D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 1998/4783 Karar No: 1999/3374 Temyiz Eden :… Vekili :… Karşı Taraf :Ulus Vergi Dairesi Müdürlüğü ANKARA İstemin Özeti :Davacının ortağı olduğu ileri sürülen … Limited Şirketine ait 1996 yılı kurumlar vergisi beyannamesinin verilmemesi nedeniyle re'sen takdir edilen matrah üzerinden salınan kurumlar vergisi, kurum (stopaj) vergisi ve hesaplanan fon payı ile kesilen ağır kusur cezasına ilişkin vergi ve ceza ihbarnamesinin usulsüz tebliğ edildiği belirtilerek tebliğ işleminin iptali istemiyle dava açılmıştır. ......
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Nüfus Kayıt İptali ve Babalık K A R A R 1-Dava çocuk tarafından açılmış ve baba hanesine tescili istenmiş olup, aile mahkemesinde bakılmıştır. Babalık davasının yasal olarak Hazineye ve Cumhuriyet Savcılığına ihbarı zorunludur (TMK-301/3). Dosyada davanın Cumhuriyet Savcısına ihbarına ilişkin tebligat usulsüz olup, mahkemenin gerekçeli kararı da Cumhuriyet Savcısına usulüne uygun tebliğ edilmemiştir. Cumhuriyet Savcısına yapılacak tebligatın usulü 7201 sayılı Tebligat Kanununun 43. ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 65. maddelerinde gösterilmiştir. Buna göre "Cumhuriyet savcılığına yapılacak tebligat, tebliğ olunacak varaka aslının kendisine gösterilmesi suretiyle olur. Bu tebliğ bir mehile başlangıç olacaksa, Cumhuriyet Savcısı, gösterildiği günü, varakanın aslına işaret ve imza eder." Tebligatın gösterilen usule göre yapılması, geçerlilik koşuludur....
Kaldı ki, borçluya kıymet taktir raporu ve satış ilanı, yine ticaret sicil müdürlüğünde kayıtlı olan adresinde şirket çalışanları çarşıda olduğundan bahisle 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca 29.12.2011 tarihinde yapılmış olup, usulüne uygundur. Bu durumda ödeme emri tebliğ işlemi usulsüz kabul edilse bile muhatabın en geç bu tarihte usulsüz tebliğ işlemini öğrendiğinin kabulü gerekeceğinden, borçlunun ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğuna ilişkin şikayeti anılan tarihe göre İİK. nun 16/1.maddesinde öngörülen yasal 7 günlük süreden sonradır. Şikayet süresinin geçirilmesinden sonra borçluya kayyum atanmış olması sonuca etkili değildir. Diğer bir ifadeyle bu husus şikayet süresini yeniden başlatmaz. O halde mahkemece şikayetin süre aşımı nedeniyle reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetsizdir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Dava; itirazın iptali talebine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulü ile davalının.... İcra Müdürlüğü’nün 2014/7695 sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile itiraz edilen asıl alacak üzerinden hesaplanan % 20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11 ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 18. maddeleri gereğince vekil ile takip edilen işlerde, tebligatın vekile yapılması zorunludur. Somut olayda; Borçlu, vekili aracılığıyla .........
Dava, kooperatif ihraç kararının iptali istemine ilişkindir. 1-7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi "Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi addolunur." hükmünü içermektedir. Davacı, ihraç kararına esas ikinci ihtarnamenin usulsüz tebliğ edildiğini iddia etmemiştir. Bu durumda mahkemece, ihtarnamelerde talep edilen borcun gerçeği yansıtıp yansıtmadığının bilirkişi aracılığı ile araştırılarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ve yanılgılı gerekçeyle karar verilmesi doğru olmamıştır. 2-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir....
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: 1) Dahili davalılar ..., ..., ..., ..., ...’a gerekçeli kararın normal tebligat çıkmadan ve T.K.nun 35/2. maddesine uygun olmayan biçimde usulsüz tebliğ edildiği görülmekle; adı geçen davalıların yerleşim yeri adreslerini içerir nüfus kayıtlarının temin edilerek gerekçeli kararın Tebligat Yasası hükümleri uyarınca usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi ve temyiz süresinin beklenilmesi; 2) Davalı ...’ın kendisini temsil eden avukatına vermiş olduğu usulüne uygun olarak düzenlemiş (dava takip yetkisini de içerir şekilde) vekaletnamenin dosyaya konulması; 3) Davalı ... vekilinin vekaletnamesinin evraka eklenmesi; 4) 7527 ada 2 parsel sayılı taşınmazın ilk tesisinden itibaren tedavüllü tapu kayıtlarının (geldi ve gitti kayıtları denetlenebilir biçimde kütük sayfalarının) temin edilmesi; bu noksanlıklar...
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Tebligat Kanununun 17. maddesine göre belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine yapılır. Bu şekilde yapılan tebligatın geçerli olabilmesi için muhatabın o yerde bulunmadığının tebliğ evrakına yazılması gerekir. Gerekçeli karar ve davacı vekilinin temyiz dilekçesinin tebliği için davalı vekiline çıkartılan tebligat daimi çalışanına tebliğ edilmiştir. Sözkonusu tebligatlarda muhatabın o yerde bulunmadığına dair bir kayıt yer almamaktadır....
vd. aralarındaki kat malikleri kurulu kararının iptali davasına dair Bakırköy 8. Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 17.06.2008 günlü ve 2007/113-2008/578 sayılı hükmün bozulması hakkında Dairece verilen 16.11.2009 günlü ve 2009/3272-10220 sayılı ilama karşı, davalı ... vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur. Bu isteğin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Dosyanın incelenmesi sırasında davalılardan ...’na Yargıtay kararı ve mahkeme kararının Tebligat Yasasının 35. maddesine göre tebliğ edildiği, oysa bu davalının açık adresine daha önce yapılmış geçerli bir tebligat olmadığı anlaşılmakla, yapılan bu tebligatların usulsüz olduğu saptanmıştır....
Sokak'ta 17 numara bulunmadığından bahisle iade edildiği, daha sonra yapılan tebligatın ise mernis adresi olduğundan bahisle yine aynı adreste yapıldığı; tebliğ evrakında dağıtıcı imzası ve kaşesi bulunmadığı, bu hali ile yapılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmakla, öncelikle belirtilen adresin adı geçenin mernis adresi olup olmadığı araştırılarak bu hususun belgelendirilmesi ve gerekçeli kararın adı geçene 7201 sayılı Tebligat Kanunu ile Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde tebliğ edilerek, tebliğ evrakının dosya arasına alınması, temyiz süresinin beklenilmesi, bundan sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere gönderilmesi için dosyanın Mahkemesi'ne GERİ ÇEVRİLMESİNE, 26.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Tebligat Kanununun 17. maddesine göre belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine yapılır. Bu şekilde yapılan tebligatın geçerli olabilmesi için muhatabın o yerde bulunmadığının tebliğ evrakına yazılması gerekir. Gerekçeli karar ve davacı vekilinin temyiz dilekçesinin tebliği için davalı vekiline çıkartılan tebligat sekreterine tebliğ edilmiştir. Sözkonusu tebligatlarda muhatabın o yerde bulunmadığına dair bir kayıt yer almamaktadır....


