"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Taşınmaz Zilyetliğinin Tespiti K A R A R Taraflar arasındaki uyuşmazlık 6831 sayılı Orman Kanununun 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazın tapu sicilinin beyanlar hanesine zilyetlik şerhinin konulmasına ilişkin bulunduğuna göre, hükme yöneltilen temyiz itirazlarının incelenmesi Yüksek Yargıtay (20.) Hukuk Dairesine ait olmakla gereği için dosyanın anılan Daire Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE, 21.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Taşınmaz Zilyetliğinin Tespiti K A R A R Taraflar arasındaki uyuşmazlık 6831 sayılı Orman Kanununun 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazın tapu sicilinin beyanlar hanesine zilyetlik şerhinin konulmasına ilişkin bulunduğuna göre, hükme yöneltilen temyiz itirazlarının incelenmesi Yüksek Yargıtay (20.) Hukuk Dairesine ait olmakla gereği için dosyanın anılan Daire Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE, 21.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 26.02.2016 tarihli ve 2014/553 E., 2016/157 K. sayılı kararıyla; tüm dosya kapsamına göre, dava konusu taşınmazın davacının fiili hakimiyetinde bulunduğu, etrafını duvar ile örerek sahiplenme iradesini ortaya koyduğu, davalıların ise taşınmaz üzerinde herhangi bir hakimiyetlerinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne ve davalıların taşınmaza elatmasının önlenmesine, davacının zilyet olduğunun tespiti ile tapu kaydının beyanlar hanesinde yer alan zilyetlik şerhinin kaldırılarak davacı adına zilyetlik şerhi işlenmesine, 5.000,00 TL tazminatın davalılar ... ve Fikret’ten müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin 26.02.2016 tarihli ve 2014/553 E., 2016/157 K. sayılı kararına karşı davalı ... vekili ile davalılar ... ve Fikret vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 8....
Kural olarak, taşınmazın tespit dışı bırakıldığı ya da paftasında yol olarak gösterildiği tarihte kazanmayı sağlayan zilyetlik süresi kesintiye uğrar ve tespit tarihinden sonra 20 yıllık kazanma süresi yeniden işlemeye başlar. Ancak, davanın makul süre içinde açıldığı kabul edildiği takdirde tespitten ya da paftasında yol olarak gösterildiği tarihten önceki zilyetlik dikkate alınır. Böylece davanın açıldığı tarihe kadar kadastrodan önceki zilyetlik de hesaba katıldığında 20 yıl dolduğu takdirde diğer kuşulların da gerçekleşmesi halinde davanın kabulü gerekir. Somut olayda, kadastro çalışmasının yapılmasıyla paftasında yol olarak bırakıldığı tarihten davanın açıldığı 21.09.2010 tarihine kadar 3 yıl geçtiğinden, açılan iş bu davanın makul süre içinde açıldığı kabul edilmez....
Dava, 2/B madde uygulaması nedeniyle Hazine adına tespiti yapılan taşınmazın beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhine yöneliktir. Çekişmeli, 13243 ada 62 parsel sayılı taşınmaz kesinleşen 2/B madde uygulaması nedeniyle tarla niteliği ile Hazine adına tespit edilmiş, tutanağın beyanlar hanesinde de "6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı ve ... ile ...'ın zilyetliğinde olduğu" şerhi konulmuştur. Davanın, taşınmazın maliki olan Hazine ile lehine zilyetlik şerhi konulanlara yöneltilerek açılması zorunludur. Ne var ki; davacılar, lehine zilyetlik şerhi verilenler yanında, dava ehliyeti bulunmayan Kadastro Müdürlüğünü hasım göstererek dava açmışlardır. Mahkemece, taşınmaz Hazine adına tescil edildiğine göre Hazine'nin davaya dahil edilmesi gerektiği gözetilmemiştir. Davacı taraf, dava dilekçesinde lehine zilyetlik şerhi verilen davalılar ... ve ...'...
Köyü 101 ada1 sayılı parsel orman niteliğinde Hazine adına, 105 ada 36, 110 ada 3, 5, 7 ve 8, 111 ada 21 sayılı parseller belgesiz zilyetlik nedeniyle ... adına, 111 ada 2 , 3 ve 4 sayılı parseller belgesiz zilyetlik nedeniyle ......
Keşifte davacının vazgeçmesi olmadığı halde mahkemece herhangi bir gerekçe gösterilmeden davacı tanıkları dinlenmemiş, bir yerel bilirkişi ve iki tespit bilirkişisinin zilyetlik konusunda verdiği bilgi ile yetinilerek hüküm kurulmuştur. Zilyetlik maddi olaylardan sayıldığından tanık dahil her türlü delille ispat edilebilir. (3402 sayılı K.K.m. 14/1) 6100 sayılı HMK.nun 266 (HUMK.nun 275) maddesinde hangi amaçla bilirkişilerin bilgisine başvurulacağı açıklanmıştır. Bunun dışında, tanık sözleri ile tespiti gereken bir yön için tanık dinlenmeden bilirkişinin bilgisi ile yetinilemez. Zilyetliğin ilk önce tanık sözleri ile tespiti şarttır. Bu yapılmadıkça mahalli bilirkişi sözleri tek başına davada hüküm vermeye yeterli olamaz. Mahalli bilirkişinin zilyetlik konusundaki sözleri ancak, zilyetliğin tespiti maksadı ile dinlenilen tanıkların sözlerinin doğruluğunu gösteren bir bilgi olarak gözönünde tutulabilir....
Taşınmaz bölümlerinin niteliğinin ve zilyetlik durumunun tespiti amacıyla hava fotoğraflarından yararlanılmamış, kadastro tespitine dayanak yapılan vergi kayıtları yöntemince uygulanarak çekişmeli taşınmazları kapsayıp kapsamadığı belirlenmemiş, vergi kayıtlarının taşınmazları kapsaması halinde vergi kayıt maliki ile davacılar arasında irsi ya da akdi ilişki bulunup bulunmadığı araştırılmamış ve taşınmazların vergi kaydı kapsamında dışında kalması halinde davacıların irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayandıkları dikkate alınarak belgesiz zilyetlik yolu ile taşınmaz edinip edinmedikleri ve edinmişlerse miktarı ilgili yerlerden sorularak açıklığa kavuşturulmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm kurulamaz....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Yargıtay bozma ilamında özetle; "hükmüne uyulan bozma ilamı ile taşınmaza ilişkin satışın geçersiz olduğu kabul edildiği halde, satışa değer verilerek hüküm oluşturulması isabetsiz olduğu gibi; zilyetlik yönüyle yapılan değerlendirmenin de yetersiz olduğu belirtilerek; taşınmazın malik hanesinin açık olması nedeniyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 30/2. maddesine göre mahkemenin re'sen malik tayin etmesi gerektiği göz önüne alınmak suretiyle taşınmaz başında yeniden keşif yapılması ve yöntemince zilyetlik araştırması yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gereğine" değinilmiştir....
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin 5831 Sayılı Yasa ile 3402 Sayılı Yasaya eklenen ek 4. maddesi gereğince yapılan kadastro tespiti sırasında, tutanağın beyanlar hanesinde gösterilen muhdesat ve zilyetlik şerhine itiraza ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce yapılan orman kadastrosu ve 2/B uygulamasının hangi tarihlerde yapıldığı dosya kapsamından anlaşılamamıştır. İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 19/01/2011 gününde oybirliği ile karar verildi....


