Davacı vekili, 17.05.2011 tarihli dilekçeyle “...hükmün usulsüz tebliğ olduğunu, durumu 16.05.2011 tarihinde öğrendiğini...”açıklayarak temyiz isteğinde bulunmuştur. Mahkemece 17.05.2011 tarihli ek kararla “....kesinleştiği gerekçesiyle sürede olmayan temyiz talebinin reddine...” karar verilmiştir. Davacı vekili süresinde ek kararı temyiz etmiştir. Mahkemenin 28.02.2011 günlü hükmünün davacı vekili adresine 7201 sayılı Tebligat Kanununun 21.maddesine göre tebliğ edildiğine ilişkin tebliğ evrakına şerh verilmiş ise de, tebliğin Tebligat Kanununun 21 ve tüzüğün 28.maddelerine uygun olmadığı belirlenmiştir. Hüküm davacı vekiline usulsuz tebliğ edildiğine göre, Tebligat Kanununun 32.maddesine göre öğrenme tarihi tebliğ tarihi sayılır. Davacı vekilinin bildirdiği öğrenme tarihinden, hükmü temyiz isteğinde bulunduğu 17.05.2011 tarihine kadar temyiz süresi geçmemiştir....
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Borçlu hakkında başlatılan ilamlı takipte, borçlunun sair şikayetlerinin yanı sıra, takip dayanağı ilamda vekili olmasına rağmen icra emrinin borçlu vekiline tebliğ edilmediğini, borçlu asile tebliğ edildiğini,vekili varken borçlu asile yapılan tebligatın usulsüz olduğunu ileri sürerek icra emrinin ve takibin iptali istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece şikayetin kabulü ile asile çıkartılan icra emrinin iptaline karar verildiği görülmektedir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11. ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 18. maddeleri gereğince vekil ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması zorunludur...
Kuşkusuz Tebligat yasasına göre resmi tebligatları yapmakla görevli ... kurumunun bu görevi yerine getirirken 7201 sayılı Tebligat yasasına ve ayrıca özel yasalarla, usul yasalarına uyması bir zorunluluktur. Gerek Tebligat yasasında, gerekse usul yasalarında tebligatın nasıl yapılacağı ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Yargısal faaliyetlerde tebligatın usulsüz yapılması yargılamanın temelini bozacağı ve her aşamada bu faaliyeti yerine getiren mahkemelerce re'sen dikkate alınacağı hatta yargılamanın yenilenmesi nedeni sayılacağı kabul edilmiştir.Yine bir idari işlemle ilgili tebligatın yanlış ya da usulsüz yapılması idari işlemi yapan kurumca resen dikkate alınması gereken bir husustur. Yani idari para cezasını veren kurum bu idari işlemi yaparken tebligatın usulüne uygun olup olmadığınıda denetleme zorunluluğu vardır. Somut olayda SGK, ... deki gecikmiş şekilde yapılan yanlış kaydı dikkate almak zorundadır....
Şikayetçi vekili, iptali istenen sıra cetvelinin kendisine usulsüz tebliğ edildiğini, tebligatı alan ... isimli şahsın kendi çalışanı olmayıp tebligatı almaya da yetkili olmadığını, tebligat usulsüz olduğundan şikayetin süresinde yapıldığını ileri sürmüştür. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun .... maddesi “Belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını ... edenler, o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine, meslek veya sanatını evinde ... edenlerin memur ve müstahdemlerinden biri bulunmadığı takdirde aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır." hükmünü; tebliğ tarihinde yürürlükte bulunan Yönetmeliğin .... maddesi "Belirli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını ... edenlere, o yerde de tebligat yapılabilir. Muhatabın işyerinde bulunmaması halinde tebliğ, aynı yerde sürekli olarak çalışan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır....
a çıkartılan tebligat, muhatabın dışarda olduğunu bildiren komşusundan sorulmak suretiyle, Tebligat Kanununun 21.maddesine göre tebliğ edilmiş ise de, komşunun isim ve imzadan imtina ettiği bu haliyle tebligatın usulsüz olarak tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Yargıtay bozma ilamının tebliği için davalılardan Yardım Sevenler Derneği vekiline çıkartılan tebligat, daimi çalışanına tebliğ edilmiş ancak muhatap vekilin tebliğ anında adreste bulunup bulunmadığı belirlenerek tebligatta şerh verilmemiştir. Bu haliyle tebligatın, 7201 sayılı Tebligat Kanununun 17.maddesine aykırı olarak yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle; 1- Yargıtay ilamı ile tashihi karar dilekçesinin davacı ...'a, 2- Yargıtay ilamının davalı Yardım Sevenler Derneği vekiline, Tebliğ edilmesi ve karar düzeltme süresinin beklenilmesinden sonra gönderilmesi için dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 03.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: 1- Tapu kayıt maliki olan davalılar ..., ... ve ... vekili adlarına çıkartılan gerekçeli kararda dağıtıcı adı, soyadı, kaşesi bulunmadığı, bu nedenlerle yapılan gerekçeli karar tebliğlerinin usulsüz olduğu anlaşıldığından; gerekçeli kararın adı geçenlere 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde tebliğ edilerek temyiz süresinin beklenmesi, 2- Dosya arasında gerekçeli kararın davaya müdahale talep eden ... ile ...'a tebliğ edildiğine dair bir bilgi ve belge bulunmamaktadır....
sıfatla gerekçeli karar tebliğinin yapılmadığı bu nedenle ... ve ... adlarına çıkartılan tebligatların usulsüz olduğu anlaşılmakla davacı mirasçısı ...’nın tebliğ yapılacak tarih itibarı ile reşit olduğu da göz önüne alınarak kendisine, yaşı küçük olan ......
K A R A R Dava, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, süresinde gönderme talebinde bulunulmadığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. 7201 sayılı Tebligat Kanununun 17. maddesinde, belli bir yerde devamlı olarak meslek icra edenlere yapılacak tebligatın, o yerde geçici olarak bulunmadıkları takdirde, aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı hükmü yer almaktadır. Somut olayda, öncesinde mahkemece verilen yetkisizlik kararı, davacı vekilinin daimi çalışanı olmayan tebliğ edilmiş olup, yapılan tebligat usulsüzdür. Usulsüz tebligat üzerine yapılan usulî işlemler ve alınan kararlar geçersizdir. Mahkemece, usulüne uygun bir tebligat yapılmadan, yetkisizlik kararı üzerine süresinde gönderme talebinde bulunulmadığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bu husus bozmayı gerektirmiştir....
Dosya kapsamında, asli müdahil ... adına tebliğe çıkartılan gerekçeli karar Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre mernis adresine tebliğ edilmiş olup, daha önce asli müdahil ...’a mernis adresinde yapılan usulüne uygun bir tebligat olmadığından ve asli müdahilin dilekçesinde bildirdiği adrese tebligat yapılmaksızın Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebliğ yapılmış olması nedeniyle yapılan bu tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmaktadır....
MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulüne, davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı tarafından alacağın %40 oranında icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı asıl temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı; takibe itiraz ettiğini, itirazın iptali davası açıldığından ve karar verildiğinden hiç haberi olmadığını, tebligatların usulsüz olduğunu, kendisine savunma yapma, delil bildirme hakkı tanınmadığını, kendisinin otelde konaklamadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; itirazın iptali istemine ilişkindir. 2....


