WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

şirketin üst hakkı olduğunun tespiti üzerine yeniden ihtiyati haciz talebinde bulunduklarını ve taşınmazın üzerindeki dava dışı şirketin intifa hakkı üzerine ve yine hibe sözleşmesi kapsamında sağlanmış tesis, makine, ekipman, techizat ve diğer malzemelerin mülkiyet hakları üzerinden haciz konulmasına karar verildiğini,--- Sayılı dosyasına sunduklarını ve gereğinin yapılması için--- gönderildiğini, ancak --- ihtiyati haciz kararı süreci devam ederken, --- tarihinde talep edilen ihtiyati hacizden sonra talebimizi dosyadan gören dava dışı şirket 24.07.2020 tarihinde verilen ihtiyati haciz kararından sadece bir gün önce, tapuda üst hakkı tescil edilmiş tesisi kanunsuz bir şekilde, --- aykırı olarak tapudan terkin ettirerek mal kaçırma işlemi yaptığını, dava dışı şirkete karşı alacaklarının güvence altına alınması amacıyla talep edilen ihtiyati hacizlerin, elbette ki davacı şirketin taşınmazı üzerinde üst hakkına sahip olan dava dışı şirkete yapılacağını, Üst hakkının farklı bir yerde, taşınmazın...

a Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesiyle satmayı vaat ettiğini, 12.02.2010 tarihinde tapuya şerh edildiğini, yapılan tüm işlemlerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, 21170 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptaliyle miras payları oranında adlarına tesciline, mirasbırakan ile davalı arasında akdedilmiş taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin iptali ile tapuya verilmiş şerhin terkinine, Büyükçekmece 3. İcra Müdürlüğünün 2012/681 E. sayılı dosyasında icra takibine konu olan ve mirasbırakan tarafından davalıya verilmiş 50.000 TL tutarındaki bononun ve bu bonoya dayalı icra takibinin iptali ile haczin fekkine, birleştirilen davada ise mirasbırakanları ...'nın adına kayıtlı 21170 parsel sayılı taşınmazdaki 7/60 payının 1/15 payını davalı ...'a intifa hakkını kendi üzerinde tutarak çıplak mülkiyetini satış yolu ile devrettiğini, daha sonra intifa hakkının terkin edildiğini, davalı ...’nin 7/90 payını davalı oğlu ... ... ...'...

den takip tarihi itibari ile (54,938,26-26.702,90X) 28.235,36 TL alacaklı olduğu, Genel Değerlendirme bakımından; Somut olayda tarafların, delil sözleşmesini konu açısından bayilık sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarla sınırlamış olduğu, tarafların delil sözleşmesi yapma serbestisinin sınırını ispat hakkının imkânsız kılınmaması veya fevkalade güçleştirilmemesinin oluşturduğu (HMK m. 193/11), HMK m. 193/11 le ispat hakkının ortadan kaldıran delil sözleşmeleri açısından TBK m.27 kapsamında bir kesin hükümsüzlük sebebi öngörüldüğünü, ticari nitelikli sözleşmelerde, uyuşmazlık halinde, tek tarafın ticari defterlerinin delil olmasını kabul etmeleri mümkün ise de doktrinde karşı tarafın kararlaştırılan delillere itiraz etmesinin veya karşı delil ileri sürme hakkının yasaklandığı delil sözleşmelerinin geçersiz/kesin hükümsüz olduğunun kabul edildiği, takdirin Mahkemede olduğu hususlarında görüş ve kanaat bildirilmiştir....

Şti/ye ödediğini; bilahare,18.02.2010 tarihinde davacı ile davalı şirket ... Petrol arasında akdedilen uzlaşma tutanağı ile davalı şirket ... Petrol'ün TP'den KDV dahil 2.950.000 USD-tahsil ettiğini, davalının15 yıl süre ile bayilik yapmak ve 58.600 m3 beyaz ürünü almayı taahhüt ettiğini, uzlaşma tarihine kadar 426 m3 beyaz ürün aldığını, sözleşme süresi içerisinde intifa ilişkisinin sona erdirmek istenmesi halinde İntifa hakkının kullanılmayan süresinin toplam İntifa süresine oranı, ödenmiş taahhütfintifa/kredi bedeli ile çarpılarak iade bedelinin hesaplanacak faizi ile iade edileceğinin kararlaştırıldığını, daha sonra davalı Şirket ... Petrol’ün bayiliği diğer davalı... Petrol Ürm Ltd. Ştİ’ye devrettiğini, yapılan anlaşma uyarınca, 23.05.2011 tarihinde sözleşmenin feshedildiğini; davacı ile ile davalı... Petrol arasında 24.05.2011 tarihli bayilik sözleşmesi ve aynı tarihli Protokolün imzalandığını, davalı ......

