WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

DAVANIN KONUSU : Tevdi Mahalinin Belirlenmesi ve ihtiyati tedbir İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 17/04/2025 YAZIM TARİHİ : 17/04/2025 ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/12/2024 tarihli, 27/12/2024 tarihli ve ... değişik iş esas ve ... değişik iş karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Talep, tevdii mahalli tayini ve tedbir istemine ilişkindir. Tevdi mahalli talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından dava dışı .... şirketinden birim fiyatı 190 USD/mt'den satın alınan 7.052,14 metrikton dökme buğday emtiasının ... gemisi tarafından taşındığını ve geminin ......

dolandırıcılık suçunu oluşturacağı da gözetilerek, 950 TL'lik dekontun dayanağı olan bütün belgelerin onaylı örnekleri de getirtilerek dosyanın kül halinde Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşacak bilirkişi kuruluna tevdi edilerek, açıklanan hususlar doğrultusunda ve sanığın uhdesinde kuruma ait bir paranın bulunup bulunmadığı, varsa miktarının ne kadar olduğu hususunda rapor alınmasından sonra sonucuna göre hukuki durumunun ve suç vasfının takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; Sanığın zimmetine geçirdiği kabul edilen 2.920 TL'nin, suç tarihindeki ekonomik koşullara ve Dairemiz uygulamalarına göre değer azlığı sınırında kalması nedeniyle sanık hakkında TCK'nın 249. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, Yüklenen suçu 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması, Kanuna aykırı, sanık müdafin...

E) Gerekçe: 1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı yasal gerektirici nedenlere göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2.Davalılarca süresinde ileri sürülen zamanaşımı savunmasının değerlendirilmemesi hatalıdır. 3.Davalılar vekilinin tevdi mahalli tayini yoluyla ödeme yapıldığı yönündeki savunması değerlendirilmeden hüküm kurulması hatalıdır. 4.İhbar tazminatı ve genel tatil ücreti alacağı bakımından bakiye miktar hesabında hata yapılıp fazlaya hükmedilmesi de ayrıca hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 07.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Sulh Hukuk Mahkemesine tevdi mahalli tayini için başvurduklarını, bu talebe binaen davacı şirket adına açılan hesaba 5.648.326,00 TL tazminat bedelini yatırdıklarını bu nedenle davalı ... şirketine husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ...vekili, davalı bankanın dain mürtehin sıfatını haiz olması sebebiyle belirlenen sigorta bedelinin davalı bankaya ödenmesi gerektiğini savunmuştur....

Bu da tevdi mahalli tayini veya notere anahtarın teslimi ile olur. Kiralananı tahliye ettiğini ileri süren davalı, anahtarı kiralayana teslim ettiğini kanıtlayamamıştır. Anahtar teslimi kanıtlanamadığına göre kira ilişkisinin devam ettiğinin kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece işin esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı ...ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 27.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Bu da tevdi mahalli tayini veya notere anahtarın teslimi ile olur. Kiralanan tahliye ettiğini ileri süren davalı, anahtarı kiralayana teslim ettiğini kanıtlayamamıştır. Anahtar teslimi kanıtlanamadığına göre kira ilişkisinin devam ettiğinin kabulü gerekir. Bu nedenle mahkemece işin esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın konusuz kaldığından bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 30.3.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Asliye Ceza Mahkemesi TARİHİ : 30/09/2013 NUMARASI : 2013/374 (E) ve 2013/882 (K) SUÇ : Hırsızlık Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: 1-Tüm aşamalarda suçu kabul etmeyen sanığın, olay mahalline ilişkin görüntülerdeki kişinin kendisi olmadığını belirterek görüntülerin incelenmesi talebinde bulunması karşısında; olay anına ilişkin kamera kayıtları ve sanığa ait dosya içinde mevcut fotoğraflar uzman bilirkişiye tevdi edilerek, görüntülerdeki kişinin sanık olup olmadığı tespit edilip eyleme ilişkin kanıtların bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-Kabule göre de; Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK'nın 53. madde 1. fıkra b. bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme...

"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Tefecilik yapma Hüküm : CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanığın, suçtan zarar görene kazanç elde etmek amacıyla borç para vererek tefecilik suçunu işlediği iddia olunan somut olayda; aralarında yakın akrabalık bağı veya iş ilişkisi bulunmayan kişiler arasında günün ekonomik koşulları nazara alındığında yüksek sayılabilecek miktarda paranın karşılıksız verilmesinin hayatın olağan akışına uygun olmaması, bu bağlamda, sanığın suçtan zarar görenden faiz almadığını savunması ile suçtan zarar görenin beyanlarında sanığın faiz karşılığı borç para verdiği yönündeki beyanları karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından, sanığın ve sanıktan para aldığını beyan eden tanığın suç tarihini kapsar tüm banka hesap ve işlemlerinin üç kişilik yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilerek savunmada...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel mahkemece sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Mağdur, zararın giderilmesini veya suça konu eşyanın iadesi talebinde bulunmasa dahi tevdi mahalli tayin edilerek sanığa zararın giderilmesi için süre tanındıktan sonra, sonucuna göre TCK'nun 168/2. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerekirken, mağdurun şikayetinden vazgeçmesi şeklindeki yeterli olmayan gerekçeyle sanık hakkında 168/2. maddesi uygulanması suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından, bozma sebebi yapılmamıştır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen şirket ortaklığından çıkarılma nedeniyle ayrılma akçesinin tespiti ile tevdi mahalli tayini davasında ... ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 04.06.2015 gün ve 2014/953 – 2015/519 sayılı kararı bozan Daire’nin 08.03.2017 gün ve 2015/12953 – 2017/1388 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ise de, dosyanın Dairemize intikalini müteakip yerel mahkemece gönderilen evrak içeriğinden, davacı vekili Av. ....’ın 26.10.2018 tarihli dilekçesiyle davadan feragat ettiklerini bildirdiği gözlenmiş olmakla dosya re’sen ele alındı, gereği görüşülüp düşünüldü: Feragat, HMK’nun 307. maddesi uyarınca istemde bulunanın talep sonucundan vazgeçmesi niteliğinde olup yapıldığı anda kesin hüküm etkisini doğuracağı gibi karşı tarafın yahut mahkemenin kabulüne de bağlı değildir....

UYAP Entegrasyonu