"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, 2942 sayılı Yasanın 17. maddesi gereğince tapu iptali ve tescil istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I 1-Davalılardan ..., ..., ..., ... ve ...'e mahkeme kararının Tebligat Yasası'nın 21. maddesi gereğince tebliğ edildiği bildirilmiş ise de, tebligat mazbatasındaki adresin “adres kayıt sistemi”nde gösterilen adres ile aynı olup olmadığı belirtilmediğinden, yapılan tebligat Tebligat Yasası'nın değişik 21/2.maddesinde belirtilen usule uygun değildir. Öte yandan muhatabın adreste bulunmama sebebine ilişkin bir kayıt bulunmadığı ve muhatabın haber verilen komşusuna ait imzanın alınmadığı veya imzadan imtina edildiğine dair şerhin de tebliğ mazbatası üzerinde bulunmadığından Tebligat Kanunu'nun 21/1.maddesinde belirtilen usule de uyulmamıştır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu Kaydının İptali, Terkin Ve Kal K A RA R Dosyanın heyetçe yapılan incelemesinde; davalılardan .., ..., ... ve ...'a gerekçeli kararın doğrudan Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği anlaşılmaktadır....
Hükmi şahıslara tebligatı düzenleyen 7201 sayılı Yasanın 12. maddesinde açıklandığı gibi, tebligat selahiyetli mümessillere yapılır. Aynı Yasanın 13. maddesine göre de, bunlar mutad iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde, tebligat, memur veya müstahdemlerinden birine yapılır. Tüzel kişilerin tebliğ almaya yetkili memur veya müstahdemlerine tebliğ yapılabilmesi için tüzel kişilerin salahiyetli kişilerinin herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde iş yerinde bulunmamaları ve tebliğ edilecek evrakı bizzat alamayacak bir halde olmaları gerekmektedir. Bu hususun tebliğ memuru tarafından bizzat araştırılıp tebliğ tutanağına yazılması gerekir. Bu, tebliğin geçerli olabilmesi için zorunlu bir kaidedir. Aksi takdirde yapılan tebliğ usulsüz olur. ...
Açıklanan nedenlerle Mahkemenin borçlu hesapları üzerine konulan haczin kaldırması kararı gerekçe itibarıyla hatalı ise de sonuç itibarıyle doğru olduğundan, hükmün yanlızca asile yapılan usulsüz tebligat nedeniyle icra emrinin iptali yönünden bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenle, İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 13.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Bölge Adliye Mahkemesi’nin 18.10.2018 tarih ve 2018/435 E.-2018/1618 K. sayılı kararı ile “Davacı borçlu dava dilekçesinde usulsüz tebligat şikayeti dışında ayrıca tebligat tarihinde yurt dışında olduğunu, 15/11/2017 tarihinde Türkiye'ye döndüğünü iddia etmektedir. Bu halde borçlunun itirazı İİK'nun 65....
Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2011/1369 Esas ve 2012/289 Karar sayılı ilamına dayanılarak, ilamlı takip yapılmış; borçlu vekili icra mahkemesine başvurusunda, icra emri ve 103 davetiyesi tebliği ile bunların devamında yapılan tebliğ işlemlerinin usulsüz olduğunu, anılan bu usulsüz tebliğlerden sonra yapılan haciz işleminde geçersiz olduğunu açıklayarak usulsüz tebliğlerin iptali ile muttali tarihinin 15.03.2013 olarak kabulü ile bu tarihten önce yapılan hacizlerin geçersiz olduğunun tespiti ile iptalini talep etmiştir. Mahkemece tebliğ işlemlerinin usulsüz olmadığından bahisle şikayetin reddine karar verilmesi üzerine hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.7201 sayılı Kanun'un 35.maddesinde; ''1- Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davalı ... mirasçısı ...'ya mahkeme kararının, adresin inşaat halinde olduğu, muhatabın tanınmadığı, merciin isteği üzerine mernis sistemine göre mahalle muhtarına tebliğ edilmek suretiyle usulsüz tebliğ edildiği anlaşılmakla, dahili davalı ...'ya kararın Tebligat Kanunu'na uygun şekilde tebliği ile temyiz süresinin beklenilmesi, bundan sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere gönderilmesi için dosyanın Mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 07.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Açıklanan nedenlerle, yapılan tebligat işleminin usulsüz olup olmadığının tespiti açısından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının tebliğ tarihi itibariyle tebligat gönderilen adreste ...’ın çalışıp çalışmadığı hususunda bu kişinin de dinlenilmesi sureti ile zabıta araştırması yapılması, gerektiğinde sigortalılık kayıtlarının sorgulanması, ...’ın daimi çalışan olmaması halinde 7201 Sayılı Tebligat Kanunu 52. vd maddelerinde düzenlenen cezai yükümlülüklerin de değerlendirilmesi, tebligatın usulüne uygun olup olmadığı değerlendirilerek, usulüne uygun ise dosyanın temyiz incelemesi için Daire’ye gönderilmesine, usulüne uygun değilse HMK’nın 341/1 kapsamında işlem yapılması için dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 22/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Tebligat Kanununun 35/2 ve Tüzüğün 55. maddelerine göre tebliğin usulüne uygun olarak yapılabilmesi için daha önce aynı adrese kanunun gösterdiği usullere göre bir tebligat yapılmış olması gerekmektedir. Dolayısıyla usulüne uygun bir tebligat yapılmadan 35.maddeye göre tebligat yapılması mümkün 2011/12551-18519 değildir. Öyle olunca usulsüz tebligat nedeniyle davalının savunma hakkı kısıtlanmış olup bu husus usul ve yasaya aykırı olup bozma gerektirir. 2-Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davalı yararına bozulmasına, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir, peşin alınan 498,60 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 12.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Örneğin borçlu genel haciz yolu ile ilamsız takipte ödeme emrinin usulsüz olduğunu şikâyet (İİK m. 16/1) yoluyla icra mahkemesinde ileri sürebilir. Ödeme emri, icra dairesinin bir icra takip işlemi olduğu gibi, ödeme emrinin tebliği de icra dairesinin bir icra işlemidir. İcra işlemlerine karşı şikâyet yoluyla icra mahkemesine başvurulabilecektir. İcra dairesinin ödeme emri tebliğinin usulsüzlüğüne karar verme yetkisi yoktur (Muşul, s. 596-598). 25. Usulsüz tebligat “geçersiz” tebligat anlamına gelmez. Usulüne aykırı yapılmış tebligat mutlaka geçersiz değildir. Tebligat Kanunu’nun 32. maddesi ile Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 53. maddesi muhatabın öğrenmiş olması hâlinde tebligatı geçerli saymaktadır. Ancak temelde tebligat usulsüz olduğundan yani mevzuatta öngörülen yöntem izlenmeden yapıldığından bu noktada muhatabın öğrendiğini bildirdiği tarih, tebliğ tarihi sayılmaktadır....


