ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2022/541 Esas KARAR NO:2023/293 DAVA: Tazminat (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 01/08/2022 KARAR TARİHİ:27/04/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, dosya incelendi....
HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle, 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalı vekilinin koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 3-Mahkememizce konulan ihtiyati haczin karar kesinleştiğinde kaldırılmasına, 4-Kararın kesinleşmesinden itibaren 1 ay içerisinde borçlular veya ilgililer tarafından tazminat davası açılacağı, bu nedenle teminatın iade edilmemesi yönünde beyanda bulunulmaması veya tazminat davası açılması halinde teminatın iade edilmemesi yönünde ilgili mahkemeden bir hukuki koruma kararı getirilmediği takdirde dosyaya yatırılan teminatın iadesine, 5-Alınması gereken 269,85-TL maktu karar ve ilam harcının, başlangıçta yatırılan 1.707,75-TL peşin harç ve 219,42-TL tamamlama harcı toplamı olan 1.927,17-TL'den mahsubu ile fazladan alınan 1.657,32-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde davacıya iadesine, 6-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 229,85-TL posta tebligat ve dosya masrafı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından...
ında bu şirketleri gizlemek için suç işlediğini, icra dosyası kapsamında sigorta bildirimlerinin yapıldığı üç ayrı şirkete çıkartılan tebligattan iki ayrı şirketin aynı adreste bulunmalarına rağmen tebliğ alınmayarak iade edildiğini, bunun üzerine 35. madde hükümlerine göre tebligatın yapıldığını, icra dosyasına diğer iki şirketin adreste bulunmadığına dair beyanda bulunarak suç işlendiğini, sonrasında ise 1994 yılında kurulan şirket adına borca itiraz edilerek yalan ve yanıltıcı beyanda bulunduğunu, beyanda bulunduğu şirketin kuruluşuna dair sicil gazetesini sunmayarak bu şirketin paravan bir şirket olduğunu gizlediğini, sahte ve mühür bulunmayan bir sicil belgesi ibraz ederek suç işlediğini, aynı adreste bulunan diğer şirketlerin adreste bulunmadığına dair beyanda bulunarak suç işlediğini, tüzel kişi şirketlerin resmi makamlara beyanda bulunma zorunluluklarının olmasına rağmen şirketler adına dosyaya beyanda bulunulmayarak şirketleri gizlendiği ve suç işlendiğini, suç duyurusuna konu...
E.sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığını, borcun sebebi olarak da döviz cinsinden düzenlenen iki adet senedin gösterildiğini, davacının alacaklı olarak görünen tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, davalı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi başlatıldığını, davalının borcu ödemeye mecbur bırakmak maksadıyla icra takibi yaptığı ve davacının maaşına haciz koyulduğunu, konulan bu haksız haciz nedeniyle davacının maddi ve manevi zarara uğradığını beyanla davalı tarafa davacının herhangi bir borcunun olmadığının tespitine, davacının borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı paranın yasal faizi ile davacıya iadesine, davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir....
Sigorta A.Ş.’den talep edilmesi gerektiğini, ayrıca tazminat hukukun en temel prensiplerinden birinin de zenginleşme yasağı olduğundan, bir zarardan ötürü iki ayrı tazminat bedeli alınmasının düşünülemeyeceğini, ayrıca davanın ... Sigorta A.ş. ye ihbarına karar verilmesini talep ettiklerini belirterek açıklanan nedenler ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak belirsiz alacak davası iddiasıyla ikame ettiği davanın hukuki menfaat yokluğu sebebiyle usulden reddine, davalılardan ...’ın araç işleten sıfatı bulunmaması sebebi ile davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine, davanın usulden reddine, davanın ......
Bu anlamda talil senet metninde açıklanan düzenleme (ihdas) nedenine aykırı beyanda bulunma anlamına gelmektedir ve bu hâlde ispat yükünün kaydın aksini iddia edene ait olacağında kuşku bulunmamaktadır. Nitekim aynı hususlara 05.02.2019 tarihli ve 2017/(19)11-821 E., 2019/58 K. sayılı kararında da değinilmiştir. 22. Önemle vurgulamak gerekir ki; bonoya ilişkin talil ve ispat yüküne ilişkin yapılan açıklamalar adi senetler için de aynen geçerlidir. 23....
Dava, sigortacının sigortalısına ödediği tazminat bedelinin kusurlu 3. Kişiye karşı açmış olduğu rücu olacağına dayalı genel haciz yolu ile takipte ödeme emrine itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67....
Borçlunun cezaevinde bulunması nedeniyle İİK'nın 54 madde gereği işlem de tamamlanmış iken bu aşamada icra takibinden feragat edilmiştir. Çekin üzerine yazılan ödendi kaydı, kıymetli evrak vasfına tesir etmeyip süresinde ibraz edilerek karşılıksız şerhi yazılan ve aslı davacı alacaklıya iade edilen çekin davacı yedinde bulunduğu dikkate alındığında sadece borçluya ödeme savunmasında bulunma imkanı verir....
Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır. TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesine göre, " Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. " Davalıların Ekonomik sosyal durum araştırmaları ilgili emniyet birimince yaptırılmış olup dosyamız içine alınmıştır. Davacıların mali ekonomik durumlarını gösterir yeminli tercümeli sosyal ekonomik duruma ilişkin beyannameler getirtilerek dosyamız içine alınmıştır....
Fakat karşı tarafın düştüğü bu yanılmanın esaslı olması gerekmez (TBK m. 36/1). Çünkü aldatan hiçbir surette korunmaya layık değildir. Aldatan, sözleşmenin yapılması ve özellikle görüşmeler sırasında, belirli konu ve hususlarda doğru olmayan bilgiler vermekte veya bazı hususları dürüstlük kuralına göre açıklaması gerekirken kasten gizlemektedir. İkinci şart; “aldatma kastı”dır. Aldatan, karşı tarafı sözleşme yapmaya ikna etmek için ona bilerek ve isteyerek (kasten) gerçek dışı beyanda bulunmuş olmalıdır. Başka bir anlatımla, yalan söyleyende karşı tarafı aldatmak ve onun gerçeği bilmesi hâlinde yapmayacak olduğu bir sözleşmeyi yapmağa sevk etmek niyeti bulunmalıdır. Eğer bir kimse, bilmemesi ağır bir kusur teşkil etmesine rağmen, durumu bilmeden bir beyanda bulunmuş ise aldatma kastı yoktur. Üçüncü şart ise “illiyet bağı”dır. Sözleşme aldatma sonucu, onun etkisi ile yapılmalıdır....


