WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

Davalı vekili, aracın dava dışı üçüncü şahsa haricen satıldığını ve kayıt malikinin sorumluluğu bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece; toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile davalının Bolvadin İcra Müdürlüğü'nün 2009/120 esas sayılı dosyasına yaptığı itirazının 32.548,43 TL asıl alacak ve 1.041,55 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 33.589,98 TL için iptaline ve takibin devamına, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, trafik kazası nedeniyle ödenen tazminatın rücuen tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir....

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/16 Esas KARAR NO : 2021/762 DAVA : Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/01/2020 KARAR TARİHİ : 17/11/2021 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ... ...' ın eşi ...' nın davalı kooperatife 100.000,00 TL lik kredi başvurusunda bulunduğunu, davacıların güven ilişkisinden ötürü kefil olmayı kabul ettiklerini, dava dışı ...' nın 100.000,00 TL lik krediyi kullandığını, ödenmeyen taksitler nedeniyle ... hakkında icra takip işlemleri yapıldığını, kredi sözleşmesinde ...' nın gayrimenkul ipotek belgesi sunduğunu, bu ipotek belgesinin sahte olduğunu, şayet ipotek belgesi olmasaydı bankadan kredi çekilemeyeceğini, kredinin onaylanmasındaki en büyük etkenin ipotek belgesi olduğunu, müvekkillerin kendilerine gönderilen evraklar içerisinde imzaladıklarını hatırlayamadıkları kefalet...

in taşınmaz maliki olduğu, davanın taşınmaz maliki tarafından açılması gerektiği, davacının ipotek alacaklısı sıfatı dışında başka bir sıfatının bulunmadığı, davalı banka lehine konulan 1. derece ipoteğin kaldırılmasını talep ve dava hakkı bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 07.11.2018 tarih, 2018/3091 E.- 2018/5559 K. sayılı kararıyla; " Davacı banka, davalı bankanın kredi müşterisine kredi açmış ve bu kredi teminatı olarak davalının kredi müşterisinin taşınmazı üzerine alt derecede ipotek tesis etmiştir. Davacı banka daha sonra davalının kredi müşterisine açtığı krediyi ödemiş ancak davalı banka kendisinin açtığı kredinin ödenmesi amacıyla teminat olarak aldığı iki ipotekten birini kaldırmış dava konusu ipoteği kaldırmamıştır....

Dava ipoteğin fekki istemine ilişkindir. 4721 sayılı sayılı Kanun'un 883 üncü maddesinde alacak sona erince ipotekli taşınmazın malikinin, alacaklıdan ipoteği terkin ettirmesini isteyebileceği, aynı Kanun'un 884 üncü maddesinin birinci fıkrasında ise borçtan şahsen sorumlu olmayan rehinli taşınmaz malikinin, borçluya ait koşullar içinde borcu ödeyerek taşınmazın üzerindeki ipoteğin kaldırılmasını isteyebileceği düzenlenmiştir. Ayrıca 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 176 ncı maddesinin ikinci fıkrasında (6098 sayılı Türk Borçlar Kanu'nun (6098 sayılı Kanun) 198 ... maddesinin ikinci fıkrası) borcu temin için bir rehin tesis etmiş olan üçüncü şahsın ve kefilin sorumluluklarının ancak borcun nakline razı oldukları halde devam edeceği hüküm altına alınmıştır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında hizmet temini (alım) sözleşmesi bulunmakta olup uyuşmazlık dava dışı işçi tarafından açılan dava nedeniyle işçilik alacaklarını ödeyen davacı idarenin bu sözleşme uyarınca açtığı rücuen alacak istemine ilişkindir. 14.02.2011 gün ve 27846 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 09.02.2011 gün ve 6110 sayılı bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair Kanunun 8.maddesiyle Yargıtay Yasasının 14.maddesinde yapılan değişiklik uyarınca 01.03.2012 tarihinden itibaren uygulanmaya başlanan iş bölümü kararının Yüksek 13.Hukuk Dairesi için Borçlar Kanunun ikinci kısmında yer alan sözleşmelerden (istisna akdi hariç akdin muhtelif nevilerinden) kaynaklanan davalar bakımından Sulh ve Asliye ayrımının yapılmadığı ve incelemenin bu nedenlerle Yüksek 13.Hukuk Dairesince yapılacağından uyuşmazlık konusu dosyanın temyiz incelemesi Dairemizin görevi dışındadır....

