"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi K A R A R Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6831 Sayılı Yasa'nın 2/b maddesine göre orman sınırları dışına çıkarılan ve 3432 Sayılı Yasa'nın ek 4 maddesine göre Hazine adına tespiti yapılan ve kesinleşen kadostro tespiti ile ilgili zilyetlik nedenine dayalı olarak, zilyetliğin beyanlar hanesine şerh verilmesi istemine ilişkindir. Yargıtay Başkanlar Kurulu'nun 13.01.2018 tarih ve 1 sayılı kararı ile hazırlanan, 09.02.2018 günlü ve 2018/1 sayılı Yargıtay Büyük Genel Kurulunca kabul edilip 21.02.2018 tarihli ve 30339 sayılı ... Gazete'de yayımlanarak 01.03.2018 günü yürürlüğe giren Hukuk Daireleri'ne ilişkin iş bölümü uyarınca, hükme yöneltilen temyiz itirazlarının incelenmesi Yargıtay (16.) Hukuk Dairesi'nin görevi cümlesinden bulunmakla, dosyanın anılan Daire Başkanlığı'na GÖNDERİLMESİNE, 26/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Davacı ... ve arkadaşları vekili, taşınmaz üzerinde 1972 yılında başlayan zilyetliğe dayanarak, taşınmazın beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhinin iptali ile müvekkileri olan davacılar lehine zilyetlik şerhi verilmesi istemiyle dava açmıştır....
'dan salın aldığını, yurt dışında çalışmaya gitmesi nedeniyle kendisi tarafından kullanılmasına rağmen davalı adına kullanıcı tespiti yapılmış olmasının doğru olmadığını belirterekdavalı adına verilen zilyetlik şerhinin iptali ile adına zilyetlik şerhi verilmesini talep ve dava etmiştir. Yargılama sırasında davacı tarafından sunulan ıslah dilekçesi ile 13.09.2013 tarihinde 6292 sayılı Kanun gereği kullanıcısı olan ... oğlu ...'a (davalıya) Hazine tarafından satılması nedeniyle talep sonucunu tapu iptal tescil olarak ıslah etmiştir....
tan kaldığı ve tüm mirasçılarının hissesi bulunduğu iddiasına dayanarak tüm mirasçılar adına zilyetlik şerhi verilmesi talebiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın zilyetliğin tespiti davası olduğu belirtilerek Sulh Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı verilmiş; hüküm, Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece; davacının davasının zilyetliğin tespiti davası olduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; varılan sonuç dosya kapsamına uygun değildir. Davacı dava dilekçesinde dava konusu taşınmazda 3402 sayılı yasanın ek-4 maddesi gereğince güncelleme çalışmaları yapıldığını belirtip dava konusu taşınmazın kök muris ...'tan intikal ettiğini; ancak yalnızca mirasçısı ... mirasçı lehine zilyetlik şerhi verildiği belirtilip kendisi lehine de zilyetlik şerhi verilmesi talebi ile dava açmıştır....
Eldeki davada, davacı zilyetlik hukuksal nedenine dayanarak tescil isteğinde bulunmuş; dava dilekçesinde, 09.03.2011 tarihli delil listesinde ve yargılama sırasında 11.01.1963 tarih ve 19 sıra numaralı tapu kaydına dayanmamıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle, mahkemece kendiliğinden anılan tapu kaydının uygulanarak hükmün gerekçesine esas alınması usul ve yasalara aykırıdır. Öte yandan, bilindiği üzere ve kural olarak; kadastro çalışmalarında tespit dışı bırakılan bir yer için, tespit öncesi zilyetlik hukuksal nedenine dayanılması halinde tespit dışı bırakılma tarihinden, davanın açıldığı tarihe kadar makul sürenin kaçırılmaması gerekir. Tespit sonrası imar-ihya ve zilyetlik nedenlerine dayalı tescil isteklerinde ise, tespit dışı bırakıldığı tarihten davanın açıldığı tarihe kadar, öncelikle imar ve ihyanın tamamlandığı tarihten itibaren yirmi yıllık sürenin aralıksız-çekişmesiz davacı yararına gerçekleşmesi zorunludur....
Mahkemece, dava dilekçesi, tarafların beyanları, toplanan deliller, mahallinde yapılan keşif sırasında dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanları, teknik bilirkişinin raporu ve tüm dosya kapsamına göre ... tespiti sırasında çekişmeli 101 ada 968 parsel sayılı taşınmazın zilyetlik edinme sebebi ile senetsizden davalılar adına tespit gördüğü, ancak taşınmaz üzerinde davalıların veya murislerinin herhangi bir zilyetlik ve tasarrufunun bulunmadığı, davalılar lehine kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik sebebi ile taşınmaz mülkiyetinin edinme koşullarının oluşmadığı, buna karşılık davacının nizasız ve fasılasız olarak 20 yılı aşkın süredir zilyetliğinin bulunduğu, taşınmaz üzerinde davacının zilyetlik ve tasarrufunun kendi nam ve hesabına malik sıfatı ile olduğu, davacının taşınmazı kullanımına davalıların veya başka şahısların hiç bir zaman itiraz etmediği, davacı lehine zilyetlik ve zamanaşımı sebebi ile taşınmaz mülkiyetini edinme koşullarının oluştuğu gerekçe gösterilerek davanın kabulüne...
