WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

Sulh Hukuk Mahkemesince talebin reddi kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R- Dava, tevdi mahalli tayini istemine ilişkindir. HMK.’nın 22/II. maddesinde “İki mahkemenin aynı dava hakkında göreve veya yetkiye ilişkin olarak verdikleri kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği takdirde, görevli veya yetkili mahkeme, ilgisine göre bölge adliye mahkemesince veya Yargıtayca belirlenir.” hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda,... 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 5/3/2014 günlü kararının davacı tarafından temyiz edildiği anlaşılmakla, yargı yeri belirleme olanağı bulunmayan dosyanın, davanın niteliği gözetilerek temyiz incelemesi yapılmak üzere Yüksek Yargıtay 15. Hukuk Dairesi Başkanlığına gönderilmesi gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, dosyanın Yüksek Yargıtay 15.Hukuk Dairesi Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE, 07.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tespit, tevdi mahalli tayini ve alacak davasından dolayı yerel mahkemece verilen gün ve sayısı yukarıda yazılı kararın; Dairemizin 26/09/2011 gün ve 2011/4847-2011/9587 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla HUMK’nun 440-442. maddeleri uyarınca tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü....

Asliye Ticaret Mahkemesi ise, uyuşmazlığın çekişmesiz yargı usûlüne tabî olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir. 6100 sayılı HMK'nın 382/2-d maddesinde, “Borçlar Kanunundaki çekişmesiz yargı işleri; 1)Yetkisi sona eren temsilcinin temsil belgesini mahkemeye ibraz etmesi, 2) Borçluya ifa veya teminat göstermesi için süre verilmesi, 3) Tevdii mahalli belirlenmesi veya tevdi edilmeyecek eşyanın satılması..." şeklinde sayılarak düzenlenmiştir. Aynı Kanunun 382/2-e bendinde ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri de sayılmış ve bunlar arasında tevdii mahalli tayini sayılmamıştır. Buna göre talebin Sulh Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince ... 20. Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 26.06.2015 gününde oy birliğiyle karar verildi....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Suça sürüklenen çocuk hakkında kararda kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulmasına rağmen sevk maddesinin sehven 142/1-b yerine 142/2-b olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası kabul edilmiş, bozma sonrası vefat etmiş olan mağdurun mirasçıları olan iki çocuğunun 19.11.2014 tarihli celsede zararın karşılanmadığını, zarar karşılama taleplerinin olmadığını, şikayetçi olmadıklarını ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını istemediklerini belirtmeleri, suça sürüklenen çocuğun zararı giderme iradesi doğrultusunda, tevdi mahalli belirlenerek, ödeme yapılması halinde TCK'nın 168/2 maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden koşulları oluşmadığı halde yazılı şekilde TCK'nın 168. maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz...

e 5271 sayılı CMK'nın 234/2. maddesi gereğince yargılama aşamasında zorunlu vekil atanmadığı anlaşılmakla; mağdur çocuğa zorunlu vekil atanarak, gerekçeli hükmün atanacak zorunlu vekile tebliğinin sağlanması ile kararı temyiz etmesi durumunda, temyiz dilekçesinin tebliğname ile birlikte dosyaya eklenmesinden sonra iadesinin temini amacıyla, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği mahalli mahkemece baro başkanlığına müzekkere yazılarak vekil tayini talebi üzerine, baro başkanlığınca mağdura barolarına kayıtlı Av. ....'in (sicil no:....) 09.10.2013 tarihinde mağdur vekili olarak tayin edildiği mahkemeye bildirilmesine karşın, uyap kayıt sistemi üzerinden yapılan sorgulamada ve dosya kapsamından gerekçeli kararın atanan mağdur vekiline tebliğe çıkarılmadığının anlaşılması karşısında, önceki tevdi kararımız doğrultusunda, hukuki mağduriyete sebebiyet verilmemesi yönünden mağdur ....'...

