tarih ve ... sayılı kararının iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir....
Bu itibarla; davalı ...’a yapılan tebligat usulsüz olduğundan, davalının mernis adresi araştırıldıktan sonra gerekçeli kararın davalı ...’a usulüne uygun olarak tebliğ edilerek temyiz süresi beklendikten sonra dosyanın temyiz incelemesine esas olmak üzere gönderilmesi için yerel mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 30.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Esas sayılı dosyası üzerinden müvekkili aleyhine İİK 89/1, 89/2 haciz ihbarnamelerinin düzenlendiğini, müvekkilinin tebligat adresinden taşındığı için tebligatlar hakkında bilgi sahibi olamadığını ve bu haciz ihbarnamelerine süresi içerisinde itiraz edemediğini, müvekkilinin aleyhine İİK Madde 89 gereği düzenlenen üçüncü haciz ihbarnamesinin de Tebligat Kanunu Madde 21 e göre 03.02.2020 tarihinde, Tebligat kanunu ve ilgili yönetmeliğe uygun prosedürler yerine getirilmeden, usulsüz olarak muhtara bırakıldığını, tebliğ memuru tarafından usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği için, müvekkilinin tebligatı 21.02.2020 tarihinde tebellüğ edildiğini, ... 36. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası üzerinden müvekkiline çıkarılan üçüncü haciz ihbarnamesine ait tebligatın usulsüz olduğunu ve usulsüz tebligatın iptali ve tebliğ tarihinin müvekkilinin öğrenme tarihi olan 21.02.2020 tarihi olarak düzeltilmesi talebiyle, ... 8.İcra Hukuk Mahkemesi ......
e hükmün Tebligat Yasasının 21. maddesi gereğince tebliğ edildiği bildirilmişse de tebligat mazbatasındaki adresin “adres kayıt sistemi”nde gösterilen adres ile aynı olup olmadığı belirtilmemiştir. Bu durumda tebliğ işleminin Tebligat yasasının değişik 21/2.maddesinde belirtilen usule uygun olduğu düşünülemez. Öte yandan komşu imzası ya da imzadan imtinaya ilişkin bir kayıt da bulunmadığından Tebligat Kanununun 21/1.maddesinde belirtilen usule de uyulmamıştır. Bu nedenle yapılan tebligat usulsüz olup mahkemece hükmün adı geçen davalıya yöntemine uygun tebliği ile temyiz süresinin beklenmesi ve bundan sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere gönderilmesi için dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 12.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. SBI/PM/TB...
tarihin tebliğ tarihi sayılacağı, usulsüz tebligatı öğrenen muhatabın tebliği öğrendiği tarihten itibaren 7 gün içerisinde İİK 16/1 maddesi kapsamında İcra Mahkemesine usulsüz tebligat sebebiyle şikayet yoluna başvurması ve aynı süre içerisinde icra dosyasına usulsüz tebligat ve yeni muttali olma tarihi belirtilerek itiraz dilekçesi sunması gerekmektedir....
O halde mahkemece, tebligat usulsüzlüğü şikayetinin süresinde olduğu gözetilmek suretiyle tebligatın usulüne uygun yapılıp yapılmadığı hususunda değerlendirme yapılarak tebligatın usulsüz olması halinde borçlunun şikayet dilekçesinde usulsüz tebliğden haberdar olunduğu tarihe ilişkin bir beyanı bulunmadığından ve aksi yazılı delille kanıtlanamadığından TK.'nun 32. maddesi uyarınca tebliğ tarihinin dava tarihi olarak düzeltilmesine karar verildikten sonra borçlunun hacizlerin kaldırılması ve takibin iptali hakkındaki taleplerinin de esastan incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde istemin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi isabetsizdir....
