipotek bedelinin 2942 Sayılı Kamulaştırma Yasası hükümlerine göre belirleneceği öngörülmüştür. Bu yasa gereğince belirlenen değere ilgilisinin itiraz ve dava hakkı bulunduğuna ve davalının da bu yolda açtığı bir dava mevcut bulunduğuna göre sonucu beklenerek, orada artırımlı bir değer tespit edilmesi ve bunun kesinleşmesi halinde eldeki davada da ona hükmetmek gerekecektir. Sözü edilen dava dosyası beklenmeden karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın yatırana iadesine, 18.7.2007 gününde oybirliği ile karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen hüküm süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R - Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında ihale sonrası hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, yapılacak iş kapsamında davalı şirket bünyesinde çalışmakta iken iş akdi feshedilen dava dışı işçinin işe iade talebiyle müvekkili üniversite ve davalı aleyhine açtığı davanın kabul edildiğini, müvekkilinin icra dosyasına ödeme yaptığını, işçinin davalı şirketin işçisi olup ihale sözleşmesi hükümlerine göre işçilik alacaklarından davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek 19.294,07 TL’nin ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı dava dilekçesinin yetki yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, dava dışı işçi ...’nın işçilik alacaklarının tahsili için açtığı dava sonucu yapılan icra takibi üzerine 12.078,60 TL ödemek zorunda kaldıklarını, davalının bu bedeli rücuen kendilerine ödemesi gerektiğini ileri sürerek,fazlası saklı kalmak üzere 12.078,60 TL’nin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı, aralarında sözleşmeden kaynaklanan bir ihtilaf bulunmadığını, genel yetki kuralı gereğince ... Mahkemelerinin yetkili olduğunu savunarak yetki itirazında bulunmuş, esastan da davanın reddini dilemiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı dava dilekçesinin yetki yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, dava dışı işçi ...’ın işçilik alacaklarının tahsili için açtığı dava sonucu yapılan icra takibi üzerine 15.151, 34TL ödemek zorunda kaldıklarını, davalının bu bedeli rücuen kendilerine ödemesi gerektiğini ileri sürerek, fazlası saklı kalmak üzere 15.151, 34 TL’nin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı, aralarında sözleşmeden kaynaklanan bir ihtilaf bulunmadığını, genel yetki kuralı gereğince ... Mahkemelerinin yetkili olduğunu savunarak yetki itirazında bulunmuş, esastan da davanın reddini dilemiştir....
İcra Müdürlüğünün 2013/8046 Esas sayılı takibinde 16/07/2013 tarihinde ödediği 61.636,67-TL yi davalıdan rücuen talep edebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, rücuen alacak davasıdır. Davacı, tacirdir. 6102 Sayılı TTK'nın m.19 uyarınca taraflardan biri için ticari olan iş diğer taraf için de ticaridir. Bu nedenle davacı davalıdan avans faizi talep edebilir. Mahkemece bu husus gözardı edilerek yasal faize hükmedilmesi doğru görülmeyip, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yapılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca hüküm fıkrasının aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki rücuen alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı ile aralarındaki ihale sözleşmesi çerçevesinde istihdam edilen işçini açtığı iş alacaklarının tahsiline ilişkin dava sonucunda ilamlı icrada ödemek zorunda kaldıkları 20.000,00 TL den davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek bu bedelin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verimesini istemiş, davacının aynı alacağın takip eden ödemesi için ikame ettiği...Asliye Hukuk Mahkemesinin ... karar sayılı dosyasının bu dosya ile birleştirilmesine karar verilmiştir. Davalı davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir. 1- Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir....
Davacı tarafın TL cinsinden alacak toplam 390.000 TL olup bu miktardan davacının da kabulünde olan (çek teslimi suretiyle ödenen 71.108,00 TL + çek teslimi suretiyle ödenen 30.000 TL + elden ödenen 60.000 TL ile 24/10/2017 tarihli belge ile ödenen 25.000 TL toplandığında =) 186.108,22 TL yaptığı görülmektedir. Toplam borç miktarı 390.000 TL'den 186.108,22 TL düşüldüğünde geriye kalan TL cinsi alacak miktarı 203.891,78 TL'dir. Davalı ... sadece ipotek veren konumunda olup MK'na eklenen madde nedeniyle ipoteklerde sürenin dolmasından dolayı yargılama sırasında tapuya müracaat ederek ipotekleri terkin ettirdiğinden, ...'ın pasif husumet ehliyeti kalmamıştır. Bu nedenle hakkında açılan dava şartı yokluğundan usulden reddi gerekmektedir. Davacının ...'a karşı açtığı davanın ise yapılan ödemelerin mahsubu sonucunda 203.891,78 TL ile 58.000 USD'nin ( ... Noterliğinin 27/01/2017 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi , davalı ...'...
Dava işyeri sigortası poliçesi kapsamındaki işyerinde meydana gelen hasar sebebi ile dava dışı sigortalısına ödenen tazminat bedelinin rücuen tahsili talebine ilişkindir. Davacı, sigorta şirketi olup davalıdan rücuen tazminat talebinin nedeni, davalı ile davacının sigortalısı arasındaki kira ilişkisinden kaynaklanmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun sulh hukuk mahkemelerinin görevi başlıklı 4/(1-a) hükmü: “Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; kiralanan taşınmazların, 09/06/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları görürler” şeklindedir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında imzalanan hizmet sözleşmesi gereğince çalışan ve davalının çalışanı olan dava dışı işçinin müvekkili ve davalı aleyhine açtığı işçilik haklarından kaynaklı alacak davasını kazanması neticesinde müvekkilince icra dosyasına 6.142,29 TL ödeme yapıldığını, müvekili ile davalı arasında imzalanan sözleşme gereğince işçilerin her türlü haklarından davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 6.142,29 TL'nin faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı, davaya cevap vermemiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacılar, davalı bankadan alınan kredi nedeniyle taşınmaz üzerine ipotek konulduğunu, borcun ödenmesine rağmen ipoteğin kaldırılmadığını ve haklarında icra takibi yapıldığını ileri sürerek, borçlu olmadıklarının tesbitini ve ipoteğin kaldırılmasını istemişlerdir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacıllar tarafından temyiz edilmiştir. Davacının açtığı dava sonunda davanın kısmen kabulüne dair verilen mahkeme kararı davacılar tarafından temyiz edilmiş ise de temyizden sonra davacılar vekilinin 26.1.2015 tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiği görülmüştür....