K.. ile davalı arasında 01/01/2010 tarihli kira sözleşmesi düzenlendiğini, diğer davacıların kira sözleşmesinin kefilleri olduğunu, kiralananın 14/07/2010 tarihinde tahliye edildiğini, davalının kiralananın anahtarını teslim almaması üzerine tevdi mahalli tayini için başvurduklarını, İzmir 15.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/219 D.İş sayılı dosyasında verilen 21/07/2010 tarihli karar ile anahtarların teslim yeri olarak İzmir 5.Noterliğinin tevdi mahalli tayin edildiğini, 26/07/2010 tarihinde anahtarların tevdi mahalli olan noterliğe teslim edildiğini, davalı tarafından İzmir 5. İcra Müdürlüğünün 2010/8562 sayılı dosyası ile 42.000,00 TL'nin yıllık %120 faiziyle birlikte tahsili için müvekkilleri hakkında ilamsız icra takibi başlatıldığını, müvekkillerinin davalıya kira borçlarının bulunmadığını, kefillerin kira sözleşmesinin sona ermesi nedeniyle sorumlu tutulamayacaklarını belirterek müvekkillerinin İzmir 5....

Karar sayılı tevdi mahalli kararı ile 72.000.00.TL bedel ile satın alınan aracın,.....Şti' nin tevdi mahalli yeri ve yediemin olarakta ......' a teslimine karar verilmesi üzerine aracın 02.12.2004 – 05.11.2007 tarihleri arasında yedieminde kaldığı ve davacının yediemin ücreti olarak 7.000.00.TL ödediği dosya kapsamı ile sabittir.... Bakanlığına ait depo ve garajlarda muhafaza edilen mahcuz mallar için alınacak ücret tarifesi hakkındaki Tebliğ' in 4. maddesine göre, “muhafaza müddeti hitamında bu tarifenin üçüncü maddesi uyarınca hesap edilecek ücret, mahcuz malın icra ve iflas dairelerince takdir edilen değerinin yüzde otuzunu geçemez....

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin eki olarak herhangi bir belge, delil vs. müvekkili şirket'e tebliğ edilmediğini, davacının aynen ifa talebi haksız olup taraflar arasındaki sözleşmeye ve hukuka aykırılık teşkil ettiğini, huzurdaki davanın konusu aynen ifa olduğundan ve aynen ifayı hiçbir şekilde kabul etmediklerinden müvekkili şirket'in 17.964,42 TL'yi iade etmek istemesine karşın davacı'nın haksız kazanç elde etmek için banka hesap bilgilerini paylaşmamada ısrar etmesi üzerine taraflarınca tevdi mahalli tayini talep edilmiş olduğununu haksız davanın reddi gerektiğini savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, TBK m. 125 gereği aynen ifa talebine ilişkindir. 20/09/2022 tarihli ara karar ile dosyanın bir inşaat mühendisi bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 21/11/2022 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir....

Ltd.Şir’nin imtiyazlı ve diğer alacaklarının öncelik ve tarih durumuna göre, tevdi mahalline yatırılan hak ediş alacağından, davacı şirketin 18.7.2002 tarihli temliknameye dayanarak ödenmesini talep edebileceği bir miktarın bulunup bulunmadığının tesbiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, mahkemece sadece “davalı Bakanlığın tevdi mahalli tayini suretiyle hak ediş alacağını tevdi mahalline yatırmakta haklı olduğu” belirtilerek, taraflar arasındaki uyuşmazlığı çözmekten uzak, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 500 YTL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5.3.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi....

K A R A R Davacı üçüncü kişi vekili, çek iptali için açtıkları davanın kabulüne ve çek bedelinin hesaba yatırılarak bedelinin tevdi edilmesine karar verildiğini, ancak Yapı Kredi Bankasının icra dosyalarından gelen haciz müzekkerelerini, çek bedelinin tevdi edildiği blokeli hesaba da uyguladığını ve hacizleri gerekçe göstererek paranın taraflarına ödenmediğini, oysaki borçlu şirketin 04.12.2015 tarihinde iflasına karar verildiğini, ancak kendilerinin zayi kararını bankaya ibraz ettikleri tarihte borçlu şirketin henüz iflasına karar verilmediğini, tevdi mahalli tayini suretiyle yatırılan paranın haczedilemeyeceğini belirterek, çek bedeli olan 78.000.TL üzerindeki istihkak iddialarının kabulü ile iflas masasından çıkartılarak davacıya iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

UYAP Entegrasyonu