İlk derce mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilerek hüküm kurulmuştur.7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 12. ve 13. maddeleri uyarınca, tüzel kişilere tebliğ yetkili temsilcilerine, bunlar birden fazla ise yalnız birine yapılır. Temsile yetkili kişinin herhangi bir sebeple tebliğ yapıldığı sırada işyerinde bulunmaması veya bizzat alamayacak durumda olması halinde, kendisinden sonra gelen bir kimse veya evrak müdürüne, bu da mümkün değilse, tüzel kişinin o yerdeki memur veya işçilerinden birine yapılmalıdır. Bu sıraya uyulması kanuni zorunluluk olup, aksi takdirde tebligat usulsüz sayılacaktır. Tebligat tüzel kişinin yetkili temsilcisine ve sıralı kişilere yapılmışsa, bunun sebeplerinin açıkça ve ayrıntılı olarak tebligat mazbatasına yazılması gerekir. 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi gereğince tebligatın usulsüz olması halinde muhatabı tebliğden haberdar olmuş ise muteber sayılır....
ın temyiz itirazlarının incelenmesinde; Borçlu vekilinin, borçlu asillere yapılan kıymet takdir raporu ve satış ilanı tebligatlarının borçlu vekiline tebliğ edilmediği için usulsüz olduğunu ileri sürerek ihalenin feshi istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece şikayetin reddi ile %10 para cezasına hükmedildiği anlaşılmaktadır. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11 ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 18. maddeleri gereğince vekil ile takip edilen işlerde, tebligatın vekile yapılması zorunludur. Borçluların 9 örnek ilamsız takibe itirazları üzerine, alacaklı tarafından açılan itirazın iptali davasında ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/679 E. sayılı dosyası üzerinden verilen kararda borçlu ...'ın kendisini Av. ... ile temsil ettirdiği görülmektedir. Bu durumda, yukarıda açıklanan maddeler gereğince, satış ilanının, vekile tebliği gerekir....
ya tebellüğ edilen ve usulsüzlüğü ileri sürülen Örnek ... ödeme emri tebligat mazbatasınında; tebliğ yapanın isim ve imzasını ve tarihi içermediğinden tebligatın usulsüz olduğu belirlenmiş ise de; Tebliğ işleminin usulsüzlüğü iddiasının yasal dayanağı İİK'nun 16. maddesi olup, bu yöndeki şikayetin, aynı maddenin 1.fıkrası uyarınca usulsüz tebliğ işleminin öğrenildiği tarihten itibaren (7) gün içerisinde icra mahkemesine yapılması zorunludur. Bu nedenle, mahkemece, öncelikle borçlunun, takibi ve ödeme emri tebligatını öğrenme tarihinin tespiti gerekir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi gereğince, tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğ işleminden haberdar olmuş ise geçerli sayılarak Muhatabın öğrenme tarihi, tebliğ tarihi olarak kabul edilmesi gerekir....
(T.K.35/2) Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, taraflar arasında yapılan imzası resmi merciiler önünde ikrar olunmuş sözleşmelerde belirtilen adres ile kamu kurum ve kuruluşları ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına, ticaret sicillerine ve esnaf ve sanatkarlar sicillerine verilen en son adreslerdeki değişiklikler hakkında da bu madde hükümleri uygulanır.(T.K.35/son) Tebligat Kanununun 35/2 ve Tüzüğün 55.maddelerine göre tebliğin usulüne uygun olarak yapılabilmesi için daha önce aynı adrese kanunun gösterdiği usullere göre bir tebligat yapılmış olması gerekmektedir. Evvelce yapılan tebligat usulsüz ise 35.maddeye göre tebligat yapılması mümkün değildir. Tebligat Kanununun 35/son fıkrasında ise muhatabın daha önce tebliğ yapılan adresinin değiştirilmesi değil, değiştirildiği için tebliğ yapılamayıp, tebliğ evrakının iade edilmesine yol açan adres sebebiyle Tebligat Kanununun 35/2-3.fıkralarının uygulanması öngörülmüştür....