Şirketi lehine 05/03/2014 tarihli ... yevmiye numaralı ipotek tesis edildiği ve davacının işbu ipoteğin kaldırılması için işbu davayı açtığı anlaşılmıştır. Türk Medeni Kanununun 858. maddesi hükmü “taşınmaz rehni, tescilin terkini veya taşınmazın yok olmasıyla sona erer. Kamulaştırmaya ilişkin kanun hükümleri saklıdır” şeklindedir. Yasanın bu hükmüne göre taşınmaz rehnini sona erdiren nedenler; tescilin terkini (çizimi), taşınmazın tamamen yok olması ve kamulaştırılmasıdır. Ancak, uygulamada taşınmaz rehnini sonlandıran başka nedenlerin varlığı da kabul edilmektedir. TMK’nun 883. maddesine göre alacak sona erince, ipotekli taşınmaz maliki, alacaklıdan ipoteğin terkin edilmesini isteyebilir. Yasal düzenlemeden de anlaşılacağı üzere bu tür davalarda husumetin doğrudan ipotek lehtarına yöneltilmesi gerekmektedir. Davalı ... Şirketi'nin ipotek lehtarı olmaması sebebiyle davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....

Bölge adliye mahkemesince "..Alınan 24/08/2015 tarihli bilirkişi raporuna göre 17622 parsel sayılı taşınmazın 121,25 m2 olduğu, 15/10/2009 tarihli encümen kararı ile 49 m2'ye karşılık gelen 22.062,50 TL peşin olmak üzere 77.062,50 TL bedel karşılığında taksitli olarak tapu kaydına ipotek konulmak sureti ile satış yapıldığı, bakiye 55.000,00 TL satış bedelinin 122,25 m2'ye karşılık geldiği, davalı arsa sahiplerine 122.25 m2 ye karşılık gelen bedelin ödendiği yönünde herhangi bir belgenin ibraz edilmediği anlaşılmaktadır. Somut olayda dava TMK’nın 893. maddesinde düzenlenen satıştan ... alacak nedeniyle tapuya tescil edilen kanuni ipotek istemine yönelik olup, bununla taşınmazın satış bedelinden ödenmeyen bakiye alacak teminat altına alınmaktadır....

Yukarıda ifade edildiği gibi, davacı vekilinin isteminin Kanun’dan doğan alacak olduğu kabul edildiğine ve bu istemin rücuen alacak veya rücuen tazminat ile ilgisi bulunmadığına göre, 818 sayılı BK’nın 60. maddesinde (6098 sayılı BK’nın 72. maddesi) yer alan zamanaşımı kurallarının uygulanma imkânı olmadığı gibi, Kanun’dan doğan bu dava için ayrıca zamanaşımı süresi öngörülmediği dikkate alındığında, 818 sayılı BK’nın 125. maddesindeki (6098 sayılı BK’nın 146. maddesi) 10 yıllık genel zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiğinde kuşku bulunmamaktadır....

Türk Medeni Kanunu’nun 881/1 maddesinde ise, "Halen mevcut olan veya henüz doğmamış olmakla beraber doğması kesin veya olası bulunan herhangi bir alacağın ipotekle güvence altına alınabileceği...", Kanun’un 883. maddesinde de "Alacak sona erince ipotekli taşınmazın malikinin, alacaklıdan ipoteği terkin ettirmesini isteyebileceği" düzenlenmiştir. Yasa’nın 881/1. maddesinde ifade edilen hâlen mevcut olan bir borç için tesis edilen ipotek bir anapara (kapital, kesin borç) ipoteği olmakla birlikte, ileride doğacak ve doğması muhtemel alacaklar için kurulacak ipotek ise üst sınır (azami meblağ-maximal) ipoteğidir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; dava dilekçesinde taşınmaz üzerindeki ipoteğin terkini talebinde bulunulduğu, bu talep ileri sürülürken dava dışı asıl borçlu/ borçlular tarafından yapılan ödemelerle borcun sona erdiği iddiasına dayanıldığı görülmektedir....

İcra Müdürlüğü’nün 2006/2754 E. sayılı dosyası ile haciz koydurduğu taşınmazları sattırarak alacağını tahsil ettiğini, devredilen bu iki dosyanın kaynağının aynı alacak olduğunu, ... Bankası’nın da temlik ettiği icra dosyalarındaki alacak dışında kalan, bakiye üst limit ipoteğinden alacağı bulunmadığını, ipoteğin bedelsiz kaldığını ileri sürerek, davacı şirketin ... 1. İcra Müdürlüğü’nün 2014/6145 E. ve 2006/2754 E. sayılı dosyalarından borçlu olmadığının tespiti ile davaya konu taşınmaz üzerindeki ipoteğin fekkine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, davaya konu taşınmazın ipotek verildiği kredi sözleşmesine ilişkin alacak temlik edildiğinden, ipoteğin fekkinin temlik alandan istenebileceğini belirterek, davanın reddini istemiştir....

UYAP Entegrasyonu