D.İş sayılı dosyası ile İhtiyati haciz kararına konu edildiğini ve arkasından davacı müvekkilinine ait iş yeri tapusu, aracı ve banka hak ve mevduatları üzerine haciz şerhi konulduğunu ve Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile de kati hacze geçildiğini, müvekkilinin psikolog olarak iş yeri çalıştırdığını, müvekkilinin hiçbir e ticaret işi ile uğraşmadığını beyan ederek, Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla başlatılan takibin İİK 72. Madde gereği yargılama sonuçlanıncaya kadar durdurulmasını, davalıya hiçbir borcu bulunmadığından dolayı haksız ve hukuka aykırı Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasından dolayı müvekkilin borçlu olmadığının tespitine ve takibin iptalini, haksız ve kötü niyetli takip yapan davalının %20” den aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminat ödenmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
davanın reddi gerektiğini, müvekkili şirket tarafından davacı tarafa ödeme yapılmış olup bu ödemeyi aşan talepler fahiştir. bu nedenle iş bu davanın her halde reddi gerektiğini, kaza dolayısıyla davacı tarafından müvekkili şirkete yapılan başvuru üzerine ...-... nolu hasar dosyası açılmış ve yapılan değerlendirmeler sırasında alınan Ekspertiz Raporu doğrultusunda ödeme yapılarak sorumluluk yerine getirildiğini, ekspertiz raporunda; araçta meydana gelen değer kaybı tutarının 1.340,00-TL olduğu tespit edildiğini, bu rapor doğrultusunda, tespit edilen 1.340,00-TL tutarındaki değer kaybı zararı 03.11.2020 tarihinde başvuru sahibine ödenmiş ve müvekkili sigorta şirketi sorumluluğunu yerine getirdiğini, davacı delillerine karşı delil sunma ve beyanda bulunma hakkı saklı kalmak kaydı ile; davanın reddini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiş ve savunmuştur....
Ayrıca davacı banka tarafından kendi hür iradesi ile yaptığı yapılandırma teklifinin davalı tarafça kabul edilmesi üzerine oluşan sözleşmeye aykırı şekilde henüz borç muaccel olmadan icra takibi yapılmış olması nedeniyle davacı banka kötü niyetli kabul edilerek davalıların icra inkar tazminat talepleri yerinde görülmüş olmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....
Dava konusu somut olayda, CFT raporunu hazırlayan ...' ın gerçek dışı rapor düzenlediğini, tahkim yargılamasında vakıalar hakkında beyanda bulunan ...' ın ise yalan beyanda bulunduğunu itiraf ettiği anlaşılmıştır. ... 13. Asliye Ceza Mahkemesi’ nin ... sayılı dosyasında, sanık ... ' ın özel belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine karar verildiği, anılı kararın kesinleştiği, sanıkla aynı fikir ve eylem birliği içerisinde hareket eden şirket yetkilileri hakkında aynı suç kapsamında gereğinin takdir ve ifası için suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği görülmüştür. ... 13. Asliye Ceza Mahkemesi' nce verilen kararın dayanağını ise ... tarafından ...'dan yazması istenen CFT raporu olduğu belirtilmiştir. O halde hakem kararı ile ... 13.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 18.05.2021 tarihli kararı çelişmektedir. Hakem heyetinin yetkisi bulunduğu halde ve ...' ın yalan beyanda bulunduğunu bildirmesine rağmen çelişkileri giderir rapor aldırmadığı, keşif yapmadığı anlaşılmıştır....
Madde metninden de açıkça anlaşıldığı üzere menfi tespit davası açmak zorunda bırakılan borçlunun tazminat talep edebilmesi için gerekli koşullar; bu yönde bir talep olması, borçluya karşı icra takibi yapılmış bulunması ile takibin haksız ve kötü niyetli olmasıdır (Kuru, B.: İcra ve İflas Hukuku, 2006, s. 334, 335). Davaya konu takibe esas çeklerde davacının keşideci, davalının ise lehtar olduğu anlaşılmakta olup mahkememizce yapılan tahkikat neticesinde takibe konu çeklerdeki imzanın davacıya ait olmadığının anlaşılması karşısında davalı aleyhine icra takibindeki tutar göz önüne alınarak İİK 'nın 72/5 maddesi uyarınca çeklerin değeri olan 27.472,00.-TL'nin %20'si olan (5.494,40.-TL) kötü niyet tazminat talebinin kabulü ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmetmek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Davanın KABULÜ ile , Davacının ... İcra Müdürlüğü'nün 2013/... E....
