Mevkii 1384 ada 1 parsel sayılı 4.224 metrekare yüzölçümlü taşınmaz imar uygulaması sonucu 1989 yılında Hazine adına hükmen tescil edilmiş, 2018 yılında ise Antalya Büyükşehir Belediyesi adına tahsis edilmiştir Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 2/B vasfında olduğunu belirterek ... zilyetliğinde iken 2.224 metrekarelik kısmının zilyetliğinin 18.06.2009 tarihli zilyetlik devir sözleşmesi ile davacıya devir ve teslim edildiğini, davacının zilyet olduğu kısmın etrafını demir ve tel ile çevirerek zeytin ağacı diktiğini, taşınmazın kullanıcısı olarak zilyetliği elinde bulunduran davacının değil, zilyetlik haklarını davacıya devreden eski zilyet ... adına tespit edilip davalı tarafından taşınmaza tecavüzde bulunduğunu belirterek, kullanım kadastrosu tespitine itiraz ve zilyetliğin tespitine karar verilmesini talep etmiştir....
Davalının aldığı taşınmaz bedelini iade etmemesi üzerine bu dava açılmıştır.Bu durum karşısında, geçersiz sözleşme nedeniyle satış bedelinin davacıya iadesi ve davalının bedelin iadesine ilişkin yükümlülüğü B.K.'...
Hal böyle olunca doğru sonuca varabilmek için, dava konusu taşınmaz ile davacıya eylemli olarak zeminde teslim edildiği iddia olunan taşınmazlar başında yeniden keşif yapılması, fen bilirkişisinden düzenleyeceği haritada, zeminde eylemli olarak davacıya teslim edildiği iddia olunan taşınmazın da işaretlenmesi istenilmeli, taraf tanıkları ile bilirkişi beyanları arasında, davacıya tapuda satış yapılırken zeminde eylemli olarak neresinin gösterildiği ve zilyetliğin devredilip devredilmediği hususlarında meydana gelen çelişki, tanıklar yüzleştirilmek suretiyle giderilmeli, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek davalının çekişmeli taşınmaza ilişkin harici senette yazılı 125 metrekarelik miktar dışında ya da taşınmazın tamamında iyiniyetli alıcı sayılıp sayılamayacağı tartışılmalı, davalının babası olan önceki malik ... ...'...
Yargılama sırasında, davaya konu taşınmaz hakkında kadastro tespit tutanağı düzenlendiğinden görevsizlik kararı verilerek kadastro mahkemesine aktarılmış, davacı ... ve ...'in aynı taşınmaz hakkındaki kazandırıcı öncesinde miras bırakanları ...'na ait iken kendilerine kaldığı ve zamanaşımı zilyetliği ile taşınmazın maliki olduklarını ileri sürerek açtığı kadastro tespitine itiraz davası da genel mahkemeden aktarılan dava ile birleştirilmiş, Orman Yönetimi davaya konu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla ve orman olarak Hazine adına tescili istemiyle davaya katılmıştır. Mahkemece, katılan davacı ... Yönetiminin davasının KABULÜNE, diğer davacıların davasının dava konusu taşınmazın tespit tutanağı düzenlenen bölümü yönünden ESASTAN; tespit dışı bırakılan taşınmaz yönünden kısım bakımından GÖREVDEN REDDİNE, davaya konu, ......
Öte yandan Mahkeme gerekçesinin incelenmesinde; davacılar ... ve müşterekleri yönünden; aynı çalışma alanı içerisinde zilyetlikle edinilebilecek miktar sınırlamasını aşar şekilde taşınmaz edindikleri gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de bu hususta yapılan araştırma ve inceleme de hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki; davacılar ... ve müşterekleri ile murisleri ... ... adına belgesiz zilyetlikten edinilen taşınmaz mallar yönüyle araştırma yapılmış ise de; dosya arasına sadece “belgesizden tespit ve tescil edilen taşınmaz listesi” konulmakla yetinilmiş (...)...
İlgili Hukuk a) 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 13. maddesi; “Tapuda kayıtlı taşınmaz mal: A) Kayıt sahibi veya mirasçıları zilyet bulunuyorsa; a) Kayıt sahibi adına, b) Kayıt sahibi ölmüş ise mirasçıları adına, c) Mirasçılar tayin olunamazsa, ölü olduğu yazılmak suretiyle kayıt sahibi adına, B) Kayıt sahibi veya mirasçılarından başkası zilyet bulunuyorsa; a) Kayıt sahibi veya mirasçılarının kadastro teknisyeni huzurunda muvafakatları halinde zilyet adına, b) Zilyet, taşınmaz malı, kayıt malikinden veya mirasçılarından veya mümessillerinden tapu dışı bir yolla iktisap ettiğini, onların beyanı veya herhangi bir belge ile veya bilirkişi veyahut tanık sözleriyle ispat ettiği ve ayrıca en az on yıl müddetle çekişmesiz, aralıksız ve malik sıfatıyla zilyet bulunduğu takdirde zilyet adına, c) (Değişik: 3/5/2012-6302/4 md.)...
gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir....
e mi devrettiği belirlenerek, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 13/B-b maddesinde yazılı iktisap koşullarının muris ... terekesi lehine mi, yoksa... mi oluştuğu belirlenmeli; bu anlamda taşınmazın tereke malı olup olmadığı araştırılmalı, taşınmaz kayıt kapsamı dışında kalıyor ise bu kez taşınmaza kimin zilyet olduğu, zilyetliğin hangi tarihte başladığı, ne şekilde, kim tarafından ve hangi sıfatla sürdürüldüğü sorularak maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, özellikle kök muris ...'in sağlığında bu taşınmaza zilyet olup olmadığı, zilyet ise zilyetliğini ...'...
Dava; 6292 sayılı Kanun gereğince satışı yapılan taşınmaza yönelik Tapu İptali ve Tescile ilişkindir. 1) Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirmesine göre davacılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları; yerinde görülmemiştir. 2) Mahkemece; muris ...’ın 1986 yılında vefatından sonra dava konusu taşınmaza mirasçılarından sadece ...'ın zilyet olduğunun anlaşıldığı ve zilyetlik tespitlerininde bu nedenle ... adına yapıldığı, dava konusu taşınmaza kesintisiz olarak nizasız ve fasılasız ...'ın zilyet olarak tasarruf ettiğinin anlaşıldığı, muris ...'ın mirasçıları olan davacıların ise muris ...'nin 1986 yılında vefatından sonra dava konusu taşınmazı ekip biçtikleri veya tasarruf ettiklerini ispat edemedikleri, ayrıca murisleri olan ...'...
SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 19.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi....