Şti/ye ödediğini; bilahare,18.02.2010 tarihinde davacı ile davalı şirket ... Petrol arasında akdedilen uzlaşma tutanağı ile davalı şirket ... Petrol'ün TP'den KDV dahil 2.950.000 USD-tahsil ettiğini, davalının15 yıl süre ile bayilik yapmak ve 58.600 m3 beyaz ürünü almayı taahhüt ettiğini, uzlaşma tarihine kadar 426 m3 beyaz ürün aldığını, sözleşme süresi içerisinde intifa ilişkisinin sona erdirmek istenmesi halinde İntifa hakkının kullanılmayan süresinin toplam İntifa süresine oranı, ödenmiş taahhütfintifa/kredi bedeli ile çarpılarak iade bedelinin hesaplanacak faizi ile iade edileceğinin kararlaştırıldığını, daha sonra davalı Şirket ... Petrol’ün bayiliği diğer davalı... Petrol Ürm Ltd. Ştİ’ye devrettiğini, yapılan anlaşma uyarınca, 23.05.2011 tarihinde sözleşmenin feshedildiğini; davacı ile ile davalı... Petrol arasında 24.05.2011 tarihli bayilik sözleşmesi ve aynı tarihli Protokolün imzalandığını, davalı ......

Özel Dairece,yukarıya metni aynen alınan gerekçe ile karşı dava ile ilgili temyiz itirazlarının reddine karar verilmiş; asıl davada marka hakkındaki istem yönünden hüküm bozulmuştur. Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık; davalı şirket adına tescilli 1998/195160 sayılı "K....." ve 1998/193134 sayılı "K..... D… ……" markalarının 556 sayılı Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararnamenin 8. ve 42.maddeleri uyarınca hükümsüz kılınması ve marka sicilinden terkinine ilişkin olarak açılan davada, davacı bakımından uzun süre sessiz kalınmak suretiyle hak kaybının oluşup oluşmadığı, böylece davacının eldeki davayı açmasının MK.'nun 2.maddesine aykırılık oluşturup oluşturmayacağı; uyuşmazlıkta 556 sayılı KHK'nin 7/son ve 42/son maddelerinin uygulanıp uygulanamayacağı, buna göre de dava konusu markaların tanınmışlığının tespiti yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmasının gerekli olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır....

Özel Dairece,yukarıya metni aynen alınan gerekçe ile karşı dava ile ilgili temyiz itirazlarının reddine karar verilmiş; asıl davada marka hakkındaki istem yönünden hüküm bozulmuştur. Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık; davalı şirket adına tescilli 1998/195160 sayılı "K....." ve 1998/193134 sayılı "K..... D… ……" markalarının 556 sayılı Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararnamenin 8. ve 42.maddeleri uyarınca hükümsüz kılınması ve marka sicilinden terkinine ilişkin olarak açılan davada, davacı bakımından uzun süre sessiz kalınmak suretiyle hak kaybının oluşup oluşmadığı, böylece davacının eldeki davayı açmasının MK.'nun 2.maddesine aykırılık oluşturup oluşturmayacağı; uyuşmazlıkta 556 sayılı KHK'nin 7/son ve 42/son maddelerinin uygulanıp uygulanamayacağı, buna göre de dava konusu markaların tanınmışlığının tespiti yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmasının gerekli olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır....

Temyiz Eden: Davalı vekili Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava, markaya tecavüzün tespiti, durdurulması, haksız tecavüzlerinin önlenmesi, (davalı adına TPE'de tescilli markanın) iptali, hükümsüz sayılması ve Markalar Sicilinden terkin edilmesi istemlerine ilişkindir. Davalıya ait 2001/21313 numara ile tescilli olan dava konusu "RG ..." ibareli marka ile davacı adına, başta menşe ülke Fransa olmak üzere yurt dışında birçok ülkede tescilli olup, 1995 yılından itibaren bu ülkelerde kullanılan "RG ... & Şekil" markasının karıştırılma ihtimali yaratacak derecede benzer oldukları hususunda yerel mahkeme ile Özel Daire arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır....

Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yokluk ve butlan hallerinde dava hakkının ilgililere, diğer bir anlatımla bu davaya açmakta korunmaya değer menfaati olanlara ait olduğu, bunların başta şirket ortakları olmak üzere alacaklılar ve yönetim kurulu üyeleri olduğu, bu bağlamda paylar üzerinde tesis olunan rehin hakkı ve intifa hakkı sahiplerinin sözü geçen kararın sakatlığının saptanmasında menfaatleri bulunduğu taktirde ilgililer kapsamına dahil sayılması gerektiği, somut davada davacının davasını ortaklık sıfatına dayandırdığı, Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiş olan İstanbul 9....

ŞİRKETİ'nin ticaret unvanında bulunan "..." ibaresinin TERKİNİNE, 8-Davacının haksız rekabetin tespiti ve durdurulması davasının REDDİNE,9-Davacı tarafın davalı tarafın ..., ..., ..., ..., ... isimli kullanımların ihlal oluşturduğu ve ihlalin sonuçlarına ilişkin taleplerinin REDDİNE," Şeklinde karar vermiştir....

UYAP Entegrasyonu