Esas sayılı dosyası dosyasında bu şekilde beyanda bulunduğunu, beyanının yalan tanıklık olduğunu, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyada bu senetle ilgili olarak çağrıldığını, imzanın kendisine ait olup olmadığı ve alacaklı olup olmadığı konusunda yemin etmesi için davet edildiğini, ancak bu mahkemede yemin etmediğini, bu senetten alacaklı olmadığını beyan ettiğini, Karşıyaka CBS’na giderek yalan tanıklık yaptığına ilişkin beyanda bulunduğunu, Karşıyaka ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı dosyasıyla cezalandırıldığını beyan etmiştir. Tanık Kamil Süleyman Okan 12.10.2023 tarihli beyanında; ...’nın kurmuş olduğu şahıs şirketi ve ......
davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının akıl sağlığı yerinde okur-yazar bir birey olduğundan tecrübesizlik iddiasının hukuken geçersiz sayılacağını, müvekkilinin devir aşamasındaki işlemler ilgili hazır bulunduğunu, davacının iddia ettiği gibi bir belgenin varlığı karşısında beyanda bulunma haklarını saklı tuttuklarını, davacı ile kooperatif yönetimi arasındaki ihtilafta müvekkilinin hiçbir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, dosyanın incelenmesinden görüleceği üzere davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu bu nedenle somut bir durumun da varlığı söz konusu olmadığından şartların oluşmaması nedeniyle ihtiyati tedbir ve haciz talebinin reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle ihtayit tedbir ve haciz talebinin reddine, zamanaşımı def' i ve ilk itirazlarının yapılmış sayılarak davanın usul, husumet ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir....
Yargıtay Yüksek 11 Ceza Dairesinin 2015/26671 K sayılı ilamı ile Yargıtay Yüksek Ceza Genel Kurulunun 2014/214 K sayılı içtihatlarında da Yargıtayın uzun yıllara dayanan yerleşik uygulamaları desteklenmiş, somut olayımıza benzer bir şekilde yalan beyana istinaden oluşan içerik itibariyle sahte ilamlardan, yalan beyanda bulunun kişi sorumlu tutulmayarak, yalan beyanda bulunma veya iftira suçlarının oluşacağına karar verilmiştir....
davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının akıl sağlığı yerinde okur-yazar bir birey olduğundan tecrübesizlik iddiasının hukuken geçersiz sayılacağını, müvekkilinin devir aşamasındaki işlemler ilgili hazır bulunduğunu, davacının iddia ettiği gibi bir belgenin varlığı karşısında beyanda bulunma haklarını saklı tuttuklarını, davacı ile kooperatif yönetimi arasındaki ihtilafta müvekkilinin hiçbir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, dosyanın incelenmesinden görüleceği üzere davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu bu nedenle somut bir durumun da varlığı söz konusu olmadığından şartların oluşmaması nedeniyle ihtiyati tedbir ve haciz talebinin reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle ihtayit tedbir ve haciz talebinin reddine, zamanaşımı def' i ve ilk itirazlarının yapılmış sayılarak davanın usul, husumet ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir....
maddi tazminat taleplerinin söz konusu olup manevi tazminat taleplerinin bulunmadığını belirterek kazaya sebep olan ------------ plakalı araçların trafik kaydına haciz uygulanmasına, müvekkilleri için fazlaya aît maddi tazminat hakları saklı kalmak üzere şimdilik anne ------ baba ------maddi tazminat ile anne ------baba ----- kardeş ---- manevi tazminat------------ taleplerinin davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir....


