"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanığın aşamalarda değişmeyen savunmasında olay yerinde bulunduğunu kabul etmesine karşın dava konusu demirleri çalmadığını pet şişe gibi plastik hurdaları aldığını beyan etmesi, polis tarafından düzenlenen ve hükme esas alınan 10.01.2013 tarihli kamera kaydı inceleme tutanağının kimlik tespitine yönelik olup çalınan eşyalardan bahsedilmemesi ve kamera görüntülerinin mahkemede izlenerek tespit yapılmaması karşısında; adli emanetin 2013/621 sırasında kayıtlı CD'nin mahkemede izlenerek ya da uzman bilirkişiye tevdi edilerek dava konusu demirlerin sanık tarafından alınıp alınmadığının tespiti ile deliller bir bütün olarak değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre sanığın hukuki durumumun tayini gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Kabule göre de; Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 günlü, 2014/...
Ancak; 1-Oluşa ve dosya kapsamına göre; sanığın katılanın park halindeki tırının kilitli olmayan mazot deposu kapağını açarak mazot çalması şeklinde gerçekleşen eyleminde; katılanın beyanı ile Görgü Tespit Tutanağı'na göre; suça konu mazotun bir kısmının da yere dökülmesi sebebiyle katılanın tasarruf olanağının kaybolması nedeniyle eylemin tamamlandığı gözetilmeden teşebbüs aşamasında kaldığı belirtilerek 5237 sayılı TCK'nın 35. maddesi uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini, 2-Sanığın 01.07.2014 tarihli duruşmada şikayetçinin zararını gidermek istediğini ancak şikayetçiye ulaşmadığından zararı gideremediğini beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, sanığa tevdi mahalli gösterilerek zararı giderme olanağı sağlandıktan sonra sonucuna göre 5237 sayılı TCK’nın 168/2. maddesinde yer alan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş...
İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde mutemet olarak görev yapan sanığın, kendisine yasal olarak tevdi edilen ve öğretmenlere ödenmesi gereken maaş, ek ders ücreti, ek mesai ücretini mal edinme eylemlerinin zincirleme biçimde nitelikli zimmet suçunu, söz konusu personele tahakkuk ettirilmemesi gereken ya da fazla tahakkuk yapılmak suretiyle ve sahte tahakkuk belgeleri tanzim edilerek gerçekleştirilen mal edinme eylemlerinin ise yasal tevdi unsurunun gerçekleşmemesi sebebiyle zincirleme biçimde kamu kurumuna karşı dolandırıcılık suçunu oluşturacağı nazara alınarak; dosya kapsamı, tanık beyanları ve .......
ın dosyaya ibraz ettiği 10/02/2009 tarihli belge ile kendisine 3.800 TL ödeme yapıldığını beyan etmesi, mahkemece kovuşturma aşamasında bilirkişi raporu alınmayıp konunun uzmanı olmayan serbest muhasebeci mali müşavir tarafından düzenlenen 21/12/2010 tarihli raporun hükme esas alınması karşısında, maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması amacıyla, dosyanın kül halinde Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşacak bilirkişi heyetine tevdi edilerek, sanığın uhdesinde köye ait para kalıp kalmadığı ile varsa miktarını belirleyen rapor alınması sonrasında hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; Köy halkından toplanan paralara karşılık makbuz düzenlenmediği, bu paraların gelir olarak kaydedilmediği, zimmet ve miktarının tanık beyanları ile ortaya çıkarıldığı ve bu şekilde suçun zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlendiği kabul edilmesine rağmen, sanığın zincirleme...
./... arası nakliye sırasında hasar görüp, kullanılamaz hale geldiğini, ancak davalının zararı karşılamadığını ileri sürerek, asıl davada 440.000 EURO zararın şimdilik 20.000 EURO'sunun birleşen davada ise davalının kendilerini temerrüte düşürmeden 267.000 EURO tazminat için tevdi mahalli tayini istediğini, ekspertiz raporunun kendilerine tebliğ edilmediğini, makinenin .../... arası 6 adet tırla 16.874 TL'ye taşındığını, makinenin fabrika sahasında 200m2 yer kapladığını ileri sürerek, bakiye 420.000 EURO tazminatın, 16.874 TL nakliye bedelinin, 30.000 TL hasarlı emtia muhafaza bedelinin ve 40.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, ekspertiz tarafından zararın 267.000 EURO olarak belirlendiğini, bu miktarın tevdi mahalline bırakıldığını, davacının taleplerinin poliçe teminatı dahilinde bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir....
