Ancak; Davaya konu taşınmazda yönetici seçiminin davadan sonra yapıldığı böylece davanın konusuz kaldığı anlaşılmakta olup Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331/1. maddesi uyarınca, konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceğinden; davacının dava açmakta haklı bulunduğu dikkate alındığında, mahkemece, davacının yaptığı yargılama giderlerinin davalılardan tahsili yerine üzerinde bırakması, kendisini vekil ile temsil ettiren davacı yararına aynı Yasanın 323/ğ maddesinde belirtilen yargılama giderlerinden olan vekalet ücreti takdiri yerine davalı yararına vekalet ücreti vermesi ve karar başlığında davacının aynı zamanda davalı olarak gösterilmesi doğru değil ise de bu yanılgıların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, mahkemenin gerekçeli kararında karar başlığında davalıların 13. sırasında gösterilen...
bendinin 3. cümlesindeki (Davacı vekili için takdir edilen 1.500,00-TL vekalet ücreti ve ) kelimeleri ile 4. bendinin 3. cümlesindeki (Davacılar vekili için takdir edilen 1.500,00-TL avukatlık ücreti ve) kelimelerinin çıkartılmasına, yerine ayrı bir bent olarak hüküm fıkrasının sonuna; (Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.500,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacı tarafa verilmesine) cümlesinin yazılmasına, 2) Harca ilişkin 2. bendinin 2. cümlesi ve 4. bendinin 2. cümlesinin çıkartılmasına, yerine (Alınması gereken 26,065-TL ilam harcının davalı idareden tahsili ile Hazineye gelir kaydına davacı tarafça yatırılan peşin harçların istek halinde davacılara iadesine) cümlesinin yazılmasına, Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı kalan harcın alınmasına ve peşin alınan temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 26.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
ın kendisine vekalet ücreti borcunun bulunduğunu, ...'ın ......2007/3072 E sayılı dosyasındaki alacağına karşılık borçlu.....aşınmazını ihaleye girerek satın almış olduğunu, daha sonra ...'ın aldığı bu taşınmazı davalı ...'a sattığını, bu yerin tapudaki devri sırasında, ... ve oğlu ...'dan alacağı vekalet ücreti borcunun davalılar tarafından üstlenildiğini, kalan 5.000,00 TL vekalet ücreti için davalılardan imzalı belge almak suretiyle davalıların ödemesini kabul ettiğini, ancak tapuyu devraldıktan sonra aradan uzunca bir zaman geçmesi ve istemesine rağmen davalıların ödeme yapmadıklarını, alacağın tahsili için yapılan icra takibine borçluların itiraz ettiklerini ileri sürerek davalıların icra takibine yaptıkları itirazın iptaline icra takibinin devamına ve davalıların icra inkar tazminatı ödemelerine karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir....
Şti. tarafından borçlular ... ve diğerleri aleyhinde, meni müdahale ve kal talebinin reddine ilişkin ilamda lehine hükmedilen vekalet ücreti alacağının tahsili amacıyla ilamların icrası yolu ile ilamlı takip başlatılmış, borçlulara örnek 4-5 numaralı icra emri tebliğ edilmiştir. Borçlu ilamın kesinleşmeden icra edilemeyeceği ve vekalet ücreti alacağının takip konusu edilmesi nedeniyle bu alacağa ayrıca icra vekalet ücreti talep edilemeyeceğinden bahisle takibin iptalini istemiş, mahkemece ilamın meni müdahale ve kal'e ilişkin olduğu kesinleşmeden icra edilemeyeceği gerekçesiyle takibin iptaline karar verilmiştir. Karar alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. HMK 367/2. maddesi gereğince taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin hükümler kesinleşmedikçe infaz edilemez....
SONUÇ: Temyiz olunan kararın hüküm fıkrasında yer alan "8- Davalı taraf kendisini avukat ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 2.417,55 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,” rakam ve sözcüklerinin çıkarılarak yerine, “8- Davalı taraf kendisini avukat ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 3.438,06 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 09.01.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Mahkemece, davalının vekil olarak takip ettiği dava ve icra takibi nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan toplam 11.931,00 YTL vekalet ücreti üzerinden takibe yapılan itirazın iptali ile bu miktar üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin ve karşı taraf vekalet ücretine ilişkin istemin ise, karşı taraftan tahsil edilmediği gerekçesiyle reddine karar verilmiş, hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davacının temyiz itirazlarının incelenmesinde; Avukatlık Kanununun 164/son maddesi hükmüne göre, karşı tarafa yükletilen vekalet ücreti avukata ait olup davacı, gerek müvekkilin asile ödemesi gerekli olan, gerekse karşı tarafa yükletilen vekalet ücretinin tahsili için takip başlatmıştır....
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE Dava, işlemiş faiz, icra masrafları ve icra vekalet ücreti yönünden borçlunun icra takibine vaki itirazının iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir.Dosya kapsamından; davacının 109.350,61 TL asıl alacak ve 1.806,53 TL işlemiş faizin tahsili için davalı aleyhine 02.10.2020 tarihinde İstanbul Anadolu 10. İcra Dairesi'nin ......
ye kadar olan davalarda avukatlık ücreti, tarifenin ikinci kısmının, ikinci bölümünde, icra mahkemelerinde takip edilen davalar için öngörülen maktu ücrettir. Ancak bu ücret asıl alacağı geçemez." denilmektedir. Bu kapsamda, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12/2. maddesi dikkate alınarak davalı lehine 217,67 TL. vekalet ücreti hesaplanması gerekirken 1.200,00 TL. vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş olduğundan hükmün HUMK.nun 427/6. maddesi uyarınca kanun yararına bozulması" istenilmiştir....
Mahkemece, 12.2.2013 tarihli karar ile davanın reddine, reddedilen maddi tazminat yönünden 1.320,00 TL ve reddedilen manevi tazminat yönünden 1.320,00 TL olmak üzere belirlenen toplam 2.640,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine dair kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine 7.11.2013 tarih 2013/22812 e.-2013/27583 k.s.lı ilamı ile eksik inceleme sonucu bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu 12.3.2015 tarihli karar ile davanın reddine, reddedilen manevi tazminat yönünden hesaplanan 1.500,00 TL vekalet ücreti ile reddedilen maddi tazminat yönünden hesaplanan 10.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, dair verilen kararın davacı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 4.12.2017 tarih 2015/41015 e.-2017/11973 k.s.lı ilamı ile hükmün onanmasına karar verilmiştir....
Sonuç: Temyiz olunan kararın hüküm fıkrasında yer alan "575,57 TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine," rakam ve sözcüklerinin çıkarılarak yerine, “1.500,00 TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacı tarafa iadesine, 17.04.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi....


