WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

Bu kural uyarınca üst sınır ipoteğinde alacak bakımından bir üst sınır tespit edilerek teminatın kapsamı saptanmaktadır. Bu şekilde rehin edilen alacağın tutarı değil, ipotekli gayrimenkulün sorumlu olduğu üst miktar belirlenmektedir. O halde teminat, alacağı ve alacaklı icra takibi yapmışsa takip giderleri ile temerrüt faizlerini, üst sınıra kadar sınırlamaya tabi olmaksızın sağlamaktadır. Bu bakımdan üst sınır ipoteği kurulurken akit tablosuna üst sınır belirlenmesi yapıldıktan sonra “ bu meblağa ilaveten” denilmek suretiyle ilave yapma olanağı bulunmamaktadır. Yapılsa da geçerli sayılmaz. Kısaca, ipoteğin üst sınır ipoteği olması durumunda borçlu sadece ipotek akit tablosunda belirtilen miktar ile sınırlı olmak üzere sorumludur. Diğer taraftan taşınmaz malikinin ödeme iddiası varsa bu iddianın da yazılı delille kanıtlanması zorunludur....

Hukuk Dairesi'nin 2013/1589 Esas-3309 Karar sayılı ilamı) temerrüt tarihinden itibaren gecikme tazminatı ile yasal faiz talep edilebileceğinden yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, ayrıca davacı vekili 25/02/2015 tarihli dilekçesinde belirsiz alacak davası açtıklarını, ıslah anlamına gelmemek kaydıyla belirlenen alacak yönünden harç tamamlanmasına karar verilmesini talep etmiş ise de; 6100 sayılı HMK'nın 107. maddesi belirsiz alacak davasının tarif edildiği "davanın açıldığı tarihte, alacağın tutarının ve değerinin tam ve kesin olarak belirlemesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde, alacaklının hukuki ilişkiye ve asgari bir miktar veya geliri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açılabileceği" düzenlenmekle, davacı yönetimin defterlerinde kayıtlı olan ortak giderler gözönüne alınarak, alacağın belirlenmesinin mümkün olduğu, bu durumda belirsiz alacak davasının açılamayacağı, davacı vekilinin dilekçesinde taleplerinin...

İpotekli taşınmazın malikinin üçüncü kişi olması hâlinde üçüncü kişi de ipoteğin iptali için menfi tespit davası açabilir. Bu hâlde asıl borçlu da gerek yalnız başına gerekse üçüncü kişi ile birlikte ipoteğin iptali için menfi tespit davası açabilir. Somut olayda ipotek veren üçüncü kişi mecburi takip arkadaşı olarak takipte gösterilmemiş olsa bile ipoteğin iptali için dava açabilir ve ayrıca borçlu olmadığının tespitini de isteyebilir. Açtığı davada ipotek hakkına veya güvence altına aldığı alacağa itirazlarını ileri sürebilir. İpotek veren üçüncü kişinin icra mahkemesine başvurarak takip talebinde gösterilmediği iddiası ile süresiz şikâyet yolu ile icra takibini iptal ettirme hakkı bulunmaktadır. İpotekli takip sonucunda kendisine ait taşınmaz satılacağı için ipoteğin fekki istemini içeren menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmaktadır....

doğduğunu, ayrıca yapmış olduğu hasar ödemesiyle; sigortalısından dava, alacak talep haklarını temellük ettiğini, huzurdaki dava açılmadan önce davalı aleyhine İstanbul .......

Parselde kayıtlı taşınmaz üzerindeki 3 no'lu bağımsız bölümün malikinin ve ipotek verenin diğer davalı borçlu ... olduğu, davacı lehine Sancaktepe Tapu Müdürlüğünün 02.02.2024 tarihli, ... yevmiye no'lu ipotek belgesi ve resmi senedine istinaden taşınmaz üzerinde davacı banka lehine 1.dereceden 7.500.000 TL bedelli ipotek tesis edildiği, resmi senedin 1.maddesinde asıl borçlu şirketle birlikte ipotek veren ...'nin tüm kefaletlerinden doğmuş ve doğacak borçlarının da teminat altına alındığı anlaşılmaktadır....

