Borçlunun usulsüz tebligat şikayeti nedeniyle icra mahkemesine başvurduğu, ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 10.03.2017 tarih ve 2016/328 E.-2016/537 K. sayılı kararı ile; borçluya yapılan tebligatın, Tebligat Kanunu 16. ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 22. maddesine uygun olmadığı gerekçesiyle şikayetin kabulüne, tebliğ tarihinin 29.12.2016 olduğunun tespitine ve takip kesinleşmeden yapılan hacizlerin kaldırılmasına karar verildiği, alacaklı vekili tarafından, şikayetin kabulüne dair ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulduğu, ... Bölge Adliye Mahkemesi 12.Hukuk Dairesi 09.05.2017 tarihli, 2017/1246 E., 2017/1149 K. sayılı kararı ile, davalının istinaf başvurusunun HMK.'...
Ne var ki davacılara yapılan tebligatların 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine uygun olduğunu söyleyebilme imkanı bulunmamaktadır. Davacılardan ...’e "adresten ayrıldığı" tespit edilmesine rağmen adres araştırması yapılmaksızın muhtara teslim suretiyle tebligat yapıldığı ve usulsüz olduğu, davacılardan ... ve ... ...’e ise adreste bulunmama sebeplerinin geçici mi yoksa daimi mi olduğu belirtilmeksizin TK'nın 21/1. maddesi uyarınca tebligat yapıldığı ve usulsüz olduğu anlaşılmıştır....
Mahkemesi’nin 18/12/2017 tarih ve 2017/1157 E. - 2017/1193 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, borçlunun istinaf talebi üzerine ....Hukuk Dairesinin 07/05/2018 tarih ve 2018/62 E. - 2018/1023 K. sayılı kararı ile borçlunun istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verildiği görülmektedir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11 ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 18. maddeleri gereğince vekil ile takip edilen işlerde, tebligatın vekile yapılması zorunludur....
Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Borçlunun, satış ilanı tebliğ işleminin usulsüz olduğunu ve sair fesih nedenlerini ileri sürerek taşınmaz ihalesinin feshi istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, İskenderun İcra Hukuk Mahkemesi’nin 14.02.2019 tarih ve 2018/340 E. - 2019/162 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, borçlunun istinaf talebi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 10....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Korunma Kararının Kaldırılması Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm hakkındaki korunma kararı kaldırılan ... tarafından 13.04.2022 tarihli ek karar ve asıl hüküm yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Mahkemece 13.04.2022 tarihli ek kararla; süresinde temyiz talebinde bulunulmadığından temyiz başvurusunun reddine karar verilmiş, bu ek karar hakkındaki korunma kararı kaldırılan ... tarafından temyiz edilmiştir. Karar ...`nın annesi ...`e ‘...., Sk. ... Mah. No:18 İç Kapı No: ....,Tokat’ adresine tebligat zarfının üzerine mernis şerhi konularak Tebligat Kanunu`nun 21/2 maddesi uyarınca tebliğ edilmiştir. Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır (Teb. K. m. 10/1)....
İtiraz süresinde yapılmamış ise alacaklının talebi üzerine icra müdürü takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. (İİK'nun 66/1 md) Somut olayda; Davacı vekilinin, davalı hakkında başlatmış olduğu ... 2. İcra Müdürlüğünün 2010/18863 esas sayılı icra takibinde 24.08.2010 tarihli takip talebi ile 7.000 TL asıl alacağın tahsilinin talep edildiği,ödeme emrinin davalıya 01.09.2010 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine davalı tarafından 7 günlük itiraz süresinden sonra 13.09.2010 tarihli itiraz dilekçesi sunulduğu, süresinde borçlu tarafından yapılmış bir itiraz olmamasına rağmen davacı alacaklı tarafından icra mahkemesinden İİK'nun 68.maddesi gereğince itirazın kaldırılması davası açıldığı görülmüştür. Davalının itirazı süresinde olmadığına göre davacı alacaklı icra dairesinden takip muamelelerine devam edilmesini İİK'nun 66.maddesi gereği isteyebileceğinden itirazın kaldırılması davası açmasında hukuki yararı bulunmamaktadır....
nın resmen evli olduklarını, usulsüz tebligat iddiasının doğru olmadığını, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/122 Esas - 2006/31 Karar sayılı ve 18.01.2008 tarihinde kesinleşen dosyasında, usulsüz tebligatın bulunmadığı gibi usulsüz tebligat iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı ... vekili temyiz etmiş, karar Dairemizce 01.03.2012 tarihinde onanmıştır. Yargılamanın yenilenmesini isteyen ... vekili ve aleyhine yargılamanın yenilenmesi istenen Kemal Koca, karar düzeltme istemiştir. 1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre yargılamanın yenilenmesi talebi yönünden davacı ... vekili ve davalı ...'...
Hem yasa metninde, hem yasanın uygulanmasını gösteren yönetmelikte ve hem de madde gerekçesinde muhatabın sadece adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresinin bilinen adres olarak bildirilmesi halinde doğrudan doğruya Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebligat yapılacağı açıklamasına yer verilmemiş, bilakis bildirilen adrese tebligat yapılamaması halinde 21/2. maddeye göre tebligat yapılacağı önemle vurgulanmıştır. Adres kayıt sistemindeki adres, tebligat yapılamayacağı açıkça anlaşılan bir adres olmadığı için öncelikle normal bir tebligat çıkartılarak, Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesinde ve Tebligat Yönetmeliği'nin 30. maddesinde muhatap lehine olan araştırmaların yapılarak tebligatın kendisine ulaşması ve bilgilendirme işleminin yerine getirilmesi gerekir. Somut davada davalılardan ..., ......
Somut olayda, mahkemece tahliye kararı verilen ve davalıya ödeme emrinin bizzat tebliğ edildiği adrese çıkan dava dilekçesi ve duruşma günü tebligatının, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda tebliğ memuru tarafından gerekli ve yeterli araştırma yapılmaksızın, "muhatabın adreste tanınmadığı, isim ve imza vermekten imtina eden şahsın beyanından anlaşılmıştır" açıklamasıyla merciine iade edilmesi üzerine bu defa Tebligat Kanunu'nun 35.maddesine göre tebligat yapıldıktan sonra davalının yokluğunda duruşma yapılarak sonuca gidilmiştir. Yapılan tebligat usulsüz olup taraf teşkilinin sağlandığından sözedilemez. Mahkemece yöntemince taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir....
Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır (Teb. K. m. 10/1). Adres kayıt sisteminde bulunan adresin bilinen en son adres olarak kabul edilebilmesi için bilinen en son adrese tebligat yapılamamış olması veya bu adresin tebliğe elverişli olmaması halinde mümkündür. Bilinen en son adresin tebliğe elverişli olmadığı anlaşılmadan veya bu adreste tebligat yapılamadığı görülmeden doğrudan adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde tebligatın yapılması; yapılan tebligatı usulsüz kılar (Teb. K. m. 10/2). Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre dava dilekçesi ve ön inceleme, tahkikat duruşma günü tebligatını, doğrudan 21/2. maddeye göre yapılmaları nedeniyle geçerli ve usulüne uygun saymak olanağı yoktur....


