Davacı tarafça davalı şirket aleyhine TPMK nezdinde tescilli 2014/07107 sayılı şişe sepeti tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğünün talep edildiği ve mahkemenin taraf teşkili konusunda yargılamanın uzamasına yönelik önlem olduğu gerekçesiyle 3.kişilere devrin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verdiği ve tedbir kararının esasen yerinde olduğu ancak mahkemenin itirazın reddi talebi üzerine verdiği kararda ihtiyati tedbirin tasarruf hakkını kısıtlayıcı nitelikte olmadığını ileri sürmüşse de; devir konusundaki tasarruf hakkını kısıtlayıcı nitelikte bulunduğundan teminata yönelik davalının istinaf talebinin yerinde olduğuna kanaat getirilerek istinaf isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, ihtiyati tedbirin kaldırılması talebinin reddi ile davalının uğrayabileceği zararları karşılamak üzere davacıdan 20.000 TL nakdi ya da gayri nakdi kesin ve süresiz teminat mektubu alınmasına karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. KARAR: HMK 353/1-b-3 maddesi gereğince Bakırköy 1....
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tedbir talebinde bulunan tarafın haklılığını yaklaşık olarak ispat etmiş olması gerektiğini, ilk derece mahkemesince bu yaklaşık ispat yerine getirilmişcesine ihtiyati tedbire hükmedilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, protokole aykırı hareket eden davacının kötü niyetli olarak bu davayı açtığını, senetteki imzaya itirazının bulunmayışının davayı açmaktaki haksızlığını ortaya koyduğunu, para alacağına dayanan bir durumda ihtiyati tedbire hükmedilemeyeceğini, verilen tedbir kararının esas uyuşmazlığa çözüm niteliği arz ettiğini, bu nedenle ihtiyati tedbirin kaldırılması gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: İstinafa konu ara karar, ihtiyati tedbirin itirazın reddine ilişkindir....
Davalı vekili, haksız ve yersiz konulan ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını istemiş, mahkemece, 06.....2013 tarihli ara karar ile niteliğinin mal rejimi ve katılma alacağı olması, taşınmazın dava konusu edilmesi nedeniyle ihtiyati tedbirin kaldırılması talebinin reddine karar verilmiştir. Karar, tedbire itiraz eden davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. 6100 sayılı HMK’nun 391/.... ve 394/.... fıkralarında ihtiyati tedbir ile ilgili olarak Mülga 1086 sayılı HUMK’nda yer almayan yeni bir hak arama yolu öngörülmüş ve HMK’nun 341. maddesinde “İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar”, HMK’nun 362. maddesinde ise “Temyiz edilemeyen kararlar” başlığı altında yer alan düzenlemelerden sözü edilen kanun yolundan maksadın “istinaf” olduğu hususu açıkça hüküm altına alınmıştır....
yeni bir delilin sunulmadığı gerekçesiyle, davalı vekilinin ihtiyati tedbirin kaldırılması ve ters tedbir isteminin reddine, davacı vekilinin diğer tedbir taleplerinin hükümsüzlük davası açıldığından bu aşamada reddine karar verilmiştir....
Maddesine göre" (1) Durum ve koşulların değiştiği sabit olursa, talep üzerine ihtiyati tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına teminat aranmaksızın karar verilebilir. " durum ve koşulların değişmesi halinde ihtiyati tedbirin kaldırılması öngörüldüğü anlaşılmakla davanın feragat nedeniyle red kararı verildiği ve davacı vekilinin talep ettiği anlaşılmakla durum ve koşulları oluştuğundan mahkememizin 16/11/2020 tarihli tensip 3-b bendi ile Türkiye Vakıflar Bankası A.Ş. Uzunköprü Şubesinin 15/11/2020 vade tarihli, 0027165 çek seri numaralı, 6320468515 vergi numaralı, keşidecisi ... Akaryakıt İnşaat Gıda Nakliye Tarım Sulama Sanayi ve Ticaret A.Ş. olan 3.000,00 TL bedelli, Türkiye Vakıflar Bankası A.Ş. Uzunköprü Şubesinin 15/11/2020 vade tarihli, 0027164 çek seri numaralı, 6320468515 vergi numaralı, keşidecisi ... Akaryakıt İnşaat Gıda Nakliye Tarım Sulama Sanayi ve Ticaret A.Ş. olan 3.000,00 TL bedelli, Türkiye Vakıflar Bankası A.Ş....
