DAVA : Tevdi Mahalinin Belirlenmesi (TBK M.107) KARAR TARİHİ : 28.01.2026 YAZIM TARİHİ : 29.01.2026 Karşı tarafça istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, kooperatif çıkma payının ödenmesi için tevdi mahalli tayini taleplidir. HMK'nın 90. maddesi; " (1) Süreler, kanunda belirtilir veya hâkim tarafından tespit edilir. Kanunda belirtilen istisnai durumlar dışında, hâkim kanundaki süreleri artıramaz veya eksiltemez. (2) Hâkim, kendisinin tespit ettiği süreleri, haklı sebeplerle artırabilir veya eksiltebilir; gerekli gördüğü takdirde, bu konudaki kararından önce tarafları da dinler." 92. maddesi ise; "(1) Süreler gün olarak belirlenmiş ise tebliğ veya tefhim edildiği gün hesaba katılmaz ve süre son günün tatil saatinde biter....
Kiralayanın anahtarı teslim almaktan kaçınması veya başka bir sebeple anahtarın teslim edilememesi durumunda mahkemeden tevdi mahalli kararı alınması ve anahtarın mahkemece belirlenen yere veya notere teslim edilmesi gerekir. Anahtarın teslimine ilişkin tutanağın kiralayana tebliğ edildiği tarih anahtar teslim tarihi sayılır. Kiracının kiralananı iade borcu, ancak bu şekilde, durumun kiralayana bildirildiği tarihte son bulur. Aksi takdirde, kiracının, kira parasını ödemek de dahil olmak üzere, sözleşmeden kaynaklanan yükümlülükleri devam eder. Olayımızda yukarıda anlatıldığı şekilde, davalı kiracı tarafından mahkemesinden kiralanan taşınmaza ait anahtarların teslimi ile tevdi mahalli tayini talep edilmiş, Ankara 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2011/468 D.İş sayılı dosyasında 20.09.2011 tarihli karar ile tevdi mahalli tayin talebi kabul edilmiştir....
Ayrıca davalı asilin her iki avukata ayrı ayrı ihtarnameler çekerek 25.02.2010 tarihi itibariyle vekalet ücret alacaklarını almaları için davette bulunduğu tevdi mahalli tayini için karar aldırdığı ve nihayetinde kendi hesaplaması sonucu, belirlediği 158,326 TL’yı davacı tarafından yapılan Gaziantep 1. İcra Müdürlüğünün 2010/2806 E. sayılı dosyasına yatırarak kısmi borca itirazda bulunduğu, neticeten davacının vekalet ücret alacağını temelde kabul ettiği, problemin ücret miktarı hususunda oluştuğu belirgindir....
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, davacının ihbar süresi içinde davalıya ayıbı bildirdiği, davalı tarafından birçok kez davaya konu motorun servise yönlendirildiği, ancak servis hizmetlerinden de olumlu bir yanıt alınamadığı, alınan bilirkişi raporu ile davadan önce alınan tespit raporunun benzer nitelikte olduğu, raporda malın ayıplı olduğunun ve bu hali ile seyir yapmasının emniyetli olmayacağının bildirildiği, bu durumda malın kendinden beklenen faydayı sağlamayacağı, motorun bu hali ile kabulünün mümkün olmadığı, katlanılacak nitelikte bir ayıp olmayıp ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu, davacının seçimlik hakkını kullanmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle mal bedeli olarak davacı tarafça ödenen 39.350 Avronun davalının temerrüde düşürüldüğü ihtar tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, tevdi mahalli tayini ayrı bir usul ile talep edilmesi gerektiğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm...
İcra Ve İflas Müdürlüğü'nün ... iflas sayılı dosyası sıra cetveline ..., ..., ... ve ... numaraları ile kayıtlı alacaklar için çeşitli nedenlerden dolayı adlarına hesap açılma işlemlerinin yapılamadığı, talep edenin konkordato kapsamında taksit ödemelerini yapılabilmesi ve taksitlerin ödenmemesi nedeniyle temürrüde düşmemesi için TBK 107 ve 111.maddesi kapsamında tevdii mahalli tayini istemesinin koşullarının oluştuğu değerlendirilmiştir. Bu nedenle, Mahkemece, talep eden şirketin defter ve kayıtları ile iflas dosyası sıra cetveli üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak, İstanbul Anadolu ... İcra ve İflas Müdürlüğü'nün ... iflas sayılı dosyasındaki sıra cetveline ..., ..., ... ve ... numaraları ile kayıtlı alacakların doğru kimlik ve vergi numaralarının ve iletişim adreslerinin incelenerek, tespit edilmesi halinde bu alacaklılar adına tevdi mahalli tayini, tespit edilememesi halinde TBK 111....
