Davalı vekili cevabında; davalının ibraz ettiği bila tarihli sözleşmenin, vaad alacaklısının edimlerini içermediğini, bu hususun sözleşmenin diğer parçası olan ancak davacı tarafından ibraz olunmayan, davalı-davacı ve eşi Feyza arasındaki 18.04.2012 tarihli sözleşmede düzenlendiğini, bu sözleşmeye göre alıcı sıfatıyla davacıyla birlikte imzası bulunan ve 49.000 TL'yi davacıya ödeyen Feyza ile birlikte dava ikamesi gerektiğini, müvekkilinin haricen davacı ve eşi arasındaki boşanma davasının bulunduğunu, bu davada talep olunan bedelin boşanma davasında çekişme konusu olduğunu öğrenip, daireyi satarak, her ikisi adına tevdi mahalli tayini suretiyle sözleşme nedeniyle ödenen tutarın tamamını ödediğini belirterek, konusu kalmayan davanın reddini dilemiştir....
Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/351 D.İş sayılı dosyasında verilen tevdi yeri tayini kararı üzerine 4 adet anahtarın 07/10/2009 tarihinde yazı işleri müdürlüğünce teslim alındığına dair tutanak bulunmasına rağmen anahtarların tevdi yerine teslim edildiğine dair kiralayana tebligat yapılmadığı anlaşılmıştır. Öte yandan davacı vekili müvekkilinin 13/11/2009 tarihinde çilingir vasıtasıyla mecura girdiğini bildirmiştir....
nun davaya dahil edilmesini talep etmiş, davaya konu sigorta poliçesindeki lehtarın tayin edilememesi nedeniyle lehtarın tespitini ve lehtar tayin edilene kadar geçecek sürede hak mahrumiyeti olmaması için tevdi mahalli tayini ile davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre; davanın kabulüne, toplam 82.200,00-TL'nin 11/02/2014 tarihinden bedelin tevdi mahalline depo edildiği tarih olan 20/10/2014 tarihine kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak 23140669 numaralı poliçedeki payları oranında davacılara ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava; hayat sigortası poliçesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmişse de; yargılama sırasında tevdii mahalli tayin edilerek davalı sigorta şirketi tarafından; tevdi mahalline 20/10/2014 tarihinde 98.000,00 TL ödeme yapılmıştır....
Kiralayanın anahtarı almaktan kaçınması halinde kiracının tevdi mahalli tayini isteyip tayin edilecek yere ya da notere anahtarı teslim etmesi gerekir. Anahtar teslim edilmediği sürece kiralananın kiracının işgalinde olduğunun ve kiracının usulünce anahtarın teslim edildiği tarihe kadar olan kira paralarından sorumlu olacağının kabulü gerekir. Anahtar teslimi hukuki bir işlem olup, bunun ancak kesin delille kanıtlanması gerekir. Davalı tarafından dosyaya sunulan Beşiktaş 6. Noterliği'nin 03.11.2014 tarihli anahtar teslim tutanağına göre, anahtarın notere tevdi edildiği anlaşılmakta ancak davacı kiraya verene yapılan tebligat şerhi dosyada bulunmamaktadır. Mahkemece anahtarın notere teslim edildiğine ilişkin tebligatın davacı alacaklıya hangi tarihte tebliğ edildiği tespit edilerek ona göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Karar bu nedenle bozulmalıdır....
Davalı, davacıdan kiralanan mecuru 07.01.2007 tarihinde tahliye ettiğini, bunun ihtarname ile davacıya bildirildiğini, davacıya Ocak 2007’ye ait 7 günlük kira borcu bulunduğunu, anahtarın 08.01.2007 tarihinde davacıya iade için gönderildiği halde davacının anahtarı kabul etmediği gibi kargo ile 29.01.2007 tarihinde tekrar gönderildiğinde yine kabul etmemesi üzerine, mahkemeden tevdi mahalli tayini kararı alındığını, 7 günlük kira borcu dışında borcu bulunmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece iddia, savunma, icra dosyası, kira sözleşmesi, mahkemenin 2007/5 D.İş nolu tevdi mahalline ilişkin kararı, toplanan delillere göre davanın kabulüne, davalının itirazının iptaline, takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : İhaleye fesat karıştırma (üçer kez) HÜKÜM : Beraat Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: 3628 sayılı Yasanın 17 ve 18. maddeleri uyarınca davanın mahkemece ...Belediyesine ihbarı mümkün bulunmuştur....
