WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada, davalı ile boşandığı ve 2001 doğumlu müşterek çocuğun velayetinin kendisine bırakıldığı ileri sürülerek aylık 500,00 TL iştirak nafakasına hükmedilmesi istenilmiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile aylık iştirak nafakasının 250,00 TL olarak belirlenmesi cihetine gidilmiş, hüküm, süresinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.Türk Medeni Kanununun 182/2 maddesi gereğince; "Çocuk kendisine tevdi edilmemiş taraf kudretine göre onun infak ve terbiye masraflarına iştirak ile mükelleftir." hükmü getirmiştir. İştirak nafakasının miktarı takdir edilirken tarafların mali ve sosyal durumları ile çocuğun giderlerinin dikkate alınması gerekir....

Medikal firmasının 20/07/2010 günlü ve .... sayılı faturasına konu ürün için ihalede teklif edilen fiyat ile faturadaki fiyat farkının nedeni ve bu ürünlerin bu firma tarafından ne şekilde kimden temin edildiği hususu araştırılmak suretiyle faturanın gerçekliğinin belirlenmesi sonrasında sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini..." gerektiği belirtildiği halde bozma ilamında belirtilen araştırmaların hiçbiri yapılmaksızın, dosyanın bilirkişiye tevdi ile bir sayfadan ibaret olup hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olmayan rapor esas alınmak suretiyle eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA 16.05.2024 tarihinde karar verildi....

Ancak; 1-TCK'nın 35/2. maddesi uyarınca temel cezadan indirim yapılırken sanığın suç yolunda katettiği mesafe ile meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı gözönüne alınarak indirim oranının belirlenmesi yerine, en alt sınırdan indirim yapılması suretiyle hüküm kurulması, 2-Olay günü kullanmak için tevdi edilen tırdan mazot çektiği sırada tanık Mustafa tarafından görülmesi üzerine yakalanan sanığın eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı ve teşebbüs aşamasında kalan suçlarda etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmayacağının anlaşılması karşısında, TCK'nın 168. maddesi gereği sanığın cezasından indirim yapılması, Kabule göre de; 3-Sanığın suç tarihinde kullanımında olan tırdan çektiği mazotu, tanık Mustafa'nın kendisini yakalaması üzerine geri tanka boşaltmak isterken mazotun bir kısımını yere dökmesi şeklinde gerçekleşen eylemde iadenin kısmi olduğu, kısmi iade nedeni ile sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilmesi için katılandan kısmi iadeye karşı rızası sorulması gerektiği halde...

bakiye 1.015.917,38 YTL alacağının bulunduğu; dava dışı sigorta şirketinin, alacaklının belirsizliği nedeniyle sigorta bedelini, tevdi mahalli tayin ettirerek diğer davalı ...Ş.'...

in CMK'nın 48/1. maddesindeki yasal hakları hatırlatılmak suretiyle tekrar tanık olarak dinlenerek kendi adına Garanti Bankası Tarabya ve sanık adına Garanti Bankası Bağlarbaşı Şubelerinde açılan ancak federasyon adına işlem yapıldığı iddia edilen banka hesaplarının sadece kurumsal işlemler için mi kullanıldığı, kurumsal işlemler dışında şahsi işler için de kullanılıp kullanılmadığı hususlarının sorulması, tanık ... adına açılıp federasyon paralarının yatırıldığı iddia olunan banka hesabından sanığın hesabına aktarılan 14.000 TL'nin kişisel mevduatından mı yoksa kurum parasından mı havale yapıldığına ilişkin detaylı beyanının alınması, sanığın parasal işlerle alakalı olarak fiili, sözlü veyahut yazılı şekilde görevlendirilip görevlendirilmediğine ilişkin araştırma yapılarak yasal tevdi unsurunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi sonrasında dosyanın kül halinde Sayıştay emekli Uzman Denetçilerinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilerek, kurum hesabına geçirilmesi gereken bir...

