Köyü 107 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üç katlı kargir ev, depo, tarla niteliğinde,1556,98 m2 yüzölçümünde, ... mirasçıları zilyet ise de,Asliye Hukuk Mahkemesinin 1987/167 esas sayılı tescil davası bulunduğu nedeniyle, 11/4/2007 tarihinde malik hanesi açık olarak tespit edilmiştir. Davacı ...’in, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile maliki olduğunu ileri sürerek adına tescili istemiyle ... Asliye Hukuk Mahkemesine açtığı esas sayılı dosyasındaki dava, tarihinde davaya konu taşınmaz hakkında 107 ada 1 parsel numarası ile kadastro tespit tutanağı düzenlendiğinden görevsizlik kararı verilerek kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Yargılama sırasında ... ve arkadaşları dava konusu taşınmazın, ... ... Köyünde öncesinde 3 ... arazisine ait tapu kayıtları kapsamı içerisinde kaldığını, tapuların dış hudutlarının...Gediği, ..., ... Çiftliği, İnbükü dışındaki ..., Kırvasil Çiftliği ve ......
olunan boş yer olmadığını, belki davacının 20 yıldır zilyet olduğu ve sonradan genişlettiği 2-3 dönüm kadar yeri olabileceğini, görülen tarlaların çoğunun sonradan sürülen yerler olduğunu belirtmesi karşısında, dosya arasında bulunan taşınmazları gösteren fotoğraflar, uzman ziraat mühendisi bilirkişinin gerekçeli raporu birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu taşınmazlar üzerinde davacının dava tarihinden geriye doğru 20 yılı aşkın zilyetliğinin bulunmadığı sonucuna varılmaktadır....
Köyü 190 ada 22 parsel sayılı taşınmaz tarla niteliğinde,1773,43 m2 yüzölçümünde, 337 ada 1 parsel sayılı taşınmaz tarla niteliğinde 5226,34 m2 yüzölçümünde, ... zilyet ise de, Asliye Hukuk Mahkemesinin 1989/432 sayılı tescil davası bulunduğu nedeniyle, 05/11/2007 tarihinde malik hanesi açık olarak tespit edilmiştir....
Köyü 240 ada 4 parsel sayılı taşınmaz, tarla niteliğinde 5375,67 m2 yüzölçümünde... zilyet ise de, Asliye Hukuk Mahkemesinin 1989/90 sayılı tescil davası bulunduğu nedeniyle 30/01/2008 tarihinde malik hanesi açık olarak tespit edilmiştir. Davacı ...’in, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile maliki olduğunu ileri sürerek adına tescili istemiyle Marmaris Asliye Hukuk Mahkemesine açtığı davanın yargılaması sırasında davaya konu taşınmaz kadastro tespit tutanağı düzenlendiğinden görevsizlik kararı verilerek kadastro mahkemesine aktarılmıştır. ... ve arkadaşları, dava konusu taşınmazın Marmaris Karaca Köyünde öncesinde 3 çiftlik arazisine ait tapu kayıtları kapsamı içerisinde kaldığını, tapuların dış hudutlarının...Gediği, ...Çiftliği, İnbükü dışındaki ......
Köyü 213 ada 11 parsel sayılı taşınmaz,1321,44m2 yüzölçümünde ve tarla niteliği ile, öncesinde 213 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, ve 13 parsel sayılı taşınmazlar ile bir bütün olarak tasarruf edilmekte iken ifraz ve eklemeli belgesiz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... zilyet ise de, Asliye Hukuk Mahkemesinde tescil davası bulunduğu nedeniyle malik hanesi açık olarak tespit edilmiştir. Davacı ...’in, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile maliki olduğunu ileri sürerek adına tescili istemiyle Marmaris Asliye Hukuk Mahkemesinin 1993/20 esas sayılı dosyasında açtığı davanın yargılaması sırasında, ... ve arkadaşları, dava konusu taşınmazın öncesinde 3 çiftlik arazisine ait tapu kayıtları kapsamı içerisinde kaldığını, tapuların dış hudutlarının ... Gediği, , ...,...,... Çiftliği ve ......
Temyiz Sebepleri Birleşen dosya davacısı Hazine temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz üzerindeki ağaçlara ilişkin olarak davacı lehine şerh konulmasının hatalı olduğu, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli bulunmadığı, kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazda davacının zilyet olup olmadığı, ayrıca davacının taşınmaz üzerindeki ağaçların dikimi ve bakımınını yapıp yapmadığı hususlarına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kanun'un 14 ve 17 nci maddeleri. 3....
KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin j. bendi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.04.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi....
'in ceddinden intikalen ve taksimen gelme taşınmaz olup, 1950 yılından beri ... 'in bahçe olarak kullanımında iken 1986 yılında bedeli karşılığında ... oğlu ...'...
nun tutunduğu tapu kaydı, ... ve arkadaşlarının tutunduğu Ocak 2003 tarih ve 2 sıra numaralı tapu kaydına göre daha eski tarihli olduğu için Ocak 2003 tarihli tapu kaydı, zaten tapuda ... adına kayıtlı taşınmaz için oluşturulduğundan, ...da tutunduğu, 460 sayılı parselin tespitine esas alınan tapu kaydının daha sahih esasa dayandığı, ayrıca 460 sayılı parselin 1965 yılından sonra önce ... ve sonra da ... tarafından zilyet edildiği halen ...'nun zilyetliğindeki verimli ve bakımlı zeytinlik olduğu, ... ve arkadaşlarıyla, ... ve mirasçıları ile bunlardan satın alan ... ve ... da yine 460 sayılı parselde hiç zilyet olmadıkları, itirazsız olarak bu durumun on yıllarca devam etmesine razı olmalarının, davalı ...'...
Mahkemece; dava konusu taşınmazın mera veya devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığı, davalılar ve öncesinde bayilerinin zilyet ve tasarrufu altında bulunan zilyetlikle edinilebilecek yerlerden olduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmaz tarla niteliğiyle davalılar adına tespit edilmiş, davacı Hazine vekili çekişmeli taşınmazın 1994 yılından sonra üzerindeki mera bitkileri dozerle kaldırılarak kullanılmaya başlandığını bildirerek dava açmıştır. Mahallinde yapılan 16.03.2002 tarihli keşifte bir mahalli bilirkişi dinlenmiştir. Keşfe katılan uzman bilirkişi raporları da hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Eksik araştırma ve inceleme ile karar verilemez. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için mahallinde tarafların bildirecekleri tanıklarda hazır olduğu halde yeniden keşif yapılmalıdır....