Böyle bir durum karşısında borçlunun ne yapması gerektiği 107.maddede belirtilmiş olup, alacaklının temerrüde düşmesi durumunda borçlu, hasar ve giderleri alacaklıya ait olmak üzere, teslim edeceği şeyi tevdi ederek borcundan kurtulabilir. Tevdi yerini, ifa yerindeki hakim belirler. Bununla birlikte ticari mallar, hakim kararı olmadan da bir ardiyeye tevdi edilebilir. Diğer bir deyişle tevdi mahalli tayinini istemek temerrüde düşen alacaklıya karşı borçluyu koruyan ve onu borcundan kurtulmasını sağlayan bir hak olup ancak bu nedenle hakimden tediye/tevdi mahalli tayini isteyebilmektedir. Başka bir anlatımla borçlunun hakimden tediye mahalli tayini isteyebilmesinin ön koşulu alacaklının temerrüde düşmüş bulunmasıdır....
Ltd.Şir’nin imtiyazlı ve diğer alacaklarının öncelik ve tarih durumuna göre, tevdi mahalline yatırılan hak ediş alacağından, davacı şirketin 18.7.2002 tarihli temliknameye dayanarak ödenmesini talep edebileceği bir miktarın bulunup bulunmadığının tesbiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, mahkemece sadece “davalı Bakanlığın tevdi mahalli tayini suretiyle hak ediş alacağını tevdi mahalline yatırmakta haklı olduğu” belirtilerek, taraflar arasındaki uyuşmazlığı çözmekten uzak, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 500 YTL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5.3.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi....
mahalli tayini yoluna da başvuramayacağını, davalı ...nin eyleminin MK’nun 2. maddesine aykırı olduğunu ileri sürerek, 417.010,59 TL tahsil harcı, 58.650,00 TL icra vekâlet ücreti ve 22,00 TL icra masrafı olmak üzere toplam 475.682,59 TL’nin faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir....
Yasal anahtar teslimi bizzat anahtarı kiraya verene vermek suretiyle veya tevdi mahalli tayini suretiyle yapılır. Davalı dava konusu kiralananın 03/08/2008 tarihinde tahliye edildiğini bildirmiş ise de buna ilişkin bir belge sunmamıştır. Bu nedenle öncelikle tahliye hususunda davacının beyanı alınarak, gerektiğinde anahtar teslimi konusunda yemin teklif etme hakkı olduğu davalıya hatırlatılarak kiralananın tahliye edilip edilmediğinin belirlenmesi gerekir. Davalı tarafından kiralananın tahliye edildiğinin ispatlanması halinde; mahkemece yeniden kiraya verilebilecek süre konusunda keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak tahliye tarihine kadarki ve buna ilaveten tahliyeden sonra yoksun kalınan kira alacağının tahsiline karar verilmesi gerekirken bu hususlar üzerinde durulmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır....
Sulh Hukuk Mahkemesine başvurarak tevdi mahalli tayini istediklerini ve tevdi kararına müteakiben anahtarın 29.04.2011 tarihinde Karşıyaka 5. Noterliğine 13273 yevmiye numaralı tutanakla tevdi edildiğini, müvekkilinin 2011 yılı Mart ayı dahil kira bedellerini ödediğini, 2011 yılı Nisan ayı kira bedeline ilişkin olarak yargılamanın devam ettiğini, davacının hangi aylar için kira bedeli istediğini belirtmediğini, davacının kiralananda meydana geldiğini iddia ettiği zarar ile zararların giderilmesi için gereken süreye ilişkin tazminat talep etme hakkının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkeme Kararı: 6. İzmir 1....


