WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Velayetin Kaldırılması Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalılardan tarafından tamamına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, 27.5.2014 tarihinde ikame edilmiştir. 11.01.2011 tarihinde 6099 Sayılı Kanunun 3. maddesiyle 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesine eklenen 2.fıkraya göre; "Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır."....

Ancak; Yargıtay bozma kararından sonra, uzlaştırmacı tarafından sanığa uzlaşma hususunda beyanının alınmasına yönelik tebligat çıkartıldığı ancak sanığın mahkemede verdiği adresten farklı bir adresine tebligat yapılıp bila tebliğ gelince uzlaşma sağlanamadığına ilişkin rapor düzenlendiği, katılan ...'a uzlaşma hususunda beyanının alınmasına yönelik tebligat çıkartılmadan ve katılan ...'ın mahkemede verdiği adresinden farklı bir adrese tebligat yapılıp bila tebliğ gelince uzlaşma sağlanamadığına ilişkin tutulan usulsüz uzlaştırma raporunun yerine dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilerek katılanlar ve sanığa usulüne uygun tebliğlerin yapılması sağlanarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz talebi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 10/03/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi....

"İçtihat Metni"Tebliğname No : 4 - 2011/88942 MAHKEMESİ : Kemer(Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesi TARİHİ : 10/03/2010 NUMARASI : 2009/476 (E) ve 2010/160 (K) SUÇ : Tehdit Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanığın yokluğunda verilen esasa ilişkin kararın Tebligat Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca tebliğ edildiği, ancak anılan madde ve Tebligat Tüzüğünün 28. maddesine aykırı olarak sanığın adresinde bulunmadığını bildiren komşusunun imzasının alınmaması, imzadan imtina etmiş ise, bu hususun da belirtilmemesi nedeniyle tebligatın usulsüz olması karşısında, temyiz isteğinin süre yönünden reddine dair Yerel Mahkeme kararına yönelik itiraz yerinde görüldüğünden, temyizin reddine dair ek kararın kaldırılması suretiyle dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Defter ve belge gizleme HÜKÜM : Asıl karar; Mahkumiyet Sanığın yokluğunda verilen kararın, aynı zamanda bilinen en son adresi olan MERNİS adresine öncelikle Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre tebliği gerekirken, doğrudan Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince yapılan tebligatın usulsüz olması; öğrenme üzerine 10.07.2015 tarihli dilekçesi ile sanığın her ne kadar infazın durdurulması, eski hale getirme, kanun yararına bozma” talebinde bulunmuş ise de, asıl talebinin hükmü temyiz etme olduğu kabul edilip, “eski hale iade” talebinin reddi yönünde gerekçesiz olarak verilen 18.08.2015 tarihli ek kararın kaldırılması ile yapılan incelemede: Karar başlığında, “18/10/2011" olarak yanlış yazılmış olan suç tarihinin, defter ve belgeleri isteme yazısının tebliğ tarihi olan 18/10/2011 tarihini izleyen 16. gün olduğundan 03/11/2011 olarak mahkemece düzeltilmesi ve ... sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında...

e yönelik red kararının kaldırılması ile yeniden yapılan incelemede; Sanıkların araştırma sonucu belirlenen adreslerine daha önce usulüne uygun olarak yapılan bir tebligat bulunmadığı halde doğrudan Tebligat Kanunun 35. maddesine göre yapılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşıldığından, sanıklar müdafilerininin temyiz taleplerinin öğrenme üzerine süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Suç tarihi itibariyle temyiz inceleme gününde suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen zamanaşımı tahakkuk etmiş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, anılan maddeler ve CMK.nın 223/8. maddesi gereğince sanıklar hakındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 25/02/2016 günü oybirliğiyle karar verildi....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ....tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Alacaklının borçlu hakkında başlattığı ilamsız icra takibinde, borçlu tarafın, ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiğini ileri sürerek ödeme emrinin iptali ve hacizlerin kaldırılması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece ödeme emri tebligatının iptali ile hacizlerin kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 32.maddesi gereğince; tebliğ, usulüne aykırı yapılmış olsa bile muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi olarak kabul edilir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: Sanığın yokluğunda verilen hükmün sanık adına mernis adresine tebliğe çıkartıldığı ve tebliğ imkansızlığı nedeniyle muhtara tebliğ edildiği görülmüş olup, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1 ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 30. ve 31. maddelerine göre sanığın mernis adresinde oturup oturmadığı veya mernis adresinden sürekli olarak ayrılıp ayrılmadığı tespit edilmeden doğrudan aynı Kanun'un 21/2. maddesine göre işlem yapılarak tebliğ evrakının muhtara teslim edilmesi nedenleriyle tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz süresi yönünden eski hale getirme talebinin kabulü ile temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu değerlendirilerek ve tebliğnamenin redde ilişkin görüşüne iştirak edilmeyerek yapılan incelemede; Tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237...

de ödeme emrinin tebliğine karar verilmesini" talep ettiğini, talebin müdürlükçe de kabul edildiğini ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılması ile şikayetin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir....

Tebligat Kanunu'nun 35.maddesine göre yapılan gıyabi karar tebligatının usulsüz olduğu dosya kapsamından anlaşılmakla sanık vekilinin temyiz talebi süresinde kabul edilerek yapılan incelemede; Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre sanık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,14.09..2015 günü oybirliğiyle karar verildi....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : TCK’nın 157/1, 62, 52/2, 53. maddeleri uyarınca mahkumiyet Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanığın, hükmün tebliğinin usulsüz olması nedeniyle temyiz hakkını kullanamadığından bahisle eski hale getirme talebiyle birlikte temyiz başvurusunda bulunduğundan, 5320 sayılı kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK'un 311. maddesi hükmüne göre eski hale getirme talebi ile birlikte temyiz isteminde bulunulmuş olması halinde bu talebi inceleme merciinin Yargıtay'ın ilgili dairesi olması karşısında, mahkemenin sanık hakkında temyiz talebinin reddine ilişkin verdiği 07/01/2019 tarihli ek kararın hukuki değerden yoksun bulunduğu kabul edilip bu karar kaldırılmak suretiyle yapılan incelemede, Sanığın yokluğunda verilen 21/06/2016 tarihli hükmün, sorguda bildirdiği adrese tebliğe çıkarıldığı, bila...

UYAP Entegrasyonu