ın sübut bulmayan davasının reddine karar verilmiş, hüküm 146 ada 25 parsel ... taşınmaz yönünden ..., ..., ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılıp mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve Kanun'a uygun olup davacı ......
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile HMK 373/1. maddesi gereğince temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, karardan bir örneğin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesine, dosyanın İLK DERECE MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 16/05/2022 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 713. maddesinin 2. fıkrasında düzenlendiği halde, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen "..ölmüş" hukuksal sebebine dayalı tapu iptal ve tescil isteminden ibarettir. Dava konusu taşınmaz, tapuya kayıtlı olup tapu maliki dava tarihinden önce ölmüş ise de, yasal mirasçıları mevcut olup davada da kendilerine husumet yöneltilmiştir....
Hukuk Dairesince istinaf talebinin esastan reddine dair verilen kararın Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi bir kısım davalılar vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 28.06.2022 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz edenlerden gelen olmadı. Karşı taraftan davacılar vekili Av. ... geldi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenin sözlü açıklamaları dinlenildi. Açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: KARAR Davacılar vekili dava dilekçesinde, müvekkillerinin murisi tarafından 1979 yılında haricen satın alınarak o tarihten beri önce muris sonra mirasçıları tarafından zilyet olunan taşınmazın maliklerinden ...’nin 1953, ...’nın 1987 yılında öldüğünü belirterek, ... ve ...’nin paylarının iptali ile davacılar adına tescilini talep etmiştir....
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, 59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi....
KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğininde Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 08/11/2018 tarih 2016/2883 Esas 2018/7579 Karar sayılı ilamının KALDIRILMASINA, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, temyiz olunan mahkeme kararının açıklanan nedenlerle, değişik gerekçe ile BOZULMASINA, peşin yatırılan karar düzeltme ret harcının istek halinde iadesine 03.10.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
edildiği, muristen intikal eden ve davacı ... adına tespit edilen taşınmaz bulunup bulunmadığı, bulunuyorsa davacı tarafından taksime uygun şekilde kullanılıp kullanılmadığı, taşınmazların ne zamandan beri, kim tarafından ve ne şekilde zilyet edildiği maddi olaylara dayalı olarak ayrı ayrı sorulup saptanmalı, beyanlar arasında çelişki bulunduğu takdirde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkinin giderilmesine çalışılmalı, davacı ile diğer bir kısım mirasçılar arasında sulh olunan ve işbu dosyadan tefrik edilen davaların taksim yapılmadığına dair güçlü delil teşkil edip etmeyeceği de tartışılarak, tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar verilmelidir....
.; Pazarcık ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında tespit harici bırakılan, sınırlarını belirttiği yaklaşık 13.000 m2'lik taşınmaz bölümüne 30 yılı aşkın bir zamandır nizasız, fasılasız, malik sıfatı ile zilyet olduğunu ileri sürerek tescil isteğinde bulunmuştur. II. CEVAP Davalılar, davanın reddini savunmuşlar; davalı Hazine vekili, taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Pazarcık Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.04.2014 tarihli ve 2013/162 Esas, 2014/310 Karar sayılı yetkisizlik kararı sonucunda Kahramanmaraş 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.04.2015 tarihli ve 2014/797 Esas, 2015/245 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Yargıtay (Kapatılan) 16....
Kanunun 19/2 nci maddesinin uygulama alanının bulunmadığını, aynı maddenin birinci fıkrasına bakıldığında tapuya kayıtlı taşınmazların zilyet lehine tespitinin düzenlendiğinin anlaşıldığını ve bu nedenle tapuya kayıtlı olmayan taşınmazın kadastro tespitinde söz konusu maddenin uygulanamayacağı ve davanın kabul edilmesinin gerekli olduğundan bahisle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye; dosya içeriğine, mahkemece yapılan keşif, mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ve teknik bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, davacı Hazine adına arsa vasfıyla tespit edilen taşınmaz üzerine davalı tarafından kadastro tespitinden önce yapıldığı anlaşılan yapının kadastro tespit tutanağının beyanlar hanesinde davalı adına muhtesat şerhi verilmesinin 3402 ......
in adına bir satışın yapılmadığı belirtilmiş ise de, satışın yapıldığına dair delillerin yeterli olmadığı, davacının taşınmazı tespit tarihine kadar kullanmaya devam etme yönündeki iddialarını ispatlayamadığı, tapu kaydındaki malik hanesinin boş gözüktüğü, Tapulama Mahkemesi'nin 1959/336 Esas 1970/104 Karar sayılı kararın birleştirilen dava dosyalarına göre 112 parsel sayılı taşınmazla ile ilgili bir karar olduğu, 95 parsel sayılı taşınmaz hakkında karar verilmediği, bu taşınmaz ile ilgili dava dosyasının bağımsızlığını koruduğunun anlaşıldığı, 95 parselin tapulu taşınmaz olup tapulu taşınmazın yasa uyarınca haricen satışının mümkün olamayacağı, zilyetliğin devrinin yasaya uygun olarak belgelerle aktarılmasının yapılması gerektiği, bu konuda zilyetliğin devri ile ilgili hiçbir belge ibraz edilmediği, mevcut tapu kaydının ise halen hukuken geçerli bulunduğu, tapulu yerlerin zilyetlikle kazanılamayacağı, tespit tarihi itibariyle de olağanüstü kazandırıcı zamanaşımının dolmadığı ve diğer şartların...


