WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

Hukuk Dairesinin 26.04.2021 tarih, 2019/3564 Esas, 2021/4011Karar sayılı kararıyla; araştırma ve incelemenin hüküm vermeye yeterli olmadığı, taşınmaz üzerinde yaşları 30 ila 35 arasında değişen çeşitli meyve ağaçları ile bina, depo ve garaj gibi muhdesatların bulunduğunun belirtildiği, ancak sözü edilen yapı ve ağaçların dava konusu tescil harici taşınmaz bölümü üzerinde mi, komşu taşınmaz üzerinde mi olduğu hususunda tereddüt oluştuğu ve somut verilere dayalı açıklama içermeyen tek ziraatçi bilirkişi tarafından hazırlanan rapor ile mahalli bilirkişiler ve tanıkların soyut içerikli beyanlarına dayanılarak hüküm kurulduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 5-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda tescil harici alanın köyün boşluğu olduğu, 1968 yılından beri yapılaşma olduğu, tarımsal faaliyet olmadığı, 1999 yılından sonraki tarımsal faaliyetin bahçeden ibaret olduğu, taşınmaz içindeki dut ağacının gölgelik...

Eş söyleyişle; mahkemenin yeni bir delile dayanarak veya bozmadan esinlenerek gerekçesini değiştirerek veya daha önce üzerinde durmadığı bir hususu bozmada işaret olunan şekilde değerlendirerek karar vermiş olması halinde, direnme kararının varlığından söz edilemez. Somut olayda: Yukarıda ayrıntısıyla açıklandığı üzere, ilk kararında, altı adet taşınmaz hakkında tenkise ilişkin herhangi bir gerekçe ve hüküm oluşturmamışken, temyize konu kararının gerekçesinde, bozma ilamından esinlenerek, bu ilamda işaret olunan şekilde tenkise ilişkin değerlendirme yapmış, açıkça ilk karardan farklı bir olguya ve hukuki nedene dayalı hüküm oluşturmuştur. Mahkemenin direnme olarak adlandırdığı temyize konu bu kararın, usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı; bozmadan esinlenilerek ilk kararda tartışılıp, değerlendirilmemiş yeni gerekçeye dayalı, yeni hüküm niteliğinde olduğu her türlü duraksamadan uzaktır....

KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,22.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....

İdaresi vekili ve davalı DSİ vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili; Siirt ili Merkez ilçesi ... köyü Mukaddem mevkiinde yer alan 5986.836 m²'lik bahçe niteliğindeki taşınmazın davacı tarafından 40-50 yılı aşkın bir süreden beri kullanıldığını ve o tarihten beri de bu taşınmazları ekip biçerek zilyet ve tasarrufunu sürdürdüğünü, dava konusu taşınmazın bulunduğu ... köyünde 1984 tarihinde arazi kadastro çalışmalarının başladığını ve kadastro çalışmaları sırasında davacının zilyet ve tasarrufu altında bulunan dava konusu taşınmazın orman kadastrosu geçeceği gerekçe gösterilerek işlem görmediğini ve böylelikle dava konusu...

Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü; K A R A R Davacı ... 18.06.2007 tarihli dilekçesiyle, ... köyünde 1950 yılında yapılan genel kadastroda ziraate uygun olmayan arazi niteliğiyle tapulama dışı bırakılan yaklaşık 11911 m2 yüzölçmündeki taşınmazı imar ve ihya ederek tarım niteliğiyle zilyet ettiği, yararına zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu iddiasıyla, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi ... vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 18/09/2018 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden ve duruşma talebinde bulunan davacı ... vekili Av. ... Nal geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... Birlikte, 07.07.2008 tarihli dilekçeyle, ...... ilçesi, ...... köyü, ...... mevkii 170 sayılı parselin çevrelediği 40740 m2 yüzölçümündeki bölümü 1985 yılında imar ve ihya ederek tarım alanı haline getirip, nizasız fasılasız malik sıfatıyla zilyet ettiği iddiasıyla, adına tapuya tescilini istemiş, ...... 1....

Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tapusu mahkeme kararı ile iptal edilen taşınmaz için ödenen bedelin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi ve taşınmaz için sarf olunan tadilat masraflarının tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesi;“Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.” hükmünü içermektedir. 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 995 inci maddesi; "İyiniyetli olmayan zilyet, geri vermekle yükümlü olduğu şeyi haksız alıkoymuş olması yüzünden hak sahibine verdiği zararlar ve elde ettiği veya elde etmeyi ihmal eylediği ürünler karşılığında tazminat ödemek zorundadır. İyiniyetli olmayan zilyet, yaptığı giderlerden ancak hak sahibi için de zorunlu olanların tazmin edilmesini isteyebilir....

Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin ve katılma yoluyla müdahil Orman İdaresi vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 1086 ... Kanun'un 440 ıncı maddesinin 1 inci fıkrası gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 7139 ......

Köyü 359 parsel sayılı taşınmaz 202.400 m2 yüzölçümü ile mera vasfı ile Köy Tüzel Kişiliği adına, 360 parsel sayılı 227.800 m2 yüzölçümü ile 363 parsel sayılı taşınmaz 9.200 m2 yüzölçümü ile ırsen intikal, kazandırıcı zamanaşımı ile zilyetlik ve taksim sebeplerine dayalı olarak bir kısım İsmail Ağa mirasçıları adına 1952 yılında tespit edilmiştir. 1953/2375 Esas sayılı asıl dosyada 359 parsele ilişkin kadastro tespitine davacılar ... ve ... 1288 tarihli Mart 88 numaralı tapu kaydı ve 1938 tarihli 3338 numaralı vergi kaydı, irsen intikal sebeplerine dayanarak, 1953/2371 ve 1953/2374 Esas sayılı dosyalarda 360 ve 363 parsellerin tespitine ... Köyü Tüzel Kişiliği adına muhtarı köye ait mera olduğu gerekçesiyle ve ... ırsen intikal sebebiyle miras payının bulunduğunu belirterek itiraz etmiştir....

İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası. 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. VI....

UYAP Entegrasyonu