Şöyle ki, zilyetlik, maddi olgulardan olup tanık dahil her türlü delille kanıtlanabilir. Dava dilekçesinde, tanık deliline dayanılmasına rağmen mahkemece, tanıklarını liste halinde bildirmesi için davacı ve davalı tarafa süre ve imkan verilmeden yerel bilirkişi ve re'sen dinlenen tutanak bilirkişi ifadeleri ile yetinilerek yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. HUMK.nun 275. maddesinde hangi amaçla bilirkişinin bilgisine başvurulacağı açıklanmıştır. Bunun dışında tanık sözleri ile tespiti gereken bir husus için tanık dinlenmeden bilirkişinin bilgisi ile yetinilemez. Benimsenen usul ve kanuna uygun olan uygulamaya göre zilyetliğin ilk önce tanık sözleri ile tespiti gerekir. Taşınmaz malın yer, sınır ve dava tarihindeki değeri konusunda özel bilgisine başvurulması gereken yerel bilirkişinin zilyetlik konusundaki sözleri ancak, zilyetliğin tespiti maksadı ile dinlenen tanıkların sözlerinin doğruluğunu gösteren tamamlayıcı bilgi olarak gözönünde tutulabilir....
Bununla birlikte Mahkeme kararı gereği yerine getirilirken; kadastrosu tamamlanan yerlerde mülkiyet durumunun esas alınması, bu bakımdan zilyetlik iddiasında bulunulan yerlerin ya da daha önce yapılmış olan keşiflerde başvurucu lehine tespit edilmiş olan taşınmazların, tapu kayıtlarının gerek davacıdan (başvurucudan) istenilmesi, gerekse davalı idarece araştırılması, zilyetlik iddiası ile kadastro tespiti arasında var olabilecek farklı durumların nedeninin davacıdan (başvurucudan) (belge, sözleşme, dava vs. ile) ispatlanmasının istenmesi, bu ispatın gerçekleştirilemediği ve tapusu bulunmayan taşınmazlar hakkındaki zilyetlik iddialarının ise dinlenmeyeceği; bu anlamda 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanması gereken bir zararın oluşup oluşmadığına ve mükerrer ödemelerde bulunulmamasına dikkat edileceği açıktır. Açıklanan nedenlerle, kararın düzeltilmesi isteminin yukarıda belirtilen açıklama ile reddine, 28/09/2021 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi....
Bununla birlikte Mahkeme kararı gereği yerine getirilirken; kadastrosu tamamlanan yerlerde mülkiyet durumunun esas alınması, bu bakımdan zilyetlik iddiasında bulunulan yerlerin ya da daha önce yapılmış olan keşiflerde başvurucu lehine tespit edilmiş olan taşınmazların, tapu kayıtlarının gerek davacıdan (başvurucudan) istenilmesi, gerekse davalı idarece araştırılması, zilyetlik iddiası ile kadastro tespiti arasında var olabilecek farklı durumların nedeninin davacıdan (başvurucudan) (belge, sözleşme, dava vs. ile) ispatlanmasının istenmesi, bu ispatın gerçekleştirilemediği ve tapusu bulunmayan taşınmazlar hakkındaki zilyetlik iddialarının ise dinlenmeyeceği; bu anlamda 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanması gereken bir zararın oluşup oluşmadığına ve mükerrer ödemelerde bulunulmamasına dikkat edileceği açıktır. Açıklanan nedenlerle, kararın düzeltilmesi isteminin yukarıda belirtilen açıklama ile reddine, 28/09/2021 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi....
Bununla birlikte Mahkeme kararı gereği yerine getirilirken; kadastrosu tamamlanan yerlerde mülkiyet durumunun esas alınması, bu bakımdan zilyetlik iddiasında bulunulan yerlerin ya da daha önce yapılmış olan keşiflerde başvurucu lehine tespit edilmiş olan taşınmazların, tapu kayıtlarının gerek davacıdan (başvurucudan) istenilmesi, gerekse davalı idarece araştırılması, zilyetlik iddiası ile kadastro tespiti arasında var olabilecek farklı durumların nedeninin davacıdan (başvurucudan) (belge, sözleşme, dava vs. ile) ispatlanmasının istenmesi, bu ispatın gerçekleştirilemediği ve tapusu bulunmayan taşınmazlar hakkındaki zilyetlik iddialarının ise dinlenmeyeceği; bu anlamda 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanması gereken bir zararın oluşup oluşmadığına ve mükerrer ödemelerde bulunulmamasına dikkat edileceği açıktır....


