CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; çekişmeli taşınmazı müvekkili olan davalının imar ve ihya ettiğini ve taşınmaza uzun yıllardır davalının zilyet olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. III....
KARAR: Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazının reddine temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 210,55 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.10.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi....
KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi....
KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde temyiz edene iadesine, Dosyanın kararı veren Ankara Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. .....
CEVAP Davalılar cevap dilekçesinde; taşınmazın babalarından intikal ettiğini, taşınmazın tarım arazisi olduğunu ve taşınmaza eklemeli olarak 50 - 60 yıldır zilyet olduklarını belirterek, davanın reddini savunmuşlardır. III....
KARAR Açıklanan sebeplerle,; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin j. bendi gereğince davalı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.07.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi....
ın ediniminin iyiniyetli olmadığını, devrin muvazaalı olduğunu, Mahkemece zilyetlik araştırması yapılmadığını, kaldı ki Hazine adına kayıtlı taşınmaz üzerinde bir başkasının malik sıfatıyla zilyet olmasının yasal olarak olanaksız olduğunu, taşınmazı kullanıyor olmasının o kişiyi zilyet değil işgalci yapacağını belirtip kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 705 inci maddesi, 1022 nci maddesinin birinci fıkrası, 1025 inci maddesinin birinci fıkrası. 3. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasının yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. 2....
Hemen belirtmek gerekir ki, zilyetliğin korunması davasıyla zilyet, zilyetliğin hakka dayandığını ispat külfetine katlanmadan sadece zilyetliğini öne sürerek Sulh Hukuk Mahkemelerinde uygulanan basit yargılama usulünün sağladığı kolaylıklardan yararlanır. Zilyet, zilyetliğin arkasında bulunan ayni (nesnel) veya şahsi (kişisel) bir hakka dayandığı takdirde dava bir hak davası niteliğini kazanır. ...6. 10.1993 gün, 1993/14-423/561 sayılı kararı da aynı yöndedir.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “Zilyetliğin Gasbında Dava Hakkı” başlıklı 982. maddesinde: “Başkasının zilyet bulunduğu bir şeyi gasbeden kimse o şey üzerinde üstün bir hakka sahip olduğunu iddia etse bile onu geri vermekle yükümlüdür.Davalı, o şeyi davacıdan geri almasını gerektirecek üstün bir hakka sahip olduğunu derhal ispat ederse onu geri vermekten kaçınabilir. Dava, şeyin geri verilmesine ve zararın giderilmesine yönelik olur.”...
İstinaf Sebepleri Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle, davacı tarafın dava konusu taşınmaz üzerinde uzun zamandan beri zilyet olduğu iddiasını vergi kayıtlarıyla ispat etmesi, eklemeli zilyetliğe dayandığı takdirde önceki zilyetlerden kendisine kadar olan devirleri somut belgelere dayandırması gerektiğini, davacının aynı çalışma alanı içinde zilyetlikle iktisap ettiği taşınmaz olup olmadığının araştırılmadığını, Hazine aleyhine hükmedilen vekalet ücretinin de hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C....
Ecrimisil, TMK.nun 995. maddesine göre taşınmaz (veya taşınır) üzerinde zilyetliği bulunmayan malik (davacı) tarafından, taşınmaza (nesneye) bir hakka dayanmadan veya malike karşı ileri sürülebilir bir hakka dayanmadan zilyet olan kimseye (davalıya) karşı yöneltilebilen bir talep ve dava türüdür. Başka bir ifade ile eğer davacı, haksız veya kendisine karşı ileri sürülebilir bir hakka sahip olmayan halihazır zilyetten (davalıdan) şeyin iadesini talep edebiliyorsa (TMK.mad. 718/1;683), doğal olarak bu iade talebine ecrimisil ( haksız işgal tazminatı ) istem ve davası eşlik edecektir ( Karş. Burak Özen: Haksız Zilyedlikte İade, "doktora tezi" İst.2003, sh.79, 85 ). Yürürlükte bulunan Türk Medeni Yasasının "elbirliği mülkiyetine" ilişkin olan (701-702 ) maddeleri ile kötüniyetli zilyedin sorumluluğuna ilişkin 995.maddeleri sadece taşınmaz mallar için düzenlenmiş değildir. Aksine "mal, şey" gibi taşınır ve taşınmaz mülkiyetini birlikte kapsayacak ifadeler kullanılmıştır....