Anılan tariften de anlaşılacağı üzere ihtiyati tedbirin diğer fonksiyonları yanında davanın devamı sırasında ve verilecek hükmün kesinleşmesine kadar olan süreç içerisinde dava konusu şey üzerinde yeni bir takım ihtilafların çıkmasını da önleyici niteliği itibariyle geçici bir hukuki korumadır....
Hukuk Dairesi İlk Derece Mahkemesi :...Asliye Hukuk Hakimliği Yukarıda tarih ve numarası yazılı olan Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi’nce verilen kararın temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacak istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince verilen yetkisizlik itirazının reddi ile ihtiyati tedbirin kaldırılması isteminin reddi kararına karşı yapılan istinaf başvurusu talebine dair bölge adliye mahkemesince verilen karar, davalı dernek vekilince temyiz edilmiştir. İlk derece mahkemesinin yetkisizlik kararına karşı istinaf başvurusu yapılmış ve bu karar doğru bulunarak istinaf başvurusunun reddine dair karar verilmiş ise bu kararın temyiz edilip edilemeyeceğine dair HMK’da açık bir düzenleme bulunmamaktadır....
İş Mahkemesince ihtiyati tedbirin kaldırılması talebinin reddine dair verilen 18.01.2016 gün ve 2015/1772 E. sayılı ara kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 23.02.2016 gün ve 2016/6242 E. 2016/4085 K. sayılı ilamıyla bozulmuş, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir. HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulu’nca dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonunda gereği görüşüldü: Mahkemece verilen ara kararın, temyiz edilmesi üzerine yukarıda başlıkta belirtilen karar ile bozulmuştur. Bozma üzerine mahkemece ilk kararda direnilmiş, direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; şikayetçinin icra müdürlüğünün ihtiyati tedbirin kaldırılması kararından dönülmesine dair işlemin iptali amacıyla icra mahkemesine başvurduğu, ... ... 1. İcra Hukuk Mahkemesince; şikayetin reddine karar verildiği, şikayetçi tarafından bu karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulüne İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının davasının görev nedeniyle usulden reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Yargıtayca incelenmesi istenen Bölge Adliye Mahkemesi kararı, HMK’nın 353/1-a-3 ve 362/1-c bentleri gereğince kesin nitelikte olduğundan, 5311 sayılı Kanunla değişik İİK'nın 364. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 366. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 352. maddesi uyarınca temyiz başvuru talebinin REDDİNE, 28.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....
Mahkemece, davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairece; “...davalı Keziban’ın, yargılama sırasında taşınmaz üzerine mahkemece konulan ihtiyati tedbirin kaldırılması için dilekçe ibraz eden yüklenicinin vekili olduğu, vekil sıfatıyla bizzat duruşmalara da katıldığı, dosyanın geçirdiği aşamalardan haberdar olduğu, avukat olması sebebiyle 12.06.2013 tarihli bozma ilamının hukuki sonuçlarını da bilebilecek durumda olduğu gözetildiğinde iyiniyeli olarak kabul edilemeyeceği kuşkusuzdur. Öte yandan; dosyada mübrez kolluk araştırma tutanağına göre 7 nolu bölümde davalı ...’in oğlu ...’ın oturduğu, dahili davalı ...’ın 7 nolu bağımsız bölümü 2013 yılında satın almış olmasına rağmen içinde oturanlara karşı yasal işlem başlatmadığı, dahili davalı ... tarafından temlik alınan 7 ve 9 nolu bağımsız bölümlerin ara malik kullanılmak suretiyle el değiştirdiği açık olup tüm bu olgular birlikte değerlendirildiğinde dahili davalı ...’ın da iyiniyetli olmadığı sonucuna ulaşılmaktadır....