Davalı Hazinenin temyiz istemi, dava konusu taşınmaza ilişkin kadastro tutanağının düzenlenmiş olması nedeniyle, 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun 27. maddesi uyarınca mahalli mahkemenin görevsizlik (devir ve tevdi) kararı vermesi durumunda, davalı yararına vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 20.02.1963 gün ve E:1963/4-71 K:1963/21 sayılı kararında da benimsendiği gibi; davanın açıldığı tarihte görevli bulunan bir mahkemenin sonradan çıkan bir yasa ile görevsiz hale gelmesi üzerine verilecek görevsizlik kararında, yanlış mahkemeye dava açmamış olması yüzünden gidere sebebiyet ... bulunmayan davacıya gider yükletilmesi düşünülemez....

Davalı Hazinenin temyiz istemi, dava konusu taşınmaza ilişkin kadastro tutanağının düzenlenmiş olması nedeniyle, 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun 27. maddesi uyarınca mahalli mahkemenin görevsizlik (devir ve tevdi) kararı vermesi durumunda, davalı yararına vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 20.02.1963 gün ve E:1963/4-71 K:1963/21 sayılı kararında da benimsendiği gibi; davanın açıldığı tarihte görevli bulunan bir mahkemenin sonradan çıkan bir yasa ile görevsiz hale gelmesi üzerine verilecek görevsizlik kararında, yanlış mahkemeye dava açmamış olması yüzünden gidere sebebiyet ... bulunmayan davacıya gider yükletilmesi düşünülemez....

Bu nedenle depozito bedelinin iadesi hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunması halinde, depozitonun iade edilmemesini haklı kılacak sebeplerin olup olmadığı, iade edilecekse ne miktarda iadesi gerektiği mahkemece değerlendirilerek belirlenmesi gerekir. Öte yandan anahtar teslim edilmediği sürece kiralananın kiracının kullanımında olduğunun kabulü gerekir. Yasal anahtar teslimi bizzat anahtarı kiralayana vermek suretiyle veya tevdi mahalli tayin edilerek tevdi mahalline teslimi ya da notere anahtarın teslimi suretiyle gerçekleşir. Kiralananın tahliye edildiğinin kabul edilebilmesi için kiracının anahtar teslim yükümlülüğünü yerine getirmiş olması, anahtar tesliminin kiracı tarafından yazılı belge ile kanıtlanması gerekir. Kiralanan tahliye edilmediği müddetçe kiraya verenin depozitoyu iade borcu doğmayacağı gibi kiracının kira ödeme yükümlülüğü devam eder....

depo anahtarının haksız şekilde elde edilmesi ve ürünlerin özel tevdi ve tesliminin söz konusu olmaması nedeniyle eylemin 765 sayılı TCK.nın 491/3-son maddesi kapsamında suç oluşturacağının, c-) Müştekinin depo anahtarını olay öncesinde sanık ...’a işçisi olduğu halde vermediği, sanık ...’ın işyerinde çalışmanın verdiği kolaylıkla anahtarı elde edip sanık ...’a verdikten sonra anahtarla depo kapısı açılıp ürünlerin çalındığının belirlenmesi halinde eylemin 765 sayılı TCK.nın 493/2-son maddesi kapsamında suç oluşturacağının gözetilmesi gerekirken eksik soruşturma ile yetinilip, yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ...,... ve ... müdafilerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 25.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

in 17.02.2015 tarihli oturumda sanık ve ailesinin dava açılmadan zararını gidermek istediklerini ancak kabul etmediğini beyan ettiği, mahkemece tevdi mahalli belirlenmemiş olsa dahi, davayı müdafii ile takip eden tutuklu sanığa aynı tarihli oturumda, zararı gidermesi için bir ay süre verildiği sanığın ise 17.03.2015 tarihli duruşmada ailesine ulaşamadığını, katılanların zararını gideremediğini beyan ettiği anlaşılmakla; Dairemizin anılan kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.10.2015 tarih ve 2-2015/149969 sayılı itiraz istemi yerinde görülmemiş olduğundan itirazın REDDİ ile 5271 sayılı CMK’nın 308/2. fıkrası uyarınca Dairemizin sanığın katılan ...'e karşı işlediği suç nedeniyle 08.07.2015 tarih ve 2015/22199-5216 E-K. sayılı Onama kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 14.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

UYAP Entegrasyonu