WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

Somut olayda; davacı kiracı tarafından davalıya hitaben sözleşmenin feshine ilişkin keşide edilen ihtarnamenin 10/04/2015 tarihinde, sözleşmede bildirilen adreste davalının annesine tebliğ edildiği, davalının 28/04/2015 tarihinde keşide ettirmiş olduğu ihtarname ile davacının ihtarnamesine cevap vererek kira sözleşmesinin feshinin kabul edilmediğini bildirdiği, davacı tarafından 05/08/2015 tarihinde sulh hukuk mahkemesinden kiralanana ait anahtarların teslimi hususunda tevdi mahalli tayini talebinde bulunulduğu, ancak sulh hukuk mahkemesince anahtar teslimine ilişkin taraflar arasında henüz bir ihtar olmadığı gerekçesiyle tevdi mahalli tayini talebinin reddine karar verildiği, davacının bu defa PTT aracılığıyla 13 adet anahtarı davalının kira sözleşmesinde yer alan adresine gönderdiği ve anahtarların bu adreste 28/08/2015 tarihinde davalının annesine teslim edildiği, davacının anahtar tesliminin gerçekleştiğine ilişkin davalıya noter marifetiyle ayrıca bir ihtarname göndermiş olduğu, bu...

Davalı vekili, temliknamenin müvekkiline tebliğinden sonra Yenişehir Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/145 esas sayılı dosyasında verilen ihtiyati tedbir kararı ile temlik uygulamalarının durdurulduğunu, hükümsüz kalan temliknameye istinaden davacıya ödeme yapılamayacağını, tevdi mahalli tayini talebine istinaden bedelin bankaya yatırıldığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur....

Şti. vekilinin 05.11.2008 tarihli dilekçesi ile 6762 sayılı ...’nın 1057. maddesine dayalı olarak “yükün emniyetli bir sahil tankına konulabilmesi için tevdi mahalli tayini” talebinde bulunduğu, mahkemece 05.11.2008 tarihli karar ile tevdi mahalli tayini talebinin kabulüne karar verildiği görülmüştür. Yine dosya arasında mevcut ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/939 D. İş. sayılı kararı incelendiğinde, Petrol Ofisi A.Ş vekilinin 05.11.2008 tarihli dilekçesi ile ... GEMİSİ’nin seferden meni ve geminin haksız işgalini devam ettirmesi nedeniyle insan ve çevre güvenliğini tehdit risklerinin bertarafı için güvenli bir demir sahasına çekilmesi talebinde bulunduğu, mahkemece 05.11.2008 tarihli karar ile ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü ile ... GEMİSİ’Nin davacıya ait terminalden çıkarılarak güvenli bir demir sahasına alınmasına, geminin seferden men talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır....

Müdürülüğünün 2023/2160 esas sayılı dosyasının durdurulmasına karar verilmesini, tüm bonolar hakkında tevdi mahalli tayini kararı verilmesini..., " talep ettiği görülmüştür. DELİLLER: Talep eden vekilinin 12/04/2023 tarihli oturumdaki beyanında ".. davadan sonra talebe konu bonoların tamamı icraya konulduğunu .... , 4 bonodan sonra kalan 2 ... için de takibe geçildiğini, 5 bononun bedelinin ödendiğini, bu nedenle dava konusuz kaldığını " beyan ettiği görülmüştür. ... Ltd. Şti tarafından verilen 17/03/2023 tarihli dilekçe ile taraflarınca keşide edilen bonolar nedeni ile takip başlatıldığı belirtilerek tedbir kararı verilmesi ve ödeme yapılması için tevdi mahalli tayinine ilişkin dilekçe ibraz edildiği mahkmemizin aynı tarihli ara kararı ile tedbir talebinin ve tevdi mahalli talebinin reddine karar verildiği, talep eden vekilinin dilekçesi ekinde ......

Sulh Hukuk Mahkemesine tevdi mahalli tayini müracaatında bulunduklarını, ancak taleplerinin reddedildiğini, bu duruma göre dava açılmasına kendilerinin sebebiyet vermediğini, davacının 5 aylık ücretinin ödendiğini, ancak bordroları imzalamadığını, günde yarım saat fazla mesai yaptığını, bu nedenle davanın reddini savunmuştur C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir....