O halde davacı, ipotek vermiş olduğu kredi borcu nedeniyle dava dışı ...tarafından, kendi adına yapılan dava konusu ödemenin davalıdan rücuen tahsilini talep etme hakkına sahip olup, davada aktif husumet ehliyeti mevcut olduğundan, mahkemece işin esası incelenerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. 2-Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına bozulmasına,(2) numaralı bent gereğince bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 12,20 YTL peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 1,80 YTL kalan harcın davalıdan alınmasına, 23.6.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi....

İdare Mahkemesi’nin 2005/1412 Esas sayılı dosyası ile açtığı davada hükmedilen manevi tazminatın tahsili için Kayseri 1. İcra Müdürlüğünün 2007/3265 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, kurum tarafından ödemenin yapıldığını ve olayda kusuru bulunan davalıdan kurum zararının rücuen tahsili isteminde bulunmuştur. Davalı vekili; müvekkilinin kurum aleyhine açılan davadan haberdar olmadığını, tarafı olmadığı kararın kendisi için hüküm ifade etmeyeceğini ve olayda kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, davalının kusurlu olduğu kanaatiyle istemin kabulüne karar verilmiştir. Davacı, dava dilekçesinde 9.917,58 TL alacağın faiziyle tahsilini, 2.514,92 TL faiz alacağının faiz işletilmeksizin tahsilini talep etmiştir. Mahkemece, alacak ve faiz istemlerinin toplamı üzerinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK’nın 26....

Dava konusu somut olayda, yukarıda belirtilen kanun maddesi doğrultusunda yapılan değerlendirmede: Bütün dosya kapsamı, Mahkememizce alınan yukarıda tarihi belirtilen hüküm kurmaya, Mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli bilirkişi raporu dikkate alındığında genel kredi sözleşmesinin teminatı niteliğinde verilen ipoteğin temlik sözleşmesi kapsamında olduğu, alacaklının ipotek malikinin borçlu hakkında takip yapmakta haklı olduğu, dolayısıyla ipotek maliki borçlu yönünden bilirkişi raporu doğrultusunda itirazın iptali isteminin kısmen kabul, kısmen reddine karar vermek gerekmiştir. Yargıtay 19....

Davalı, davacının istemi üzerine arsayı haricen satın aldığını, davacının durumu bildiğini, arsa malikinin bilgisi ile davacının arsa üzerine bina yaptığını, ancak kadastro geçtiğinde arsa malikinin ilave para istediğini, parayı verenlere devri yaptığını, davacı vermediğinden devri yapmadığını, olayda kendi kusurunun olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 8 000 000 TL nin ödeme tarihlerinden, 13.240,00 YTL munzam zarar ile 19.019,00 YTL ev ve müştemilat bedelinin dava ve ıslah tarihlerinden faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davalıya arsa alımı için gönderdiği paranın arsa sahibine ödenmeyip davalı yedinde kaldığını, açtığı tapu iptali tescil davasının reddedilip kesinleştiğini, taşınmazı satın aldığı inancı ile yaptığı ev nedeniyle de zarara uğradığını ileri sürerek eldeki davayı açmıştır....

DAVA Davacı/ipotekli taşınmaz maliki vekili dava dilekçesinde; ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibinde, takibe dayanak ipoteğin konut kredisinden kaynaklandığını, bu kredi nedeniyle herhangi bir borçları bulunmadığını, takibe konu alacağın ipotek ile teminat altına alınmadığını, bu alacağa yönelik kefaletinin geçersiz olduğunu, taraflarına muacceliyet ihtarnamesi gönderilmediğini, aynı alacağın genel haciz yoluyla ilamsız takibe de konu edildiğini, takip talebi ile birlikte dayanak belgelerin icra müdürlüğüne ibraz edilmediğini, alacak kalemlerinin fahiş olduğunu, ihtarname tebliğ edilmediğinden faiz talep edilemeyeceğini ileri sürerek takibin ve icra emrinin iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı/alacaklı vekili cevap dilekçesinde; takibin usulüne uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III....

UYAP Entegrasyonu