dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; MADDİ TAZMİNAT TALEBİ HAKKINDA; 1-Sulh sebebiyle konusuz kalan maddi tazminat talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-Maddi tazminat yönünden alınması gereken 59,30 TL harcın peşin harçtan mahsubu ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı taraf ile davalı ... şirketinin karşılıklı olarak vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 4-Davalıların müteselsil sorumlu olduğu ve tarafların kusur oranları, yaralanmanın derecesi nazara alındığında davanın açılış tarihi itibariyle davacının dava açmakta haklı olduğu anlaşılmakla HMK 331/1 maddesi uyarınca taktiren davalı ... lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, MANEVİ TAZMİNAT TALEBİ HAKKINDA; 1-Davalılar ... ve ...'...
Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez." hükmü düzenlenmiştir....
Mahkemenin bir talebi olmaksızın, ilgilinin başvurusu üzerine doğrudan baro tarafından görevlendirilmiş olan avukatın ücreti Hazinece karşılanmaz ve bu ikinci halde dava sonunda kanun gereğince takdir olunacak haksız çıkan taraftan alınacak vekalet ücretinin de Hazine'ye verilmesine karar verilemez. Davacıya davada, mahkemenin talebi üzerine değil, davacının baroya başvurusu üzerine doğrudan baro tarafından avukat görevlendirilmiştir. Dava kabul edildiğine ve davacının "vekalet ücreti istemediği" yönünde açık bir beyanı da bulunmadığına göre, davada kendisini vekille temsil ettirmiş olan davacı yararına vekalet ücreti takdir ve tayini gerekirken, tayin olunan maktu vekalet ücretinin, Hazine'ye gelir kaydına karar verilmesi doğru bulunmamıştır. Ne var ki, kanuna uymayan bu husus hakkında yeniden yargılama yapılmasına da ihtiyaç bulunmamaktadır. Bu bakımdan bozma yapılmamış, kanuna uymayan hususun düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir (HUMK. m. 438/7)....
Ayrıca, haksız çıkan taraf, yargılama gideri olarak vekalet ücreti ödemeye de mahkum edilir. Öte yandan, Dairemiz uygulamasında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 182. maddesinde düzenlenen indirim ile ilgili olarak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde bir kurala yer verilmediğinden ve mahkemece ne miktarda indirim yapılacağı bilinemediğinden yapılan indirimlerden dolayı reddine karar verilen miktar bakımından davacı taraf aleyhine vekalet ücretine ve mahkeme giderine hükmedilemeyeceği kabul edilmiştir. Somut olayda, mahkemece 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 182. maddesinde düzenlenen indirim dışında davacının reddedilen alacak talebi bulunmamaktadır....
İncelenen tüm dosya kapsamına göre davacı tarafça, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili talebi ile başlatılan .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile yapılan takibe itirazın iptali talebi ile açılan davada davacı tarafça davalıların icra dosyasındaki itirazından feragat etmesi nedeni ile davanın konusuz kaldığının beyan edildiği, davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla uyuşmazlık hususunda karar verilmesine yer olmadığına, davacı vekilinin vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi bulunmadığından lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, yapılan yargılama giderlerinin yapan üzerinde bırakılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....
İncelenen tüm dosya kapsamına göre davacı tarafça, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili talebi ile başlatılan .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile yapılan takibe itirazın iptali talebi ile açılan davada davacı tarafça davalıların icra dosyasındaki itirazından feragat etmesi nedeni ile davanın konusuz kaldığının beyan edildiği, davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla uyuşmazlık hususunda karar verilmesine yer olmadığına, davacı vekilinin vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi bulunmadığından lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, yapılan yargılama giderlerinin yapan üzerinde bırakılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....
Somut olayda dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talebiyle 5.000,00 TL dava değeri gösterilerek açılmış, daha sonra ecrimisil bedeli yönünden davacılar vekili 3.666,66 TL talep ettiklerini belirtmiş, inşaat ve mülk bilirkişinin dava konusu taşınmaz değeri 250.000 TL olarak belirlemesi üzerine elatmanın önlenemesi talebi yönünden davacılar tarafından harç tamamlanmıştır. Yargılama sırasında elatmanın önlenmesi talebi yönünden her ne kadar dava konusuz kalmış ise de, davalılar dava açılmasına sebebiyet verdiklerinden yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda, elatmanın önlenmesi ve kabul edilen ecrimisil dava değerinin toplamı üzerinden davacılar lehine nispi vekalet ücretine, reddedilen ecrimisil talebi yönünden ise davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, hangi değer esas alınmak suretiyle hesaplandığı anlaşılamayan vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir....
Dava devam ederken davacı vekili, sunmuş olduğu beyan dilekçesinde; icra dosyası borcunun ödendiğini, bu nedenle dosyanın konusuz kaldığını, vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin olmadığını beyan etmiştir. Davalı vekili de beyan dilekçesi ile, yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmadığını beyan etmiştir. Davanın, dava konusu ödemenin yapıldığı beyan edildiğinden, konusuz kaldığından dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir....
Ancak; 1-) Davanın açıldığı tarihteki haklılık durumu göz önüne alınarak, davacı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğinin düşünülmemesi, 2-) Davacı ..., 1606 sayılı Kanunu değiştiren 3685 sayılı Kanunun 2. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu halde, yargılama giderleri içerisinde aleyhine harca hükmedilmesi, Doğru değilse de, bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; a-) Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının vekalet ücretine ilişkin (7) numaralı bendinin tamamen hükümden çıkartılmasına, b-) Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının yargılama giderlerine ilişkin (8) numaralı bendinin tamamen hükümden çıkartılmasına, yerine (Davacı tarafından yapılan 8,90 TL vekalet harcı gideri, 1.674,40 TL tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti, keşif harcı gideri, keşif aracı gideri, dosya gidiş-dönüş gideri olmak üzere toplam 1.683,30 TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, davacıdan tahsil edilen 154,30 TL temyiz...
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın 6100 sayılı HMK m. 311/1 maddesi gereğince FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 2-Davacı vekilinin bu yöndeki talebi nazara alınarak; Yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 3-a) Davacı vekilinin vekalet ücreti talebi olmadığı anlaşılmakla davacı lehine VEKALET ÜCRETİ TAKDİRİNE YER OLMADIĞINA, b)Davalı vekilinin vekalet ücreti talebi olmadığı anlaşılmakla davalı lehine VEKALET ÜCRETİ TAKDİRİNE YER OLMADIĞINA, 4-Peşin alınan 59,30TL harçtan Harçlar Kanununun 22.maddesi gereğince 39,53TL'nin mahsubu ile fazla alınan 19,77TL'nin kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine, 5-Arabuluculuk giderinin taraflarca ödendiği anlaşılmakla bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, 6-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının...