Kiralayanın anahtarı teslim almaktan kaçınması durumunda kiracının mahkemeye müracaatla tevdi mahalli tayini, icra dosyasına ya da notere anahtarın teslimi suretiyle anahtar teslim yükümlülüğünü yerine getirmiş olması gerekir. Somut olayda; davalı kiracı tahliye ve anahtar teslimini yazılı belge ile kanıtlayamamıştır. Davacı kiralayan 02.02.2012 tarihli duruşmada anahtarın halen teslim edilmediğini bildirmiştir. Davacı vekilinin aynı celsede '' Şu anda bizim gayrimenkulümüze girişi engelleyen bir olgu yoktur.'' şeklindeki beyanı tahliyenin gerçekleştiği manasına gelmez. Davalı takipte istenen alacağı 30 günden sonra 7.7.2011 tarihinde banka aracılığı ile ödediğine göre , davanın kabulü ile tahliyeye karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir....

-YTL'nin yatırılması için tevdi mahalli tayini talep etmiştir. Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile 23.000.-YTL'nin, 7.5.2007 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1- HUMK'nun 94/2.maddesi hükmüne göre, yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamanın iki koşulu vardır. Bunlardan biri davanın açılmasına sebebiyet vermemiş olmak, diğeri de, ilk oturuma kadar davanın kabul edildiğini bildirmektir. Somut olayda, davacı davasını tesbit dosyasındaki bilirkişi raporuna dayalı olarak 28.900.-YTL üzerinden açmış- tır. Davalı ilk oturumda sadece alacağın bir kısmı olan 23.000.-YTL'yi kabul etmiştir. Bu da davanın tamamının kabulü anlamına gelmez....

Davalı; Kira sözleşmesi bulunduğunu, ancak kiranın miktarının belirlenen miktar üzerinden davacılar adına gönderildiğini, imtina etmeleri üzerine tevdi mahalli tayini suretiyle yatırıldığını, istenilen miktarın fahiş olduğunu belirterek davanın reddini dilemiştir. 2011/9215-18572 Mahkemece, Taraflar arasında kira sözleşmesi bulunmayıp dava konusu taşınmazla ilgili kira tespit davası açılması mümkün olmadığından davacı yanın kira tespiti talebi hususunun REDDİNE, davacı yanın ecrimisil davası açmakta muhtariyetine karar verilmiş, hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir. Davacılar eldeki davada; dava konusu mecurun davalı tarafından kiracı sıfatı ile kullanılmakta olduğunu ancak mevcut kiranın düşük kaldığını belirterek kira bedelinin yeniden tespiti istemiş, davalı da kira aktini doğrulayarak, aralarında belirledikleri kiranın yatırılmakta olduğunu belirterek davanın reddini dilemiştir....

Sulh Hukuk Mahkemesine tevdi mahalli tayini için başvurduklarını, bu talebe binaen davacı şirket adına açılan hesaba 5.648.326,00 TL tazminat bedelini yatırdıklarını bu nedenle davalı ... şirketine husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ...vekili, davalı bankanın dain mürtehin sıfatını haiz olması sebebiyle belirlenen sigorta bedelinin davalı bankaya ödenmesi gerektiğini savunmuştur....

Davanın açılması sonrasında ... ipoteğin kaldırılması karşılığında bu bedeli ödemek istemiş ancak davalının cevap vermemesi üzerine tevdi mahalli tayin ettirerek 58.706,65 TL’yi 04.05.2010 tarihinde tevdi mahalline yatırmıştır. Oysa, dava konusu ipotek, asıl borçlunun doğmuş ve doğacak tüm borçlarının karşılığı olarak verildiği için alacak miktarının belirlendiği .../09/2009 tarihinden tevdi mahalline paranın yatırılma tarihi olan 04/05/2010 tarihine kadar geçen süre içerisinde işleyen faizden de ipotek borçlusu sorumlu olacaktır....

UYAP Entegrasyonu