İbraz süresi geçmiş bir çek için keşideciyi çek bedelini tevdi etmeye zorlama anlamına gelecek tevdi mahalli tayini talebi ve geçmişe dönük olarak keşidecinin muhatap bankada çek bedelini yatırması yönünde karar verilmesi çekin hukuki niteliklerine uygun ve geçerli değildir. Bu nedenle de davacı tarafın TTK'nun 757/2. maddesi uyarınca tevdi yeri tayin edilmesi ve çek bedelini tevdi etmeye izin verilmesi taleplerinin reddine dair karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere; 1-Davanın kabulü ile, ...Şubesi'ne ait keşidecisi ...Ltd....
TBK 107. maddesi uyarınca alacaklının temerrüdü halinde borçlu, teslim edeceği parayı tevdi mahalli tayini yoluyla tevdi ederek borçtan kurtulabilecektir. Davalı tarafça tevdi mahalli tayini talebiyle İzmir 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin .... D.İş sayılı dosyasına başvurulmuş ise de dava konusu alacağın tevdi mahalline depo edilmesi gerçekleşmeden davacı alacaklının icra takibine devam ettiği, davalıya ödeme emri gönderildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davalıya yeniden ödeme emri gönderilmesi ile davacı alacaklının temerrüt halinin sona erdiğinin ve davalının yeniden temerrüde düştüğünün kabulü gerekir. 6-Dosyaya sunulan bilirkişi 1. ek raporunda yapılan hesaplamanın incelenmesinde davalı tarafça ödenen 5.937,00-TL ödemenin öncelikle ödeme tarihindeki ferilerden mahsup edildiği, ödeme tarihi itibariyle bakiye 1.844,26-TL borç bulunduğu görülmüştür. Mahkememizce yapılan hesaplamada bir kısım faiz başlangıç tarihlerinin hatalı hesaplandığı anlaşıldığından ek rapor aldırılmış, 2....
Davalı vekili cevap dilekçesinde hak düşürücü ve zaman aşımı süresinin geçtiğini, icra dosyasında 1 yıldır işlem yapılmamakla dosyanın düştüğünü, yetkili mahkemelerin İstanbul mahkemeleri olduğunu, müvekkilinin herhangi bir borcu olmadığını davacı ile dava dışı ... arasındaki sorun nedeniyle kendilerine mükerrer fatura gönderildiğini, müvekkilinin sorumluluk altına girmemek adına tevdi mahalli tayini kararı alarak gelen faturalardan yüksek olanını tevdi mahalline yatırdığını, diğer tarafların sonraki bir tarihte aralarında anlaşmalarının müvekkilini bağlamayacağını, kendilerine gönderilen faturaların hem su hem atık su kullanımı için olduğunu, bu hususun Antalya ....Asliye Hukuk Mahkemesi'nin kararıyla da kesinleştiğini belirtmiş ve davanın reddini talep etmiştir. Ara buluculuk dava şartının yerine getirildiği görülmüştür. Takibe itirazın 1 haftalık süresi içinde yapıldığı itirazın iptali davasının 1 yıllık süresi içinde açıldığı anlaşılmıştır....
Davalı Emlak Konut GYO AŞ. vekili, davaya konu hakedişin doğumundan önce Özmaş AŞ.’nin 8.1.2009 tarihli müvekkiline gönderdiği ihtarnamede temlik alan davacı şirkete herhangi bir ödemenin yapılmaması gerektiğinin bildirildiğini, bu durumun davacıya 13.01.2009 tarihli yazı ile bildirildiğini, temlik edilen hakediş alacağı çekişmeli hale geldiği için müvekkilince tevdi mahalli tayini için mahkemeye başvuru yapıldığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... San. Tic....


