WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

Uyuşmazlık ve hüküm kadastro tespiti öncesinde tapusuz olan taşınmazın kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle tapusunun iptal ve davacı adına tescili istemine ilişkin olup inceleme görevi Yargıtay 8. Hukuk Dairesine aittir. SONUÇ:Dosyanın görevli Yargıtay 8. Hukuk Dairesi Yüksek Başkanlığına gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi.24.01.2011(Pzt)...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TESCİL Dava orman niteliğinde olduğu gerekçesiyle kadastro tespiti iptal edilerek ve malik hanesi boş bırakılan taşınmazın Hazine adına tescili ve davacılar lehine zilyetlik şerhi verilmesi talebine ilişkin olmakla, Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu'nun 09.01.2018 tarih ve 1 sayılı kararı ile kabul edilen Hukuk Dairelerine ilişkin iş bölümü uyarınca temyiz incelemesi Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'ne ait bulunmaktadır. Bu nedenle dosyanın, anılan Daire Başkanlığı'na GÖNDERİLMESİNE, 25.05.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Bu haliyle dava, hasmına yöneltilmiş, mükerrer tapunun zilyetlik hukuki nedenine bağlı olarak oluşturulan ilk ilam karşısında hukuki sonuç doğurmayacağı olgusunun tespiti istemine ilişkindir. Açıklanan nedenlerle dayanılan hukuki sebep bakımından hükme yöneltilen temyiz itirazlarının incelenmesi görevi Yüksek 8.Hukuk Dairesine aittir. Bu nedenle dosyanın adı geçen Daire Başkanlığına gönderilmesine, 29.05.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi....

Somut olayda, uyuşmazlık konusu taşınmazın 3402 sayılı yasanın EK-4.maddesi gereğince, 6831 Sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu, taşınmazın davacının kullanımda olmasına rağmen kadastro tespit çalışmaları sırasında davacının ölü olarak gösterildiği, zilyetlik hanesinin davacının mirasçıları adına kaydedildiği ... davacının sağ olduğu iddiasıyla yapılan zilyetlik kaydının iptali ile davacının kullanımında olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 3402 sayılı Kadastro Yasasının 11. maddesinde öngörülen 30 günlük askı ilanı süresinin geçmiş olduğunun anlaşılmasına göre, salt zilyetliğin korunması ile ilgisi bulunmayan uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK.'nın 21. ve 22. maddeleri gereğince ... 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 03.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Davacı, zilyetlik devir sözleşmesine dayanarak adına zilyetlik şerhi verilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 1320 ada 36 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 1.234,03 metrekare yüzölçümlü bölümünün davacı kullanımında, çekişmeli taşınmazdan geriye kalan ve fen bilirkişi rapor ve krokisinde (B) harfi ile gösterilen 10.172,63 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz bölümünün ise üzerindeki binalarla birlikte davalıların kullanımında olduğunun tespiti ile bu şekilde beyanlar hanesine yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 04.03.2013 gününde oybirliği ile karar verildi....

Hukuk Dairesi’nin 27.11.2001 tarih ve 2001/8901-8796 esas karar sayılı düzeltilerek onama ilamı ile çekişmeli parsellerin zilyetlik şerhi olmaksızın tespit gibi tesciline karar verilmek suretiyle 26.02.2002 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı ..., 30.04.1998 tarihinde Alanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesine çekişmeli taşınmazlara ait kayıtların beyanlar hanesindeki davalılar ... ve ...’in zilyetlik şerhinin iptali ile kendi zilyedinde olduğunun tespiti istemiyle dava açmış; işbu dava dosyası görevsizlikle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dava hakkında kesin hüküm nedeniyle karar vermeye yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir....

Davacı vekili dava dilekçesinde; çekişmeli taşınmazın muris adına tespiti gerekirken, davalılar adına tescil olduğunu açıklayarak, tapu kaydının iptali ile muris adına tescilini istemiş; ıslah dilekçesi ile de tapu iptal tescil, olmadığı taktirde tapuya kullanıcı şerhi verilmesi, bu da olmazsa zilyetlik tespiti istediklerini bildirmiştir. II. CEVAP Davalılar, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalılara ait tapu kaydı idarece yapılan satış işlemi neticesinde oluştuğuna göre dayanak satış işlemi iptal edilmeden davacıların taleplerinin kabulünün mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B....

Köyü kadastro çalışma alanı içinde kalan çekişmeli taşınmaza komşu olan taşınmazların ada ve parsel numaraları belirlenerek bu parsellere ait kadastro tespit tutanakları, kesinleşme durumları belirtilecek şekilde onaylı örnekleri, varsa dayanakları olan belgeler, kesinleşmiş iseler kadastro tespiti ile oluşan tapu kayıtları, hükmen kesinleşmiş iseler mahkeme ilamları, bu parseller ile çekişmeli taşınmazı bir arada gösterir birleşik kroki getirtilerek dosya tamamlandıktan sonra, taşınmazın bulunduğu yeri iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile tespit bilirkişilerinin tümü ve üç kişilik ziraatçi bilirkişi kurulu hazır edilerek taşınmazın başında yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmaz üzerinde davacı tarafın zilyet olup olmadığı zilyetlik varsa başlangıcı ve sürdürülüş şekli hakkında ayrıntılı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanıkların sözleri getirtilen komşu parsel tutanakları ile denetlenmeli, beyanlar arasındaki çelişkiler...

Hukuk Dairesinin 27/10/2004 gün ve 2004/5389-11136 sayılı bozma kararında özetle; "Yeniden yapılacak keşifte orman tahdit harita ve tutanakları, gereği gibi uygulanarak davalı taşınmazın orman sınırı içinde kaldığının tespiti halinde dava reddedilmeli, orman tahdidi dışında kaldığı belirlendiği takdirde davacıların dayandığı Haziran 1954 tarih 10 nolu tapu kaydının miktarı ile geçerli kapsamı tayin olunarak, davalı taşınmazların bu tapu kapsamı içinde kalması halinde davacıların zilyetlik şartları araştırılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar ... ve ... ile Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescili niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 11/11/1982 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır....

Davacı ... vekili, Kadastro Mahkemesine sunduğu 27.08.2012 tarihli dava dilekçesinde özetle; vekil edeni olan davacı adına zilyetlik tespiti yapılan ... ili ... ilçesi ... Beldesi ... mahallede kain 184 ada 1 parsel sayılı taşınmaz ile birlikte toplamda 1.362,50 m2 lik alanı davacının 2004 yılında Asiye Bayrak isimli şahıstan satın aldığını, ancak kadastro çalışmaları sırasında 326,52 m2 yüzölçümü ile yalnızca 184 ada 1 parselin askıya çıktığını belirterek, vekil edenin kullanımında olup eksik yüzölçümü ile tespit gören alanın belirlenerek toplamda 1.362,50 m2 yüzölçümü olan yerin davacı adına zilyetlik tespitinin yapılmasını talep ve dava etmiştir. 2. Kadastro Mahkemesince, dava konusu yer hakkında kadastro tutanağı düzenlenmediği, taşınmazın tescil harici yerde kaldığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek dava dosyası Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir. II. CEVAP Davalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır. III....

UYAP Entegrasyonu