a gerekçeli kararın mernis adresine Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine uygun şekilde tebliğ edildiğinin ve adı geçenin süresi içinde temyiz talebinde bulunmadığının anlaşılmasına göre Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiçbirisine uygun olmayan karar düzeltme isteğinin REDDİNE, 2- Davacı ...'ın karar düzeltme istemine gelince; gerekçeli kararın davacının mernis adresine çıkartıldığı, Tebligat Kanunu'nun 21/2 maddesi gereğince adresinde bulunmamasından dolayı tebligatın köy muhtarına teslim edildiği ancak 2 nolu haber kağıdının adı geçenin kapısına yapıştırılmadığı anlaşılmış olup yapılan tebligatın usulsüz olduğu belirlenmiş olmakla davacı ...'...
. /... adresine 14/07/2012 tarihinde Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca yapılmış olan tebligat işleminin usulsüz olduğu ve geçerli bir tebliğ işleminin sonuçlarını doğurmayacağı dolayısıyla sanığın öğrenme üzerine temyizinin süresinde olduğu kabul edilmekle, sanık eski hale getirme talebi ile birlikte temyiz itirazı da yapmış olduğundan, 5271 sayılı CMK'nın 42. maddesi uyarınca eski hale getirme isteğini inceleme yetkisi, Yargıtay’a ait olup bu konuda mahkemece verilen ek karar hukuki geçerlilikten yoksun olduğundan sanığın eski hale getirme ve temyiz isteminin reddine dair 21/11/2016 tarihli ek kararın kaldırılmasına karar verilerek yapılan incelemede; 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür....
Asliye Ceza Mahkemesinin 22/09/2021 tarihli ek kararının hukuken yok hükmünde olduğu; sanığa yapılan gerekçeli kararın tebliğine ilişkin tebliğ mazbatasının incelenmesinde, sanığın yokluğunda verilen hükmün sanığın son bildirdiği adrese çıkartıldığı ve 11.01.2021 tarihinde babası Mehmet Şirin Dinar’a tebliğ edildiği, ancak sanığın adreste bulunmama sebebinin ve babası olduğu şerh düşülen kişi ile birlikte aynı konutta oturup oturmadığının tebligat evrakında belirtilmediği, açıklanan biçimde yapılan tebligat işleminin usulsüz olduğu belirlenmekle; sanık müdafiinin eski hale getirme talebi yerinde görülüp sanık müdafiinin öğrenme üzerine 20.09.2021 tarihinde verdiği temyiz dilekçesinin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 07/04/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi....
in bilinen en son adresine öncelikle Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre tebliği, mümkün olmaması durumunda ise aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca tebliğ edilmesi gerekirken, sanığın en son bildirdiği adrese yapılan tebligatın iade gelmesi üzerine Tebligat Kanunun 35. maddesi gereğince yapılan tebligatın usulsüz olduğu, 2- Temyizin kapsamına göre sanık ... hakkında yaralama suçundan verilen beraat, katılan sanık ... hakkında hakaret suçundan verilen ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin kararlara yönelik temyizle ilgili Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13/09/2017 tarih ve 2015/215899 sayılı tebliğnamesinde görüş bulunmadığı, Anlaşıldığından, katılan sanık ... vekilinin temyiz davası isteği hakkında şimdilik bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA, dosyanın sanık ...'...
Şti. aleyhine 30.000,00-€ asıl alacağın 03/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek %16,75 ticari faizi ile birlikte tahsili talebi ile 03/03/2021 tarihinde iflas yolu ile icra takibi başlatıldığı, takip talebi ve ödeme emrinde borçlu şirketin adresinin "..." yazılı olup, bu adrese çıkartılan iflas ödeme emrinin "Adresten Taşındığı, yeni adresi bilinmiyor, tebligat çıkış merciine iade" açıklaması ile 09/03/2021 tarihinde iade edildiği, alacaklı vekilinin talebi üzerine aynı adrese TK 35. maddesi uyarınca tebligat çıkartılmış olduğu, tebliğ işleminin 06/04/2021 tarihinde yapılmış olduğu anlaşılmıştır. Tebligat Kanunun 35/4. Maddesinde "...Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile tüzel kişiler bakımından ana statü, sicil, tüzük ve kuruluş senedi gibi resmî kayıtlardaki adresleri esas alınır ve bu madde hükümleri uygulanır..." düzenlemesi yer almaktadır....
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, sanık müdafisinin 09.10.2015 havale tarihli dilekçe ile eski hale getirme ve temyiz talebinde bulunması üzerine mahkeme tarafından talebin reddine karar verilmiş ise de, temyiz talebi ile birlikte yapılan eski hale getirme talebi 5271 sayılı CMK'nin 42/1. maddesi gereğince Yargıtayca karara bağlanacağından, yerel mahkemenin, 15.10.2015 gün ve 2013/923 Esas, 2015/84 Karar sayılı Ek kararı kaldırılarak, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesi hükmü nazara alındığında, sanığın aynı zamanda MERNİS adresi de olan ve kovuşturma aşamasındaki savunmasında bildirdiği adrese öncelikle Tebligat Kanunu’nun 10. ve 21/1. maddelerine uygun tebligat çıkartılarak, tebliğ yapılamaması halinde aynı adrese “MERNİS” ibareli tebligat çıkartılması gerekirken doğrudan sanığın MERNİS adresine Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre yapılan gerekçeli karar tebligatının usulsüz olduğu cihetle öğrenme üzerine...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : (Asıl Dava) Muhdesatın Tespiti (Karşı Dava) Haksız İnşaat Malzemesinin Kaldırılması Bu Mümkün Olmazsa Duruma Göre Yapı Mülkiyetinin Davalılara Bırakılması Veya Arsa Mülkiyetinin davacıya Bırakılması, Ecrimisil KARAR 1. Davalılar ..., ... ve ...’a gerekçeli kararın doğrudan Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği anlaşılmaktadır....
in temyiz talebi yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, 27.01.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi....
ın bilinen adresi haline gelen adresine (mernis şerhi olmadan-normal) çıkarılarak ve iade olunan bir tebligat bulunmadığından, mernis adresine (mernis şerhli) gerekçeli kararın tebligat çıkarılması şartları oluşmamıştır. Açıklanan nedenlerle davalı ...'a gerekçeli kararın 12/10/2015 tarihinde tebliğine dair tebligat usulsüz olup, yerel mahkemenin kesinleşme şerhinin kaldırılması talebinin reddine dair 29/08/2016 günlü ek kararının kaldırılıp, 08/04/2015 günlü asıl karar yönünden temyiz incelemesinin yapılması gerektiğini düşündüğümden sayın çoğunluğun asıl karara yönelik temyiz dilekçesinin süreden reddine dair görüşüne katılmıyorum. 26/06/2018...
Tebligat Kanununun 17. maddesine göre belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine yapılır. Bu şekilde yapılan tebligatın geçerli olabilmesi için muhatabın o yerde bulunmadığının tebliğ evrakına yazılması gerekir. Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin tebliği için davacı vekiline çıkartılan tebligat işçisine tebliğ edilmiştir. Sözkonusu tebligatta muhatabın o yerde bulunmadığına dair bir kayıt yer almamaktadır. Bu itibarla; davacı vekiline yapılan tebligat usulsüz olduğundan, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin davacı vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edilerek temyiz süresi beklendikten sonra dosyanın temyiz incelemesine esas olmak üzere Dairemize gönderilmesi için mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 03.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....