Üniversitesi ile uzlaşma tutanağı düzenlenmek suretiyle ....034.963,50 TL bedelle kamulaştırıldığını, dava dışı üniversite tarafından kamulaştırılan taşınmaz üzerinde rehin ve ipotekler bulunması nedeniyle kamulaştırma bedelinin tevdi yerinin tayin edilmesi için G.Osmanpaşa .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/76 D.... Esas sayılı dosyası ile tevdi mahalli tayini isteminde bulunulduğunu, buna göre kamulaştırma bedelinin davalı adına açılan bir hesaba depo edilmesine karar verildiğini, müvekkilinin ipotek nedeniyle kamulaştırma bedeli üzerinde rüçhanlı hak sahibi olduğundan mahkemesince bedelin teminat mektubu karşılığında müvekkiline ödenmesine karar verildiğini, kamulaştırma bedelinin teminatını teşkil ettiği kredi borçlarından mahsup edildiğini, müvekkili banka tarafından G.Osmanpaşa .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/76 D.......
Yapma veya verme edimi gereği gibi kendisine önerilen alacaklı, haklı bir sebep olmaksızın onu kabulden veya borçlunun borcunu ifa edebilmesi için kendisi tarafından yapılması gereken hazırlık fiillerini yapmaktan kaçınırsa, temerrüde düşmüş olur ( TBK m 106 ) Alacaklının temerrüde düşmesi durumunda borçlu, hasar ve giderleri alacaklıya ait olmak üzere, teslim edeceği şeyi tevdi ederek borcundan kurtulabilir. Tevdi yerini, ifa yerindeki hâkim belirler. ( TBK m 107 ) Davacı, alacaklının ödemeyi kabulden kaçınması halinde Türk Borçlar Kanununun 106 ve 107 maddeleri gereğince tevdi mahalli tayini isteminde de bulunmamıştır. İpotek bedeli, dava açıldıktan sonra ödenmiş olduğundan davalı ipotek alacaklısının davanın açılmasına sebebiyet verdiği kabul edilmemiştir. Bu nedenle dairemiz önceki kararında ısrar etmek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle; Yargıtay 7. HD'nin yukarıda açıklanan bozma kararındaki gerekçeler benimsenmemiş ve Yargıtay 7....
Davanın açılması sonrasında ... ipoteğin kaldırılması karşılığında bu bedeli ödemek istemiş ancak davalının cevap vermemesi üzerine tevdi mahalli tayin ettirerek 58.706,65 TL’yi 04.05.2010 tarihinde tevdi mahalline yatırmıştır. Oysa, dava konusu ipotek, asıl borçlunun doğmuş ve doğacak tüm borçlarının karşılığı olarak verildiği için alacak miktarının belirlendiği .../09/2009 tarihinden tevdi mahalline paranın yatırılma tarihi olan 04/05/2010 tarihine kadar geçen süre içerisinde işleyen faizden de ipotek borçlusu sorumlu olacaktır....
ın beyan ettiği ücret karşılığında belirtilen dönemde kooperatifte çalışıp çalışmadığına ilişkin hususların araştırılması ile hükme esas alınan 04/02/2014 tarihli bilirkişi raporunda açıkça banka hesap ekstrelerinin bulunmadığının belirtilmesi karşısında, suç tarihleri itibarıyla kooperatife ait banka kayıtlarının, yasal defterler ve defterlerin dayanağı belgeler ile gelir ve giderlere ilişkin tüm evrakın temin edilip dosya ile birlikte Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşacak üç kişilik bilirkişi heyetine tevdi edilerek, suç tarihlerine göre kooperatifin tüm gelir ve giderleri karşılaştırılıp, önceki alınan bilirkişi raporları da irdelenerek sanıkların üzerinde kooperatife ait para bulunup bulunmadığı ile ana sözleşme ve yönetim kurulu kararlarına göre suç tarihlerinde kooperatifin parasal işlemlerinin kim ya da kimler tarafından yürütüldüğü belirlendikten sonra, sonucuna göre görevi kötüye kullanma suçu üzerinde de durularak sanıkların hukuki durumlarının ayrı ayrı takdir ve tayini...
nın 168/1-4. maddesinin uygulanma koşullarının tartışılması, müştekinin rızasının bulunmaması halinde tevdi mahalli tayini ile müştekiye iade edilmek üzere kalan paranın sanık tarafından ödenmesi halinde TCK'nın 168. maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi, 3-Sanık hakkında Eskişehir 1....


